Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Atilla Özsever

Atilla Özsever

İşsizlerin yüzde 82’si maaştan yoksun!

TÜİK’in resmi işsiz sayısı, 2 milyon 740 bin. Bu işsizlerin ancak yüzde 18’ine, yani 492 bin kişiye işsizlik maaşı ödeniyor. Bizde işsizlik maaşı alma koşulları katı. İşsizlik ödeneği de, en fazla asgari ücretin yüzde 80’i kadar. İspanya’da asgari ücretin 1,5 katından fazla, Portekiz’de ise 2,5 katı.

Yayın Tarihi: 14.10.2026 , 22:37 Güncelleme Tarihi: 15.10.2026 , 00:01

Türkiye’de işsizlik çok ciddi ve büyük bir sorun. DİSK-AR’ın (DİSK Araştırma Merkezi) Eylül 2026 tarihli “İşsizliğin Görünüm Raporu”na göre, Türkiye’de geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 608 bin kişiye ulaştı.

Geniş tanımlı işsizlik, aktif iş arayanların yanı sıra part-time (kısa süreli) çalışanları, iş arama umudunu kaybedenleri, mevsimlik işçiler gibi kesimleri de kapsıyor. TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) resmi (dar) kapsamlı işsizlik tanımında ise, sadece son dört hafta içinde iş aramış ve 15 günde işbaşı yapmaya hazır olan kişiler kapsanıyor.

TÜİK’in Ağustos 2026 tarihi itibarıyla dar tanımlı işsiz sayısı, 2 milyon 740 bin kişidir. İŞKUR’un (Türkiye İş Kurumu) Ağustos 2026 İşsizlik Sigortası Bülteni verilerine göre de, işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 492 bin 169’dur.

Görüldüğü gibi Ağustos 2026’da resmi işsizlerin sadece yüzde 18’i işsizlik ödeneği alabildi. 2,2 milyonu aşkın işsiz, işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı. Bu da, işsizlerin yüzde 82’sinin işsizlik ödeneği alamadığı anlamına geliyor.

İşsizlik ödeneğinin koşulları

TÜİK’in resmi, dar tanımlı işsizlerin ezici çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması nedeniyle işsizlerin büyük çoğunluğunun işsizlik ödeneğinden faydalanmaması söz konusu oluyor.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre, işsizlik ödeneği alabilmek için iş sözleşmesinin işveren tarafından ve işçinin bir kusuru olmaksızın feshedilmiş olması gerekir. Kendi isteğiyle istifa edenler, evlilik veya bedelli askerlik gibi nedenlerle işten ayrılanlar (haklı fesih şartları hariç) resmi olarak işsiz olsalar bile ödenek alamıyorlar.

Bir işçinin işsizlik maaşına hak kazanabilmesi için işten çıkıştan önceki son üç yılda en az 600 gün (20 ay) işsizlik sigortası primi ödemiş olması ve son 120 gün (4 ay) kesintisiz olarak hizmet akdine bağlı çalışması zorunludur.

Yeni mezunlar, iş hayatına yeni atılan gençler veya düzensiz/mevsimlik işlerde çalışanlar ya da son 120 günde bir gün prim eksiği olanlar, bu prim gün sayılarını dolduramadıkları için kapsam dışında kalıyorlar.

Keza Türkiye'de kayıt dışı (sigortasız) çalışan milyonlarca kişi işini kaybettiğinde resmi işsiz statüsünde yer alabilse de, sisteme prim ödemedikleri için yasal olarak işsizlik maaşına başvuramıyorlar.

İşsizlik maaşı ne kadar? 

İşsizlik Sigortası Fonu kesinti oranları, 1 Mayıs 2026 tarihinde yapılan yasal değişiklikle yeniden güncellendi. Buna göre işçinin payı brüt ücretinin yüzde 1’i, işverenin payı yüzde 2 ve devlet katkısı da yüzde 0,5’tir. Daha önce devlet katkısı yüzde 1’di. Toplamda brüt ücretin yüzde 3,5’i oranında kesinti yapılarak İşsizlik Sigortası Fonu’na aktarılmaktadır.

İşsizlik ödeneği, sigortalının işten ayrılmadan önceki son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanıyor. İşsizlik maaşı, en düşük olarak asgari ücretin yüzde 40’ı, en yüksek olarak da yüzde 80’i oranında ödenmektedir.

2026 yılı itibariyle en düşük (taban) işsizlik maaşı, 13 bin 111 liradır. En yüksek (tavan) işsizlik maaşı ise, 26 bin 223 liradır.

İşsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için çalışırken son üç yılda 20 ay prim ödeyenlere 6 ay, 30 ay prim ödeyenlere 8 ay ve 36 ay ve daha fazla prim ödeyenlere de 10 ay süreyle maaş ödenir. İşsizlik maaşı ödemesi, 10 ayı geçemez.

Avrupa’da işsizlik maaşı

Türkiye’de işsizlik ödeneğinden en fazla yararlanma süresi 10 ay iken bu süre İskandinav ülkelerinde ortalama 24 ayı buluyor. Yine Fransa, Hollanda, İspanya ve Portekiz’de de 24 aydır. Almanya, Yunanistan ve Polonya’da ise 12 ay dolayındadır.

Avrupa’da işsizlik ödeneği miktarı da, çalışırken son alınan maaşın yüzde 62-85’i arasında değişiyor. Asgari ücretle bağlantısı açısından da İspanya’da asgari ücretin yüzde 175’i (1,5 katından fazla), Portekiz’de de 2,5 katına ulaşıyor.

İşverene destek fonu

DİSK-AR’ın 2026 İşsizlik Raporu’na göre, İşsizlik Sigortası Fonu “İşveren Destek Fonu”na dönüştü. Rapordaki bilgiler şöyle:

  • İşsizlik Sigortası Fonu (İSF) giderlerinin büyük bölümü işsizlere değil işveren teşvik ve desteklerine ayrılmaya devam ediyor.
  • 2016 ve 2026 (Ocak-Temmuz) arasında İSF giderleri içinde işsizlik ödemelerinin payı yüzde 37,4’ten yüzde 31’e inerken doğrudan ve dolaylı işveren teşvik ve desteklerinin payı yüzde 20,3’ten yüzde 44,3’e yükseldi.
  • 2016-2026 arası dönemde İSF’den işçilere ayrılan pay 6,4 puan azalırken işverenlere aktarılan kaynaklar 24 puan arttı.
  • 2023-2026 (Temmuz) arası dönemde İSF’den işverenlere işçilerin yaklaşık 2 katı fazla kaynak ayrıldı.
  • Son üç buçuk yılda işverenler, İSF giderlerinden yüzde 51,6 pay alırken işçiler yalnızca yüzde 28,5 pay alabildi.

Rapordaki değerlendirmede, “Emekçilere yönelik ekonomik ve sosyal politikalarda sıklıkla dile getirilen ‘kaynak yok’ söyleminin aksine İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının önemli bir bölümü işverenlere yönelik teşvik ve destekler ile çeşitli istihdam programlarının finansmanında kullanılıyor” denildi.

DİSK’in talepleri

DİSK’in İşsizlik Sigortası Fonu (İSF) uygulaması ile ilgili talepleri de şöyle:

  • İşçilerin emeğiyle oluşturulan İSF kuruluş amacına uygun biçimde kullanılmalı ve işsiz kalan bütün işçiler için gerçek gelir güvencesine dönüştürülmelidir.
  • İSF işverenleri teşvik etmenin değil, işsiz kalan işçileri korumanın fonudur. Fon kaynaklarının işveren teşvik ve desteklerine aktarılmasına son verilmeli, kaynaklar işsizliğin yarattığı gelir kaybını telafi etmek, işsizleri yoksulluğa karşı korumak ve işçilerin sosyal güvenliğini güçlendirmek için kullanılmalıdır.
  • İşsizlik ödeneğine hak kazanma koşulları kolaylaştırılmalı, prim gün sayısı ve kesintisiz çalışma koşulları işçilerin ödeneğe erişimini engellemeyecek biçimde yeniden düzenlenmelidir
  • İşsizlik ödeneğinden yararlanma süresi uzatılmalı ve ödenek miktarı insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak düzeye yükseltilmelidir.
  • İşsizlik ödeneğinin alt sınırı asgari ücretin altında olmamalı ve ödenekler ücretlerdeki ve enflasyondaki artış karşısında korunmalıdır.
  • Aktif işgücü piyasası programları ucuz, güvencesiz ve geçici istihdam yaratmanın bir aracı olmaktan çıkarılmalı, bu programlar güvenceli, kayıtlı ve nitelikli istihdama geçişi sağlayacak biçimde yeniden düzenlenmelidir.
  • Fon’un gelir ve giderleri denetlenebilir ve kamuoyuna açık hale getirilmeli, fon yönetiminde işçilerin ve sendikaların söz ve karar hakkı güçlendirilmelidir.
  • İSF’nin bütçe açıklarını kapatma, işveren maliyetlerini azaltma veya sermayeye kaynak aktarma aracı olarak kullanılmamalıdır. Talebimiz “İşçinin Parası İşçiye, İşsizlik Sigortası Fonu İşsizlere!”…
Yazarın Son Yazıları