Cuma tatili, özgürlükler ve AKP

06/01/2016 Çarşamba
Cuma tatili, özgürlükler ve AKP

AKP’nin gizli bir gündemi yok, başından beri aynı yolda yürüyor. Bazen duruyor, dinleniyor. Bazen ve nadiren yediği halk tokatından sersemliyor, düşer gibi oluyor. Bazen önüne çıkan engellerin yanından dolaşıyor. Ama yol aynı yol.

Ve siz o yolda giden AKP’yi sol adımını atınca “yanındayız” diye destekliyor, sağ adımına gelince “faşist, zorba” diye yaygarayı basıyorsunuz!

Adamlar yürüyecekler, yürüyorlar da, bu yürüşte adımlara bakılır mı?

MHP zaten böyle, CHP ve HDP de böyle.

Cuma namazı saatlerini tatil ilan etmeye karar veren AKP’ye “bakın bunu destekleriz ama çifte standartlı olmayın” diye seslenmiş Demirtaş.

Sağ-sol dediğime bakmayın, adımlardan söz ediyorum, ideolojik içeriği yok; daha doğrusu AKP’nin adımlarında hiçbir zaman “sol” yok.

Lakin önemli olan bu değil. AKP gibi bir partinin icraatlarını parçalayarak, iyi-kötü diye ayırarak değerlendirmek, başlı başına bir tuhaflık. Arada gerçekten anlamlı şeyler yapabilirler. Örneğin ben sigara yasağından fazlasıyla memnunum. Ancak bu yasak nedeniyle AKP’yi desteklemek aklımın ucuna gelmez.

“Yiğidi öldür, hakkını ver” sözü ortada bir yiğit olduğunda geçerlidir.

AKP iktidara geldiğinden beri Türkiye’de aralarında solcuların da olduğu bir toplam, hükümete “özgürlükleri hep kendinize yontuyorsunuz” diye çıkışmakta. Özgürlük anlayışı arızalı olunca, sonuç da bu oluyor.

Yani ortada bir özgürlükler çuvalı var, o çuvalın içinden hep “yandaşlar” için özgürlük çıkıyor, diğer özgürlüklere bir türlü sıra gelmiyor.

Noel Baba, benim hediyem nerede!

Yahu sınıflı toplumlarda herkes özgür olabilir mi?

Bunlar geçmişte türban konusuna da “özgürlük” meselesi diye bakmış, dayanışma eylemleri düzenlemişti. Solculuk adına, özgürlük adına…

Doğru, dünyanın en saçma şeyi insanların kılık kıyafetine karışılması. Sosyalist bir ülkede bunlarla uğraşılmayacak, evet ibadetini yapmak isteyenlere kolaylık da sağlanacak.

Çünkü, gericiliği besleyen bir iktidar, gericiliği bir silah olarak kullanan bir düzen olmayacak.

Şimdi ise uğursuz yollarında gidiyorlar ve “şu adım iyi, bu adım kötü” diyen sözde bir muhalefetimiz var. Dün Kılıçdaroğlu için “imam” benzetmesi yapmıştım, hakaret etmek için filan değil. Ölümü bekleyenlerin acılarını dindirmek istiyor, dolayısıyla AKP’nin adımlarını sayıyor, “iyi-kötü” diye…

Cuma namazı tatilinin özgürlüklerle bir ilgisi yok. Nokta.

Türkiye, bir ölüyle sohbet etmek isteyen bir kişinin zihniyetine teslim edilmiş, hâlâ “onu destekleriz, şuna karşıyız…”

Ya sabır!