İsmet İnönü çok ayıp etmiş…

10/10/2018 Çarşamba
İsmet İnönü çok ayıp etmiş…

Zaten Türkiye hiç NATO üyesi olmamıştı. Bu kanlı terör örgütüne üyelik için tek bir askerini bile 1950’de Kore’ye, ölüme yollamamış, Marshall yardımı almamış, Truman Doktrini’nin kapsama alanına girmemişti. 

Bu ülkede CIA istasyonları asla ve kata kurulmamış, silahlı kuvvetler, emniyet ve MİT’in içine Amerikalılar yerleşmemişti. Onların yönlendirmesiyle komünizmle mücadele dernekleri faaliyete geçmemiş, faşist milis örgütlenmeleri sokağa salınmamış, ABD himayesinde darbeler yapılmamış, 6. Filo’ya limanlarımız ardına kadar açılmamıştı.

Büyük Ortadoğu Projesi bir halüsinasyondan ibaretti, eşbaşkanlıktan kastedilen sınıf başkanlığıydı, stratejik ortağımız Papua Yeni Gine’ydi.

Özetle Türkiye hiçbir zaman Amerikancı olmamıştı, ABD’nin müttefiki olduğumuz bir komünist uydurmasıydı!

Ah bir de İsmet İnönü’nün elindeki bayrak olmasaydı!

“Bunlar hep böyledir” diye gülümsemiş Erdoğan. Tıpkı “15 sene evvel evlerde buzdolabı bile yoktu” derkenki gibi…

Artık anladı ki ne dese alıcısı var ya da ne dese bir şey değişmiyor, istediği gibi konuşuyor.

Ve ilginç bir biçimde bu düzenin siyasetçilerinden bir kişi çıkıp “yahu hepimiz oradaydık” diyemiyor. Korkaklar!

Evet diyemiyorlar, herkes birbirini Amerikancılıkla suçluyor ama dünden bugüne, bugünden düne Türkiye’nin “komünizm düşmanlığı” ile şekillendiğini, mevcut düzeninin bekası için ABD’den İngiltere’ye, Fransa’dan İngiltere’ye bütün emperyalist ülkelerden yardım istendiğini, NATO’ya girmek için her tür onursuzluğa imza atıldığını, batılı başkentlere yaranmak, onların liderleriyle aynı kareye girmek için komik durumlara düşüldüğünü kimse hatırlamıyor.

Ama biz hatırlatmak zorundayız.

Mesele İsmet İnönü meselesi değildir. Mesele sadece emperyalizmin Türkiye’ye girişi, uluslararası tekellerin bu ülkeye yerleşmesi, yabancı üslerin-askerlerin mevcudiyeti de değildir. 

Türkiye’de mevcut düzen kendi halkıyla, emekçisiyle mücadele etmek için, daha açık konuşalım savaşmak için NATO’ya muhtaç ve de ricacı olmuştur. Katiller, işkenceciler ABD’de eğitilmiştir; paşalar oradan ilham almıştır; bu ülkenin gençlerinin peşine CIA ajanlarının takılmasına, Gladiocu provokatörlerin sağı solu bombalamasına bu ülkenin iktidarları izin vermiştir.

Sebep?

Sömürü düzeni sürsün, ezen ezsin, ezilen ezilsin, biri yesin biri baksın.

Şimdi tartışın  bakalım kim daha Amerikancı diye. Sevsinler!