Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Atilla Özsever

Atilla Özsever

Düşük kira için genel grev

İspanya’da konut krizine çözüm bulunması için 50 kentte protesto gösterileri yapıldı. Madrid’de 500 bin kişi yürüdü. Kiracılar Sendikası, kiraların yüzde 50 oranında düşürülmesi amacıyla genel grev çağrısında bulundu. Bizde ise Yargıtay, 5 yıldan önce kira artırımı için ev sahiplerinin dava açabileceğine karar verdi.

Yayın Tarihi: 07.10.2026 , 23:23 Güncelleme Tarihi: 08.10.2026 , 00:00

Barınma krizi ülkemizde olduğu gibi Avrupa’da da önemli bir sorun oluşturuyor. İspanya’nın 50 kentinde 3 Ekim 2026 cumartesi günü konut krizine çözüm bulunması amacıyla protesto gösterileri düzenlendi. Madrid’deki gösterilere yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı bildirildi.

Madrid Kiracılar Sendikası, kiraların yüzde 50 oranında düşürülmesi için genel grev çağrısında bulundu. Sendikanın talepleri arasında kira sözleşmelerinin süresiz yapılması ve spekülatif fonların elindeki mülklerin kamulaştırılması da var. Bu taleplerin yerine getirilmemesi halinde genel greve gidileceği açıklandı. 

İspanya’da kiracılara daha güçlü koruma sağlamayı amaçlayan iki hükümet kararnamesinin parlamentoda reddedilmesinin ardından Kiracılar Sendikası’nın çağrısı üzerine protesto gösterileri düzenlendi. Gösterilerde “Genel grev” çağrısı yapan pankartlar taşındı, “Rantiyeciliğe son” sloganları atıldı. Gösterilere öğrenci sendikaları başta olmak üzere çeşitli sendikalar da destek verdi.

Madrid’de 500 bin kişi, konut krizine karşı “genel greve doğru” pankartını taşıdı.

Valencia’da gerginlik

Madrid, Barcelona ve Valencia başta olmak üzere 50 dolayındaki kentte yapılan gösteriler sırasında özellikle Valencia’da olaylar çıktı. Valencia’da göstericiler, bu yıl Gayrimenkul Zirvesi’nin düzenlendiği Reina Sofia Sanat Sarayı’nı işgal etmeye çalıştı.

Eylem sırasında polis plastik mermi ve göz yaşartıcı gaz kullandı. Sanat Sarayı’na giren göstericilerin kısa bir süre sonra polis tarafından çıkarıldığı bildirildi.

Koruyucu düzenlemeye ret

Azınlık sol koalisyon hükümetinin Başbakanı Pedro Sanchez, kiracıları korumayı amaçlayan kararnamelerin parlamentoda reddedilmesine tepki gösterdi. Sosyal demokrat nitelikteki Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) lideri Sanchez, “Tarih sizi düşündüğünüzden daha erken ve hayal ettiğinizden daha sert yargılayacak” diyerek erken seçim sinyali verdi.

Bu gelişmelerin ardından İspanya’da genel seçimin normalde 2027 yazında yapılması gerekirken hükümetin parlamentoyu feshetmesiyle birlikte 29 Kasım 2026’da erken seçime gidilmesi kararı alındı.

Öte yandan 2 Ekim cuma günü parlamentoda yapılan oylamada, kira artışları ve zorunlu tahliyelerle mücadeleyi amaçlayan düzenlemeler, muhafazakâr ve sağ parti mensubu milletvekillerinin karşı çıkması üzerine reddedilmişti.

Düzenlemeler arasında korunmaya muhtaç kişilerin zorunlu tahliyelerinin önlenmesi, gayrimenkul spekülasyonunun sınırlandırılması, kısa süreli kiralamalara daha sıkı kurallar getirilmesi gibi maddeler bulunuyordu.

Tepki çeken kararnamelerde, kira sözleşmelerinin tüketici endeksine göre yapılacak kira artışlarıyla süresiz, otomatik olarak yenilenmesi ve bunu kabul etmeyen ev sahibinin kiracıya tazminat ödemesi de öngörülüyordu.

87 yaşında tahliye

Konut krizine ilişkin protestolar, Madrid’de 87 yaşındaki Maricarmen Abascal isimli yaşlı bir kadının yaşadığı evden tahliye edilmesinin ardından daha da büyüdü.

Abascal’ın 70 yıldır aynı evde yaşadığı belirtildi. Kiracılar Birliği’nin açıklamasına göre, evi satın alan bir yatırımcının kira bedelini yüzde 275 artırarak 2 bin 650 euroya (145 bin 750 lira) çıkarmasının ardından tahliye süreci başlamıştı.

Yaşanan gelişmeler ülke genelinde konut hakkı ve zorunlu tahliyelere karşı protestolara neden oldu. Daha sonra Abascal’ın evine geri dönmesini sağlayacak bir anlaşmaya varıldığı bildirildi.

Hükümetten yeni paket

İspanya hükümeti, geçen hafta parlamentodan geçmeyen konut düzenlemelerini yeniden gündeme taşıdı. Yeni paket, önceki düzenlemeye büyük ölçüde benzer hükümler içeriyor. Bu pakette kira fiyatlarının dondurulması öngörülüyor.

Ayrıca kiracıların mevcut sözleşmelerinin sürelerinin uzatılması planlanıyor. Bunun yanı sıra muhtaç durumdaki kişilerin evlerinden tahliye edilmesine yönelik yasak getirilmesi de hedefleniyor.

Ancak hükümet tarafından kabul edilen paket henüz yasalaşmış değil. Düzenlemelerin yürürlüğe girebilmesi için milletvekillerinin onayı gerekiyor.
Kiralardaki artış

İspanyol gayrimenkul platformu Idealista’nın verilerine göre, ülkede ortalama kiralar son 10 yılda neredeyse iki katına çıktı. Öte yandan Evrensel yazarı Yücel Özdemir’in 2 Ekim 2026 tarihli “Avrupa’nın bitmeyen konut sorunu” başlıklı yazısında aktardığı bilgiler ise, özetle şöyle:
 
Eurostat’a (Avrupa İstatistik Bürosu) göre, Lizbon’da (Portekiz) kira payı, aylık maaşın yüzde 116’sına kadar çıkabiliyor. Londra’da (İngiltere) ise kira için ortalama net gelirin yaklaşık dörtte üçünü ayırmak gerekiyor.

İtalya’nın en pahalı şehri Milano’da kiracılar, net gelirlerinin yüzde 71’ini barınma masraflarına ayırmak zorunda. Zagreb, Roma, Prag ve Dublin’de bekarlar, küçük dairelerinin kirası için net gelirlerinin yüzde 50 ila 65’ini veriyor. Madrid ve Barcelona’da kiralar ortalama maaşlar açısından nispeten yüksek bir düzeyde bulunuyor.

Bu veriler karşısında barınma sorununun Avrupa genelinde her geçen yıl daha da büyüdüğü ve böyle bir sürece karşı ciddi bir mücadelenin de ortaya konduğu görülüyor. Bu çerçevede “insanca barınma” talebinin en önemli siyasal taleplerden biri olduğu da dikkati çekiyor. Nitekim İspanya’da erken seçim kararının alınmasında barınma krizi de etkili oldu.

Türkiye’deki Yargıtay kararı

Avrupa’da bu gelişmeler yaşanırken, birçok ülkede barınma sorunu ile ilgili tepkiler yükselirken bizim ülkemizde ise Yargıtay, ev sahiplerini koruyan bir karara imza attı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesi yeni olsa bile kira artırımı için emsalden düşük kira bedeli için 5 yıldan önce kira tespit davası açılabileceğine hükmetti.

3. Hukuk Dairesi’nin kararına göre, 2005'te İstanbul'daki iş yerini kiraya veren kişi, kiracısının 2021'de ödediği aylık 22 bin liralık kiranın emsallerinin çok altında kaldığını, rayiç kira bedellerinin çok arttığını belirterek kira bedelinin 39 bin liraya yükseltilmesi amacıyla kira tespit davası açtı.

Yargılamayı yapan yerel mahkeme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gereği taraflar arasında en son kira sözleşmesi yenilemesinin 2018'de yapıldığını, son sözleşmenin üzerinden dava tarihi (2021) itibarıyla henüz 5 yıllık sürenin geçmemiş olması nedeniyle kira sözleşmesindeki artış şartına göre hesaplama yapılması gerektiğine karar verdi.

Davacı, kiracının 2005'ten bu yana mülkü kullandığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etti. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, mahkeme kararını hukuka aykırı bularak bozdu, sonuçta 5 yıllık süre öncesinde de emsal durumu gözeterek kira tespit davasının açılabileceğine karar verdi.

Güçlü kiracı örgütü ihtiyacı

Görüldüğü gibi Yargıtay, ev sahiplerini koruyan, kiracıların aleyhine bir karar vermiş oldu. Türkiye’de kiracıların haklarını koruyan bırakın sendikal örgütlenmeyi güçlü dernekler bile olmadığı için barınma krizi büyük bir boyutta sürüp gidiyor.

İspanya’nın Madrid Kiracılar Sendikası, 2017 yılında kurulmuş olup 4.000’den fazla bir üyeye sahip. Klasik bir sendika yapısında bulunmayan bu örgüt, İspanya’daki Kiracı Sendikaları Konfederasyonu’nun da üyesi. 

Öte yandan ülkemizde kiracıyı koruma, yardımlaşma, dayanışma gibi adlarla dernekler olmasına rağmen henüz bu kuruluşların yeni olması ve üye sayılarının da yeterli düzeyde bulunmaması nedeniyle güçlü bir kiracı hakları mücadelesi ne yazık ki yürütülemiyor.

Ne diyelim, Filistin davasında İsrail’e açıktan karşı çıkan İspanya’yı, barınma krizinde de örnek alalım, güçlü kiracı örgütlenmeleri oluşturarak bu fahiş kira bedellerine karşı mücadele edelim…

Yazarın Son Yazıları