Atilla Özsever
Oturma hakkı mücadelesi
Yayın Tarihi: 11.10.2026 , 20:05 Güncelleme Tarihi: 12.10.2026 , 00:02
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası, A101 işçileri bağlamında market çalışanlarının ağır çalışma koşullarına dikkat çekerek insani hakları için bir mücadele başlattı. Sosyal-İş Sendikası, bu çerçevede A101 işçilerinin çalıştığı 5 büyük şehir (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Diyarbakır) mağazaları önünde basın açıklaması yaptı.
Sosyal-İş’in açıklamasında, A101 işçilerinin gün boyunca raf dizdiği, kasada çalıştığı, ürün taşıdığı ve saatlerce ayakta kaldığı belirtilerek, buna rağmen çalışanların mağazada satılan suyu kendi parasıyla satın almak zorunda bırakıldığı vurgulandı.
Sendikanın açıklamasında, A101 işçilerinin iki yıldır ayni yemek ücretiyle, yani 158 liralık bir ödenti ile çalıştırıldığı oysa bu miktarın devlet tarafından belirlenen günlük 330 TL’lik ücretin yarısından dahi az olduğuna dikkat çekildi. Sendika, yemek ücretinin günlük en az 330 liraya çıkarılmasını talep etti.
A101 mağazalarında çalışanlar başta olmak üzere market işçilerinin büyük çoğunluğunun uzun süre ayakta çalıştırılmasına da tepki gösteren Sosyal-İş, işçilerin en insani hakkı olan oturma ve dinlenme hakkının güvence altına alınmasını istedi. Özellikle mağazalarda çalışan kasiyerler günde 7,5 saatten fazla ayakta kalıyorlar.
Yine sendikanın açıklamasında, market çalışanlarının sanki ürün fiyatlarını kendileri belirliyormuş gibi müşterilerin şikayet ve tepkisine maruz kaldığı ifade edildi. Sosyal-İş, tüm bu sorunlar çerçevesinde market işçilerinin sendikal örgütlenmesini sağlayacak bir girişimi başlattıklarını bildirdi.
A101 işçisinin sorunları
Tüm mağazalarında 80 bin dolayında işçinin çalıştığı belirtilen A101 firmasındaki market işçilerinin şikayet ve sorunları özetle şöyle:
- Hem ağır yük taşıyıp hem de bütün gün ayakta kalıyorlar. Oturmak istemelerine çoğu işyerinde izin verilmiyor. Çalışırken oturmak sanki iş yapmamakmış gibi görülüyor.
- Günlük 21.45’te bitmesi gereken mesainin ardından sayımların tamamlanması bekleniyor. Bazı durumlarda ise sabahın erken saatlerinde yeniden mağazaya çağrılıyorlar. Ancak bu fazladan çalıştıklarını sürelerin tamamı sisteme girilmiyor. Fazla çalışılan saatlerin eksik yazılması nedeniyle ücretleri de eksik ödeniyor.
- Sistemden ya da teknik sorunlardan kaynaklanan kasa açıklarında bile sorumluluk işçinin üzerine bırakılıyor. Kasiyerin herhangi bir kusuru olmadığı halde kendi cebinden kasaya para koyması isteniyor.
- Çalışan, herhangi bir haksızlık karşısında ya da bir talepte bulunduğunda, ‘sesini fazla çıkarma, işine bak, bu duruma şükret, iş bulmuşsun, dışarıda senin yerine çalışacak çok insan var’ denerek işten çıkarılma korkusu yaratılıyor.
- Ağır çalışma koşullarına karşın ücretler zaten düşük. Bunun yanı sıra vergi dilimlerinin yüksekliği nedeniyle de yılın ikinci yarısından itibaren ücretler, iyice düşüyor.
CarrefourSA’yı da devir aldı
A101 (Yeni Mağazacılık AŞ), diğer bir market şirketi olan CarrefourSA’yı iki ay önce devralmıştı. Bu çerçevede CarrefourSA’da örgütlü olan Tez-Koop-İş Sendikası bünyesindeki işçilerin kazanılmış hakları ve sendikal geleceği gündeme geldi.
Rekabet Kurulu’nun 11 Ağustos 2026’daki devir işleminden itibaren 3 yıl boyunca her iki şirketteki toplam istihdam seviyesinin korunması ve artırılması yönünde karar alındığı belirtildi. Ancak sürecin nasıl gelişeceği henüz bilinmiyor, bu şirket birleşmesinin sonucunda işçilerin örgütlenme hakkına ve kazanımlarına zarar verilip verilmeyeceğini zaman gösterecek.
Sosyal-İş Sendikası, A101 işyerlerindeki örgütlenme çalışmalarına hız verileceğini, işverenin işçilerin en temel üç insani talebini (ücretsiz su hakkı, günlük 330 TL yemek ücreti ve oturarak çalışma hakkı) reddetmeye devam etmesi durumunda bir sonraki aşama olarak tüm mağazalarda kitlesel tüketici boykotları düzenleyeceğini duyurdu.
4,5 milyon işçinin 315 bini sendikalı
Market çalışanlarının da içinde yer aldığı 10 No’lu Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar işkolunda ise, toplam 4 milyon 508 bin 122 işçiden sadece 315 bin 206’sı sendika üyesi. İşkolundaki sendikalaşma oranı yüzde 6,99 seviyesinde bulunuyor.
İşkolunda faaliyet gösteren 31 sendikadan yalnızca Türk-İş’e bağlı Koop-İş ve Tez-Koop-İş ile Hak-İş üyesi Öz Büro-İş, yüzde 1’lik işkolu barajını aşıyor. Yani, ancak bu üç sendikanın toplu iş sözleşme yapma yetkisi bulunuyor. Tez-Koop-İş’in işkolundaki üye sayısı 122 bin 735 olup sendika işkolu barajını yüzde 2,72’lik bir oranla geçebiliyor.
DİSK Sosyal-İş ise, yüzde 1’lik işkolu barajını henüz geçemiyor. Yüzde 1’lik işkolu barajını geçebilmek için en az 45 bin 82 işçinin sendika üyesi olması gerekiyor.
Avrupa ülkelerinde işkolu barajı yok. Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında sendikal örgütlenmeleri kısıtlamak amacıyla işkolu ve işyeri barajları getirildi. Bu süreç 1980’den günümüze kadar devam ediyor…