Dakika dakika 15 Temmuz

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Peki o akşam neler oldu? Kim ne dedi?
Haber Merkezi
Cumartesi, 15 Temmuz 2017 09:58

15 Temmuz'un üzerinden tam bir yıl geçti. Darbe girişimin ardından 20 Temmuz'da ilan edilen ve hala devam eden OHAL sonucunda binlerce kamu emekçisi, akademisyen, asker ve polis görevlerinden uzaklaştırıldı. Yine binlerce kişi ise tutuklandı.

Bir yıl önce bugün 15 Temmuz 2016'yı 16 Temmuz'a bağlayan gece saat 03:00'te yapılması planlanan darbe, askeri kadronun ifşa olduğu iddasıyla 21:00'e çekildi. Genelkurmay Başkanlığı binasında Hulusi Akar'ın derdest edilmesi, Ankara ve İstanbul'da jetlerin alçak uçuşu ve Boğaziçi - Fatih Sultan Mehmet Köprüleri'nin kapatılmasıyla başlayan girişim sonucunda 249 kişi hayatını kaybetti.

Peki o 15 Temmuz'da neler yaşandı? 

İşte dakika dakika darbe girişimi:

SAAT 14:45 İLK İHBAR

Türkiye’nin siyasi yapısını baştan aşağıya değiştirecek geceden saatler evvel, daha sonra görevinden uzaklaştırılacak olan Kara Pilot Binbaşı H.A.,TSK’daki bir grup asker tarafından yönetime el konulacağını MİT’e giderek bildirdi. MİT kendisine gelen istihbarattan yaklaşık 1 saat 15 dakika sonra, başında bulunduğu ve Erdoğan’a yaverinden daha yakın olan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a durumu bildirdi. Binbaşı H.A’nın verdiği bilgi bir anda ülkenin hem istihbarat kurumunu hem de Erdoğan döneminde perde arkasında kalmışlığın zirvesinde olan Genelkurmay Başkanlığı’nı harekete geçirdi.

16:21 İSTİHBARAT PAYLAŞIMI

Fidan’ın yaptığı ilk iş ise, eline geçen istihbaratın hem gerçekliğini sorgulamak hem de  Genelkurmay Başkanlığı’nı bilgilendirmek üzere Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler’i aramak oldu. Güler, 28 Temmuz’da yapılan YAŞ toplantısında yerini Orgeneral Ümit Dündar’a bıkacaktı. Dündar’ın ismi ise uzun süre, “Bahçeli’ye beni sorun” diyen komutan olarak anıldı.

18:00 FİDAN KARARGAH’A GİDİYOR

Darbe girişiminin ilk kıvılcımına tam 4 saat kala MİT’in birinci ismi Hakan Fidan, Genelkurmay Başkanlığı’na Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın yanına gidiyor. Kendisine ulaşan ihbardan tam tamına 2 saat sonra TSK’nın başındaki isme giden Fidan, darbe girişimini önlemek için Akar ile toplantıya başlıyor. Bu zamana kadar sessizliğini koruyan askeri kanatlar, Türkiye’yi yeni bir döneme geçirecek olan harekata ilişkin Hakan Fidan’ın Genelkurmay Başkanlığı’ndan çıkmasını bekliyor.

SAAT 20:22 HAKAN FİDAN UĞURLANIYOR

Hakan Fidan’ın ihbarı öğrenmesi ve Hulusi Akar’la paylaşması esnasında Türkiye gündemi sıradan akışıyla ilerliyordu. Saatler 20:22’yi gösterdiğinde Akar’la görüşmeyi kesen Fidan’ı Genelkurmay Başkanlığı’ndan uğurlayan isim Üsteğmen Kübra Yavuz, “darbenin tek kadını” olarak anılacaktı. Darbe girişiminden günler sonra ortaya çıkan bu bilgi ise, 15 Temmuz çatı iddianamesinin tamamlanmasını bekledi.

SAAT 21:00 İLK FİTİL

Saatler 21:00’i gösterdiğinde, kendisine istihbaratla gelen MİT Müsteşarını uğurlayan Hulusi Akar odasında çalışıyordu. En yakınındaki isimlerin girişimin merkezinde olduğunu "bilmeyen" Akar, söz konusu dakikaları şu şekilde anlatıyordu:

"Tam emin olmamakla birlikte muhtemelen saat 21:00 e doğru arkam kapıya dönük bir şekilde yuvarlak toplantı masasında çalışırken kapı çaldı, ben gir dedim ve hatta kimsin bu saatte gibi bir şey de söyledim. Baktığımda Karargahta görevli Proje Yönetim Daire Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli ‘nin geldiğini gördüm."

Tümgeneral Mehmet Dişli’nin odaya girişi darbe girişiminin ilk fitiliydi. Türkiye’yi yaklaşık 2 gün soluksuz bırakacak, üstünden aylar geçmesine rağmen her saat her dakika ülke gündeminde yerini alacak harekatın adımı atılmıştı.

SAAT 21:30 GENELKURMAY’DA SİLAH SESİ

Hulusi Akar’ın odasında ateşlenen fitil Genelkurmay Başkanlığı’ndan silah sesi duyuldu haberleri ile devam etti. Aynı dakikalarda Başbakanlığın Kızılay’daki binasında bulunan koruma personeli, Genelkurmay Başkanlığı’ndan silah sesi geldiğini Koordinasyon Merkezi’ne iletti. Darbe girişimi artık fiili olarak başlamıştı.

HULUSİ AKAR DERDEST

Darbe girişiminden birkaç gün sonra ortaya çıkan bilgilerde, Hulusi Akar’nın 21:00-22:00 arasında derdest edilerek, darbenin karargahı sayılan Akıncı Üssü’ne doğru yola çıkarıldığı öğrenildi. Akar’ı götüren helikopterde, darbe girişiminin işaretini veren Tümgeneral Mehmet Dişli de yer alıyordu.

Akar, Akıncı Üssü’ne götürülürken, zırhlı birlikler İstanbul ve Ankara'da Emniyet Müdürlükleri, TRT binası, devlet kurumları, valilikler ve kent merkezleri gibi kritik noktalara doğru yola çıkmıştı.

SAAT 22:00 TRT BASILDI, KÖPRÜLER KAPATILDI

Genelkurmay binasında olanlara ilişkin henüz net bir bilgi paylaşılmazken, gelen ilk bilgi Genelkurmay’dan ateş seslerinin yükseldiği ve bir askeri helikopterden ateş açıldığı şeklinde oldu. Saatler 22:00’yi gösterirken TRT Genel Müdürlüğü’nün bir grup askerce ele geçirildiği bilgisi geçildi.

Bu saatlere kadar “terör alarmı” olarak basına yansıyan haberler, “darbe girişimi”ni de akıllara getirmeye başladı. Artık Boğaziçi Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde askerlerin iki yaka geçişini durdurup yolu kapattıkları canlı yayınlara yansıyordu. Çankaya Köşkü, Beylerbeyi Sarayı çevresinde gezinen tanklar, Boğaziçi Köprüsü’nü de kapatmıştı.

SAAT 22:10 SPEKÜLASYONLAR, İDDİALAR…

Basında henüz ne olduğu anlaşılamadığı ve çeşitli spekülasyonların dolaştığı dakikalarda, “darbe”ye ilişkin ilk iddia İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’nın önünden geldi. Sarayın önündeki bazı askerlerin ordunun yönetime el koyduğu yönünde duyuru yaptığı iddiaları paylaşıldı. Tam bu sıralarda ülkedeki birçok noktada polis ve askerlerin karşı karşıya geldiği haberleri yayılmaya başladı.

SAAT 22:30 MİT VURULDU

İstanbul ve Ankara’da yaşanan hareketliliğe F16 savaş uçaklarının yaptıkları alçak uçuşlar da eklendi. Savaş uçakları karaya yakın yerlerde seyrediyor, pek çok bölgede “patlama” ihbarları yapılıyordu. Aslında bu “patlamalar” uçakların ses duvarlarını aştıkları zaman çıkan sesti. Alçak uçuş yapan uçaklar, acil durumlarda ve olağanüstü hallerde kullanılan yeşil ışıklarını yakmaya başlamıştı. Neredeyse 2-3 apartman boyunda uçuş yapan uçaklar arada gökyüzüne yükseliyor, tam bulutların altında kayboldu derken gök gürültüsüne benzer yükseklikteki seslerle ansızın dalışlar yapıyordu.

SAAT 22:35 ASKERLER VE TANKLAR ATATÜRK HAVALİMANI’NDA

Atatürk Havalimanı’na askerler tankla geldi, kontrol kulesine de girdiler. Ekranlara yansıyan görüntülerde havalimanını girişi askerler tarafından tutulmuş, havalimanının dışındaki bazı kişiler tarafından askerlere yapılan laf atmalar görülmüştü. Tam bu dakikalarda yine başta Ankara olmak üzere İstanbul’dan da pek çok patlama ihbarı gelmeye başlamıştı.

SAAT 23:00 DARBE GİRİŞİMİ

Saatler 23:00’ü gösterdiğinde Kastamonu’daki bir kaymakamın eviden televizyon kanallarına bağlanan Başbakan Binali Yıldırım, yaşananları “kalkışma” olarak değerlendirdi. Darbe girişimi olduğunu kabul eden Başbakan Yıldırım, AKP hükümetinin görev başında olduğunu, yapılan darbe girişiminin boşa düşürüleceğini kanalların canlı yayınına bağlanarak duyurdu.

NTV yayınına bağlanarak yaşananları değerlendiren Yıldırım, “Doğrusu bir kalkışma ihtimali üzerinde duruyoruz. Belli ki emir komuta zinciri olmadan asker içerisindeki bazı kişilerin kanunsuz bir eylemi söz konusu. Vatandaşlar şunu bilsin ki demokrasiye zarar getirecek hiçbir faaliyete izin verilmeyecek. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, vatandaşın milletin seçtiği, milletin iradesi ile iş başındadır. Bunun işbaşından gitmesi ancak milletin kararı ile olur bu bilinmelidir. Bu kalkışmayı yapanlar, bu çılgınlığı yapanlar, en ağır şekilde bedelini ödeyecektir. Asla bu tip kalkışmalara pabuç bırakmayacağız. Asla bu ve buna benzer çılgınlıklara müsaade etmeyeceğimizi bilsinler” diye konuştu. Binali Yıldırım’ın konuşmasının ardından Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partiler, darbe girişimine ilişkin ortak kınamada bulundu.

SAAT 23:22 TWITTER’DAN SOKAĞA ÇIKIN ÇAĞRISI

Başbakan Yıldırım, kanallara yaptığı açıklamaların ardından Twitter’dan 38 saniyelik bir video paylaştı. Paylaştığı video ile insanları sokağa çıkmaya çağıran Başbakan Binali Yıldırım, "Gözaltılar devam ediyor. Vatandaşlarımızın olay tamamen sona erinceye kadar meydanları terk etmemeleri, hatta sabah ışıklarında kalkan tüm vatandaşlarımızın da Ankara ve İstanbul öncelikli olmak üzere meydanlara toplanmalarını özellikle istirham ediyorum. Çalışmalarımız planlanan şekilde devam ediyor. İnşallah bu canileri, bu terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getireceğiz” ifadelerini kullandı.

Binali Yıldırım’ın açıklamaları sırasında askerlerin Taksim'e çıktığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği ve Vatan Emniyet Müdürlüğü önünden silah sesleri gelmeye başladığı öğrenildi. Darbe girişiminin ilk ekranlara gelmeye başladığı yer olan Boğaziçi Köprüsü’nde de asker ve polis arasında çatışmalar başlamıştı.

SAAT 23:24 ÖZEL HAREKAT MERKEZİ VURULDU

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Polis Özel Harekat Eğitim Merkezi’nde çok büyük bir patlama meydana geldiği duyuldu. Duyulan patlamanın F16’lar tarafından yapılan bir saldırı olduğu ve merkezin vurulduğu öğrenildi. Savcılığın yaptığı açıklamaya göre açılan ateş ve bomba sonrası savaş alanına dönen Gölbaşı Özel Harekat Merkezi'nde 50 polis yaşamını yitirdi. Özel hareket bahçesinde havalanmaya hazırlanan polis helikopteri de vuruldu.

Ankara’daki bu patlamadan hemen sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın, darbe girişiminde bulunan bir grup asker tarafından rehin alındığı bildirildi.

SAAT 23:20 TSK: ÜLKE YÖNETİMİNE EL KONULDU

TSK ülke yönetimine el konulduğu açıkladı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Türk Silahlı Kuvvetleri anayasal düzenin, demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin tekrar temin ve tesisi; ülkede hukukun üstünlüğünün yeniden hakim kılınması; bozulan asayiş düzeninin tekrar sağlanması maksadıyla ülke yönetimine bütünüyle el konulmuştur. Tüm uluslararası anlaşmalarımız ve taahhütlerimiz geçerliliğini korumaktadır. Tüm dünya ülkeleri ile iyi ilişkilerimizin devam edeceğini temenni ederiz.

SAAT 23:25 SOSYAL MEDYAYA ERİŞİM ENGELİ

Facebook ve Twitter başta olmak üzere sosyal medyaya erişim engellendi. Erişim engeli kısa bir süre sonra kaldırıldı.

SAAT 23:45 TSK: KONTROL SAĞLANDI

Darbe girişimi yapan grup, TSK'nın akredite gazetecilerle iletişim için kullanılan e-posta hesabından "kontrolü tam olarak eline aldığını" öne süren mail gönderildi. 

SAAT 23:50 TRT BASKINI

TRT’nin Oran Yerleşkesi bir grup asker tarafından basıldı. Askerler TRT binasını işgal etti.

SAAT 00:00 ‘DARBE GİRİŞİMİNİN KİM YAPTI? VE DÜĞÜN BASKINI

Darbe girişiminin kritik isimleri olan havacılar, Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal'ın ve birçok havacı generalin bulunduğu düğünü basarak komutanların hepsini rehin aldı. Moda'daki bu baskın darbe girişiminin en kritik adımlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Olaylar sırasında Türkiye ekran başına kitlenirken, darbe girişiminin kim ya da kimler tarafından yapıldığı en çok merak edilen konu oldu. Akşam saatleri boyunca yükselen bomba ve silah sesleriyle birlikte, darbe girişimine ilişkin bilgiler paylaşan kanallar güvenlik kaynaklarına dayandırarak verdikleri haberde “Askeri kalkışma, ordu içerisindeki Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensubu bir grup subay tarafından yapılmaya çalışılmaktadır” açıklamasını paylaştı.

SAAT 00:03 TRT’DEN YURTTA SULH KONSEYİ’NİN BİLDİRİSİ OKUNDU

Darbe girişimi AKP tarafından da onaylanırken gözler aniden TRT’ye döndü. Saat 00:00’a varmadan TRT’yi işgal eden askerler hızla darbe bildirisinin yayınlanması için harekete geçti.

Saatler gece 00:032’yi gösterdiğinde ise darbe girişimine ilişkin ilk "resmi" TRT ekranlarından geldi. "Yurtta Sulh Konseyi" adıyla TRT ekranlarından yapılan açıklamada "TSK'nın ülke genelinde yönetime el koyduğu" duyuruldu. Yurtta Sulh Konseyi’nin bildirisini TRT sunucusu Tijen Karaş okudu.

Bildiride şu ifadelere yer verildi:

"Türkiye Cumhuriyeti'nin değerli vatandaşları, sistematik bir şekilde sürdürülen anayasa ve kanun ihlalleri devletin temel nitelikleri ve hayati kurumlarının varlığı açısından önemli bir tehdit haline gelmiş, Türk Silahlı Kuvvetleri de dahil olmak üzere devletin tüm kurumları ideolojik saiklerle dizayn edilmeye başlanmış ve dolayısıyla görevlerini yapamaz hale getirilmiştir. Gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içerisinde olan cumhurbaşkanı ve hükûmet yetkilileri tarafından temel hak ve hürriyetler zedelenmiş, kuvvetler ayrılığına dayalı laik ve demokratik hukuk düzeni fiilen ortadan kaldırılmıştır. Devletimiz uluslararası ortamda hak ettiği itibarını yitirmiş ve evrensel temel insan haklarının göz ardı edildiği, korkuya dayalı, otokrasi ile yönetilen bir ülke haline getirilmiştir. Siyasi idarenin, aldığı hatalı kararlarla mücadeleden geri durduğu terör tırmanarak birçok masum vatandaşımızın ve teröristle mücadele eden güvenlik görevlilerimizin hayatına mal olmuştur. Bürokrasi içerisindeki yolsuzluk ve hırsızlık ciddi boyutlara ulaşmış, ülke sathında bununla mücadele edecek hukuk sistemi işlemez hale getirilmiştir. Bu ahval ve şerait altında yüce Atatürk'ün önderliğinde milletimizin olağanüstü fedakarlıklarla kurduğu ve bugünlere getirdiği cumhuriyetimizin koruyucusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri, "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinden hareketle; Vatanın bölünmez bütünlüğünü, milletin ve devletin bekasını devam ettirmek, Cumhuriyetimizin kazanımlarının karşı karşıya kaldığı tehlikeleri bertaraf etmek, Hukuk devleti önündeki fiili engelleri ortadan kaldırmak, Millî güvenlik tehdidi haline gelmiş olan yolsuzluğu engellemek, Terörizm ve terörün her türlüsü ile etkin mücadele yolunu açmak, Temel evrensel insan haklarını, mezhep ve etnisite ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlarımız için geçerli kılmak, Laik, demokratik, sosyal ve hukuk devleti ilkesi üzerine oturan anayasal düzeni yeniden tesis etmek, Devletimizin ve milletimizin kaybedilen uluslararası itibarını yeniden kazanmak, Uluslararası ortamda barış, istikrar ve huzurun temini için daha güçlü bir ilişki ve işbirliğini tesis etmek maksadıyla yönetime el koymuştur. Devletin yönetimi teşkil edilen Yurtta Sulh Konseyi tarafından deruhte edilecektir. Yurtta Sulh Konseyi Birleşmiş Milletler, NATO ve diğer tüm uluslararası kuruluşlarla oluşturulmuş yükümlülükleri yerine getirecek her türlü tedbiri almıştır. Meşruiyetini kaybetmiş siyasi iktidara görevden el çektirilmiştir. Vatana ihanet içerisinde bulunan tüm kişi ve kuruluşların en kısa zamanda ulusumuz adına hakkaniyet ve adaletle karar vermeye yetkili mahkemeler önünde hesap vermesi temin edilecektir. Tüm yurtta sıkıyönetim ilan edilmiştir. İkinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacaktır. Vatandaşlarımızın kendi güvenlikleri için bu yasağa hassasiyetle uymaları önem arz etmektedir. Havaalanları, sınır kapıları ve limanlardan yurt dışına çıkışlara yönelik ilave tedbirler getirilmiştir. Devlet düzeninin en kısa zamanda tesis ve idamesi için her türlü tedbir alınmış ve uygulanmaktadır. Hiçbir vatandaşımızın zarar görmesine müsaade edilmeyecek, kamu düzeninin bozulmasına fırsat verilmeyecektir. Hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm vatandaşlarımızın ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı, evrensel temel hak ve hürriyeti Yurtta Sulh Konseyinin teminatı altındadır. Yurtta Sulh Konseyi üniter devlet yapısı içinde dil, din, etnik köken ayrımı yapmaksızın toplumun tüm kesimlerini kapsayacak bir anayasa hazırlanmasını en kısa zamanda sağlayacaktır. Çağdaş, demokratik, sosyal, laik hukuk ilkelerine dayalı anayasal düzen tesis edilene kadar Yurtta Sulh Konseyi ulusumuz adına her türlü tedbiri alacaktır. Tüm vatandaşlarımıza saygıyla duyurulur."

SAAT 00:09 MİT’TEN KARŞI ATEŞ

Ankara Yenimahalle’de bulunan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) kampüsüne askeri helikopterlerce ateş açıldı. MİT’in çevre güvenliğini sağlayan ekipleri saldırıya silahla karşılık verdi.

SAAT 00:13 TRT YAYINI KESİLDİ

TRT’de okunan bildirinin ardından Cumhurbaşkanlığı kaynakları, açıklamanın TSK tarafından yapılmadığını ifade ederek “Korsan bildiridir. Gerekli özenin gösterilmesini rica ederiz” açıklamasında bulundu. Yurtta Sulh Konseyi’nin bildirisinin TRT’de okutulmasından bir süre sonra ise TÜRKSAT TRT’nin yayınını kesti.

TRT yayının kesilmesine müteakip, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talimatıyla tüm ülkedeki camilerden aynı anda selalar okunmaya başladı. Türkiye genelinde insanların sokaklara çıktıkları öğrenildi. TRT ve diğer kanallarda sokağa çıkanlar “Tüm Türkiye sokakta” gibi ifadelerle sunulsa da ilk saatlerde bu durumun gerçeklikle çok alakası yoktu. Daha sonra darbe girişiminin başladığı saatlerde sokaklarda kimlerin olduğuna dair pek çok haber yapıldı.

00:12 ERDOĞAN ORTAYA ÇIKTI

Darbe girişimi sonrası nerede olduğu uzun süre öğrenilemeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, CNN Türk’ten Hande Fırat’a bağlandı. CNN Türk ekranlarına "Facetime" üzerinden bağlanan Erdoğan, "Silahlı kuvvetler içindeki bir azınlığın kalkışması, paralel yapının hareketi” ifadelerini kullandı.

Halkı sokağa çıkmaya çağıran Erdoğan, şu açıklamayı yaptı:

"Bugünkü bu gelişme gerçekten Silahlı Kuvvetlerimizin içerisindeki bir azınlığın ne yazık ki kalkışma hareketidir ve bu malum yapıya ait, paralel yapılanmanın teşvik ettiği, üst akıl olarak onların kullandığı bir harekettir. Ülkemizin birliği, beraberliği, bütünlüğüne yönelik bu harekete karşı inanıyorum ki milletçe vereceğimiz güzel bir cevapla bunlar gerekli olan cezayı alacaklardır. Şu anda bu milletin imkanlarıyla ortaya konmuş olan tankı, topu, uçağını, helikopterini kullanarak milletin üzerine gelmenin bedelini bunlar çok ağır ödeyeceklerdir. Bu konuda gerek Cumhurbaşkanı olarak gerek Başbakanımız, hükümetimiz olarak bizler atılması gereken adımlar neyse dik durmak suretiyle bu adımı atacağız. Bunun bedelini asla bizler farklı bir şekilde yorumlayamayız ve meydanı da onlara bırakamayız. Yapmış oldukları işgali de çok kısa sürede ortadan kaldıracağımıza inanıyorum. Kararlı bir şekilde bu işin üzerine gideceğimizi özellikle bildirmek istiyorum ve bu konuda bu kararlılığımızı kimsenin test etmeye de gücü yetmeyecektir. Bu arada milletime de bir çağrı yapıyorum, o da şudur, milletimizi illerimizin meydanlarına davet ediyorum. Havalimanlarına davet ediyorum ve milletçe meydanlarda, havalimanında toplanalım ve bunların o azınlık grubu, tanklarıyla, toplarıyla gelsinler ne yapacaklarsa halka orada yapsınlar. Halkın gücünün üstünde bir güç ben tanımadım bugüne kadar. Ben de Cumhurbaşkanı olarak meydana geliyorum"

"Genelkurmay Başkanının bazı komutanlarla birlikte rehin tutulduğuna yönelik iddialar bulunuyor. Anadolu Ajansı da geçmişti. Bu konuda bilginiz var mı?" sorusu üzerine Erdoğan, "Bu tür haberleri ben de duydum ama şu anda ne denli sağlıklıdır onu tabi tam bilemiyoruz. Biliyorsunuz bu tür olayların olduğu zamanlarda hava iyice bulanık olur. Şu anda da böyle bir bulanık hava söz konusudur ve bu havayı bulanık hale getirenler bunun bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Bunu da özellikle ifade etmek isterim” yanıtını verdi.

"Sayın Cumhurbaşkanım halkı demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyorsunuz. Meydanlara çağırıyorsunuz, bu çağrınızı biz de buradan tekrarlıyoruz. Bu darbe girişimi bastırılıp, buna kalkışanlar adalet önünde hesap verebilecek mi?" sorusu üzerine de Erdoğan, "Kesinlikle bunun bedelini yargı önünde çok ağır ödeyeceklerdir ve bunu şu anda demokrasiye inanların işini de kolaylaştıracaktır ama onları da bunun bedelini çok ağır ödettirecektir." diye konuştu.

Bazı yerlere ateş açıldığı ve herkesin çok tedirgin olduğunun belirtilmesi üzerine Erdoğan, "Şimdi siz nasıl stüdyonuza geldiyseniz, Sayın (Abdülkadir) Selvi nasıl stüdyosuna geldiyse ben de şimdi milletime çağrı yapıyorum: Meydanlara gelin ve meydanlardan bunlara gereken cevabı hep beraber verelim.Ben de Cumhurbaşkanı olarak meydana geliyorum." dedi.

"Sayın Cumhurbaşkanım sizden halkımızın bir talebi var. Tekrar halkımıza çağrınızı tekrarlar mısınız? Darbeciler başarılı olacak mı? Halk bunu soruyor" sorusu üzerine de Erdoğan, "Kesinlikle bu darbecilerin başarılı olacağına inanmıyorum. Tarih boyunca darbeciler başarılı olamamıştır. Er veya geç. Bunlar çok olmuşlardır. Bunu da böyle bilmeniz lazım." dedi.

Kendisinin de Ankara'ya gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine de Erdoğan, "Evet, tabi." cevabını verdi.

Erdoğan’ın kameralar karşısındaki ilk açıklaması ise, Marmaris’teydi. Burada oldukça yorgun olduğu gözlenen Erdoğan, daha sonra ortaya çıkan görüntülerde "Malum yapıdan bir takım odaklar girişimde bulunmuştur. Bunun da üstesinden gelinecek. Bütün halkı havalimanlarına, meydanlara, sokaklara bekliyorum. Bunun da üstesinden geleceğiz. Milletimiz rahat olsun. Başbakanımız da gerekli açıklamayı yapmıştır. Bu işe karışan polisler de dahil en ağır şekilde cezalandıracağız." İfadelerini kullanmıştı.

SAAT 00:35 İLK SORUŞTURMA

Darbe girişimiyle ilgili ilk soruşturma İstanbul’da başlatıldı. Küçükçekmece Başsavcısı Ali Doğan, darbe girişimini yapan askerlerle ilgili soruşturma başlatıldığını ve askerlerin görüldükleri yerde tutuklanacaklarını bildirdi. Erdoğan’ın konuşmasından sonra sokaklardan ölüm haberleri gelmeye başladı.

SAAT 00:57 TÜRKSAT VURULDU

Darbe girişiminde bulunan askerlerin kontrolündeki Sikorsky tipi bir helikopterden Türksat’ın Ankara Gölbaşı’nda bulunan merkezi vuruldu. Gölbaşı binasına yapılan saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti.

SAAT 01:01 İKİNCİ BÜYÜK SALDIRI

Ankara Gölbaşı Özel Harekat Merkezi’nin vurulmasından sonra ikinci büyük uçak saldırısı Ankara Emniyet Müdürlüğü binasına yapıldı. Binanın vurulmasından kısa süre sonra açıklama yapan dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, Genelkurmay Başkanlığı, TSK ve polisin ülkedeki darbe girişimine müdahale ettiğini açıkladı ve darbe planlayıcılarını “çete” olarak tanımladı.

SAAT 01:39 TBMM GENEL KURULU SALONU AÇILDI

TBMM Genel Kurulu Salonu açıldı. TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve milletvekilleri Genel Kurul Salonu’nda yerini aldı.

01:37 ABDULLAH GÜL’DEN İLK AÇIKLAMA

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, darbe girişimine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Açıklamasında "Buna kalkışan askerlere şunu söylemek isterim. Onlara 7 sene başkomutanlık yaptım. Emir komuta zinciri altında bir talimat yok. Genelkurmayın talimatı yok. Ordu komutanının talimatı yok” diyen Gül “Bu yanlıştan biran önce dönün. Askerle polisin karşı karşıya gelmesi asla düşünülemez. TSK’nın başına yapılan bu olay asla unutulmaz. Yanlış içerisinde olanlar bu yanlışlarından vazgeçsinler. Millet ve halkla karşı karşıya gelmesinler. Türkiye kaosa girmesin. Herkesin farklılıklarını bir yana koyup demokrasiye sahip çıkacağına inancım tam” ifadelerini kullandı.

SAAT 01:40 ATEŞ AÇILDI

Bazı askerler, Boğaziçi Köprüsü’nü geçmeye çalışanların üzerine ateş açtı.

Camilerden sela okundu ve halka darbe girişimine karşı sokaklara çıkma çağrısı yapıldı.

SAAT 01:43 KILIÇDAROĞLU’NDAN AÇIKLAMA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TSK içindeki bir grup askerin yaptığı darbe girişimine yönelik twitter adresinden açıklamada bulundu. Ülkenin darbelerden çok çektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Aynı sıkıntıların yeniden yaşanmasını istemiyoruz. Cumhuriyet'e ve demokrasimize sahip çıkıyor; inancımızı eksiksiz bir şekilde koruyoruz. Herkes çok iyi bilmeli ki Cumhuriyet Halk Partisi, parlamenter demokrasimizin vazgeçilmezi olan yurttaşlarımızın özgür iradesine bağlıdır" ifadelerini kullandı.

01:49 HDP’DEN AÇIKLAMA

HDP yaptığı açıklamada darbe girişimine tepki gösterdi. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ imzalı açıklamada “HDP, her koşulda ve ilkesel olarak her tür darbeye karşıdır. Demokratik siyasete sahip çıkmak dışında bir yol yoktur. Türkiye’nin acilen çoğulcu ve özgürlükçü bir demokrasiye, iç ve dış barışa evrensel demokratik değerlere sözleşmelere uyum ihtiyacı vardır. Türkiye’nin içinden geçtiği bu zorlu ve kritik dönemde, gerekçesi ne olursa olsun hiç kimse kendini halkın iradesi yerine koymamalıdır” ifadeleri kullanıldı.

01:57 KREMLİN: KAYGILIYIZ

Rusya’dan yapılan ilk açıklamada "Türkiye'de yaşanan olaylardan çok kaygılı oldukları” ifade edildi.

Türkiye’deki vatandaşlarından ilk fırsatta ülkelerine dönmesi isteyen Kremlin yönetimi, Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in durumdan sürekli haberdar edildiğini bildirdi. Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov’un yaptığı açıklamada, olayların çok hızlı geliştiğini, henüz neler olduğunu anlayamadıklarını ancak Rusya'nın kaygılı olduğunu ve Türkiye'nin istikrar ve düzen yoluna girdiğini görmek istediklerini söyledi. Peskov ayrıca Türkiye'de kim iktidara gelirse gelsin Rus vatandaşlarının güvenliğini sağlama görevini üstlenmeleri gerektiğini kaydetti.

SAAT 02:00 İLK GÖZALTILAR VE TBMM BAŞKANI’NDAN AÇIKLAMA

Darbe girişiminde bulunan FETÖ mensubu askerler gözaltına alınmaya başlandı.

Darbe girişimine ilişkin konuşan TBMM Başkanı İsmail Kahraman, “Talihsiz bir hareketle karşı karşıyayız ama demokrasimiz güçlü. Halkımız milletimiz demokrasiye sahip çıkıyor. Milletvekillerimizin tamamını Meclis'e çağırdık. Üzüntü verici olmakla beraber biz yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan açıklamada “Anayasal düzene karşı her türlü demokrasi dışı girişimi reddediyoruz. Demokratik hukuk devletinin yanında olduğumuzun aziz milletimizce bilinmesini istiyoruz” denildi.

SAAT 02:20 GÖLBAŞI VURULDU

Darbe girişiminde bulunan askerler, Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nı havadan hedef aldı. Hava saldırısı sonucu 17 polis hayatını kaybetti. Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-16, darbe girişiminde bulunanların elindeki Sikorsky helikopteri düşürdü. TRT’yi ele geçirmeye kalkışan 1’i rütbeli 5 asker, polis tarafından etkisiz hale getirildi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne girmeye çalışan 3’ü rütbeli 13 asker gözaltına alındı.

Taksim Meydanı’nda mevzilenen bir grup asker Erdoğan’ın ve AKP’li yöneticilerin çağrısıyla sokağa çıkanlara karşı havaya ateş açtı.

SAAT 02:30 EMNİYET’TEN ÇAĞRI

Türkiye tarihinde ilk defa görülenlere bir yenisi daha eklendi. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi twitter hesabından halka “Sokağa çıkın” çağrısı yapıldı. EGM’nin hesabından şu mesaj paylaşıldı:

“Tüm halkımızı demokrasimize sahip çıkmamız için meydanlara çağırıyoruz”

SAAT 02:50 TBMM VURULDU

TBMM’ye atılan bomba sebebiyle bazı polis memurları ve Meclis görevlileri yaralandı. TBMM kulisinin camları kırıldı. F-16'lar ve askeri helikopterlerin TBMM binasını vurmaya başlaması üzerine TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve milletvekilleri yanlarına basın mensuplarını alarak Meclis sığınağına geçti. Meclisin giriş kapıları yakınlarına sabaha kadar toplam 4 bomba atıldı.

SAAT 02:55 BİNALİ YILDIRIM YENİDEN EKRANDA

Yeniden televizyon yayınına bağlanan Başbakan Binali Yıldırım, “Havadaki jetlerle kurumlarımıza mermi, bomba yağdıranlar adeta bu terör örgütünün elemanı gibidir, devamı gibidir” dedi. Yıldırım, “Asla ve asla böyle bir iş, şanlı Silahlı Kuvvetler bayrağı altında görev yapan hiçbir subayımıza, hiçbir askerimize yakıştırılacak bir iş değildir” şeklinde konuştu.

Başbakan Yıldırım, Ankara semalarında, MİT, Meclis, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık gibi kritik bölgeler üzerinde uçuş yapan her türlü askeri helikopter ve uçağın füzeyle indirileceğini açıkladı.

03:00 TRT YENİDEN YAYINDA

TRT yeniden normal yayınına döndü. TRT Genel Müdürlüğü binasında polis tarafından etkisiz hale getirilen askerler gözaltına alındı.

SAAT 03:18 BAHÇELİ VE NATO’DAN AÇIKLAMA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den darbe girişiminin başlamasından saatler sonra yazılı bir açıklama geldi.

Bahçeli açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye Cumhuriyeti olağanüstü ve gayri meşru bir durumla karşı karşıyadır. Türk Silahlı Kuvvetleri içinden bir grubun askeri müdahalede bulunmak, yönetimi devralmak istediği iddia edilmektedir. Demokrasiyi askıya alma, millet iradesini yok sayma teşebbüsünün ülkemize yapılacak büyük bir hata olacağı açık ve meydandadır. Türkiye yakın tarihinde defalarca askeri darbe girişim ve tecrübesini yaşamıştır. Türk milleti her seferinde darbelerin yıkım ve acı sonuçlarına muhatap kalmıştır. Şu anda ülkemiz kriz ve belirsizlik sarmalının dibindedir. Herkes bilmelidir ki, demokrasiden taviz istikbal ve istiklalden kopuş demektir. Milliyetçi Hareket Partisi her türlü demokrasi dışı arayışa tavırlı ve karşıdır. Türkiye'nin pek çok sor un ve sıkıntısı olduğu tartışmasızdır. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün çok ciddi tehdit ve taciz altında bulunduğu da ortadadır. Ancak her sorununun çözüm yolu demokrasidir. Türkiye'nin iç savaş ve kaos ortamına savrulması halinde Türk milletinin ödeyeceği bedel vahim ölçüde yüksek ve pahalı olacaktır. Bu itibarla geleceğimizi karartacak, milli birlik ve bütünlüğümüzü sabote edecek her türlü müdahaleye milletçe mesafeli durmamız şarttır ve tarihi bir sorumluluktur. Nitekim hiçbir kalkışma kabul edilemeyecektir. Askeri darbe teşebbüsünde bulunanların derhal hukuka teslim olmaları en samimi beklentim ve tavsiyemdir. Milletimizin sağduyulu olması, teenni ve soğukkanlı hareket etmesi önem ve aciliyet arz etmektedir. Halkın sokağa daveti, Türk askeriyle muhtemel bir çatışma içine girmesi vahim bir tehlike olarak önümüzde durmaktadır. Bilhassa Milliyetçi-Ülkücü Hareket'in provokasyon ve ajitasyonlara karşı teyakkuzuyla birlikte, sokaklara çıkarak iç savaş şartlarına hizmet etmesi düşünülemeyecektir. Hiçbir dava arkadaşım karanlık sürecin taraf ve faili olmayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ülkemizin sancılı tablosunu dikkatle ve demokrasiye tam bir riayet ve sadakatle takip edecektir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, Türk milleti bu badireyi atlatacaktır. Milli birlik ve beraberliğimizi bozmaya hiç kimsenin gücü de yetmeyecektir."

NATO Genel Sekreteri Jens Stontenberg darbe girişimi nedeniyle yaptığı açıklamada “İtidal, sükunet ve Türkiye’nin demokratik kurumlarına ve anayasasına tam saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.

SAAT 03:20 ERDOĞAN İSTANBUL’DA

Saat 03:00 sularında Erdoğan’ın havada olduğu öğrenilirken, uçağın bir türlü havaalanına inemediği öğrenildi. Yaklaşık 20 dakika sonra İstanbul’a iniş yapan Erdoğan’ın uçağının ardından İstanbul semalarında savaş uçakları dolaşmaya başladı.

SAAT 03:23 ASKERLER DOĞAN MEDYA CENTER’DA

İki yüzbaşı ve 12 er helikopterle Hürriyet’in otoparkına indi. Hürriyet Gazetesi otoparkına inen bir asker grubu havaya ateş açarak ve güvenlik görevlilerini yere yatırarak binaya girdi. Hürriyet'in ve CNN Türk'ün yayını durduruldu. Bir subay, "Ateş etmekten çekinmeyin" diye bağırdı. Askerler hurriyet.com.tr çalışanları da dahil herkesi zorla dışarı çıkardı, CNN Türk stüdyolarına ve rejiye müdahale etti.

SAAT 04:00 ERDOĞAN KONUŞUYOR

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişiminde bulunan FETÖ/ PDY irtibatlı yargı görevlileri ve Yurtta Sulh Konseyi mensubu general, amiral, subay, astsubay, er ve erbaşlar hakkında gözaltı kararı verdi.

Tam bu sıralarda Cumhurbaşkanı Erdoğan da ekran karşısına geçti. Atatürk Havaalanı’nda açıklama yapan Erdoğan şunları söyledi:

"Öğleden sonra bir hareketlilik ne yazık ki silahlı kuvvetlerimizin içinde mevcuttur. Ve bu hareketliliğin neticesinde de TSK içerisinde bir azınlık ne yazık ki ülkemizin birliğine, beraberliğine hazmedemeyen bu grup, çok daha önceden söylediğim gibi paralel devlet yapılanmasının ta kendisiydi. Bu yapılanma 40 yıllık bir sürecin neticesinde silahlı kuvvetlerimizin içinde, emniyet ve diğer kurumların içerisinde yer bulmuştur. Şu andaki hareket bir ihanet ve ayaklanma hareketidir. Bu vatana ihanet hareketinin bedelini çok ağır ödeyecekler, bunu peşinen söyleyeyim. Milletin oylarıyla işbaşına gelmiş olan bir hükümete, milletin oylarıyla işbaşına gelmiş Tayyip Erdoğan'ı hazmedemeyişleri bu iş onlar için bitiş olmayacak. Biz bu kutlu yola başımızı koymuşuz, kefenimizle bu yola çıkmışız. Eninde sonunda bu çıkış Allah'ın bize büyük bir lütfu. Çünkü bu tertemiz olması gereken TSK'nin temizlenmesine vesile olacak harekettir. Ağustosta Yüksek Askeri Şura var ve şura öncesi böylesine bir adım atılması manidardır. Birileri ne olacağını çok iyi kestirdiler ve böyle bir adımı attılar. Ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye eski Türkiye değil. Bakın şu anda çatısı altında bulunduğumuz Atatürk Havalimanı, DAİŞ militanlarının adeta işgaline uğramış ve burada onlarca insanımızı kaybettik. Şimdi de paralel devlet yapılanmasının bir işgali söz konusu ve şu an havalimanının üzerinde F-16'lar uçuyor. Bu uçakları uçuranlar, normal yolcuların inmesine ve kalkmasına müsaade etmemek üzere bunu yapıyor ve Cumhurbaşkanı'nı tehdit ediyor. Marmaris'teydim ve ayrıldığım yerde de ne yazık ki oraları bombalamışlar. Buraya gelişimizi de herhalde takip edemediler. Benim genel sekreterimi alıp götürdüler, Genelkurmay Başkanı'mızı şu anda durumunu bilemiyorum. Ordumuzun üst derecedeki bütün komutanlarına, başta kuvvet komutanlarına sesleniyorum. Sizler bu milletin değerlerine sahipsiniz. Darbeciler Pensilvanya'dan talimat alıyorlar, onlar ordunun içerisindeki ast üst ilişkisine itibar etmiyorlar. Tüm Mehmetçiklerimize sesleniyorum, kendi halkınıza karşı, annenize babanıza karşı silah doğrultmanızı tasvip etmiyoruz. Bunu yaparsınız, bedelini çok ağır ödersiniz. Şu anda yargı tutuklamaya başladı, albay, binbaşı ve diğer askerler tutuklanıyor. Operasyona başladık, bunu tam manasıyla artık bitireceğiz. Bugün bu iş başladı, bu devam edecek. Silahlı terör örgütü oldukları ortaya çıktı. Öyle çıktı ki, bunlar üstelik bu milletin silahlarıyla milleti vuruyorlar. Dünya medyasında da bazı ülkemizin bu durumu hazmedemeyenler kalkıp 'asker idareye el koydu' yazdılar, nereye el koydular? Bizler görevimizin başındayız. Sonuna kadar da görevimizi yürüteceğiz. Bu işgalcilere ülkemizi asla bırakmayacağız. Sonu iyi olacak."

SAAT 04:42 ERDOĞAN’IN KALDIĞI OTEL BASILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Marmaris’te konakladığı ve gece yarısı ayrıldığı otele helikopterlerden ateş açıldığı bilgisi geçildi. Helikopterlerden inen yüzleri maskeli ve otomatik silahlı askerler oteli abluka altına aldı. Baskın sırasında Erdoğan'ın koruma ekibinde yer alan 2 polis hayatını kaybetti . Ancak Marmaris’teki baskın gündemde kalmaya devam etti. Baskına ilişkin çok fazla soru işareti yer alırken, baskına katılan askerlerin bina içine girerek odaları aradığı iddia edildi.

Darbe girişimini başarısız olmasının ardından tutuklanan Tuğgeneral Gökhan Sözmezateş verdiği ilk ifadede, planladıkları saatte yola çıkmaları durumunda hedefe ulaşabileceklerini ancak görev iptal talimatı gelmesi nedeniyle zaman kaybettiklerini söyledi. Sönmezateş’in, darbe girişiminin başındaki isimler arasında olduğu gibi, baskının başındaki isim olduğu ortaya çıkmıştı.

SAAT 05:00 CUMHURBAŞKANLIĞI: TEHLİKE HENÜZ GEÇMEDİ

Erdoğan’ın konuşmasından yaklaşık 1 saat sonra, Cumhurbaşkanlığı tarafından yeni bir açıklama yapıldı. Açıklamada ‘Tehlike henüz geçmiş değil. Millet sokaklarda olduğu ve vatanına sahip çıktığı müddetçe darbeci hainler bu aziz millete diz çöktürmeyecek” denildi.

Cumhurbaşkanlığı’nın yaptığı açıklama sırasında Boğaziçi Köprüsü’nde bulunan bir TOMA’nın tank atışı ile vurulduğu, bir başka tank atışının ise köprünün yakınlarında bekleyen bir vatandaşa isabet ettiği bildirildi.

SAAT 05:10 DOĞAN MEDYA’YA GİREN ASKERLER GÖZALTINA ALINDI

Doğan Medya Center'ı basan askerlerin polis tarafından gözaltına alınmasıyla Hürriyet, CNN Türk, Kanal D ve DHA çalışanları binaya dönmeye başladı. Medyaya yayılan görüntülerde, Doğan Medya’ya giren bir grup insan bina içindeki askerleri döverek polislere teslim etti. Bazı görüntülerde ise polislerin askerlere küfür ve darpta bulunduğu görüldü. Doğan Medya’dan çıkarılan askerler gözaltına alındı.

SAAT 05:20 İLK GÖZALTILARIN SAYISI 130’U BULDU

Başbakan Yıldırım, resmi twitter hesabından darbe girişimi içerisinde yer alan bir generalin öldürüldüğü bilgisinin geldiğini açıkladı. Bu ölenin daha sonra eşi de tutuklanacak olan ve darbenin kilit ismi olan Semih Terzi olduğu ortaya çıktı. Semih Terzi’yi vuran uzman astsubay Ömer Halisdemir, Terzi’nin koruma askerleri tarafından öldürülmüş ve darbenin simge isimleri arasında yer almıştı. Bir generalin öldüğü bilgisini veren Başbakan Yıldırım, aralarında albayların da bulunduğu 130 askerin gözaltına alındığını bildirdi.

SAAT 06:00 ÖLÜ SAYISI

Öte yandan bu saate kadar süren çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısının 160'ı aştığı ve ölenler arasında, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank'ın ağabeyi İlhan Varank’ın olduğu öğrenildi. Ölenlerden diğer öne çıkan isimler ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul konvoylarında konvoyu yönlendiren motosiklet ekibinin başı Kemal Tosun, reklamcı Erol Olçak ve Olçak'ın 16 yaşındaki oğlu ile Yeni Şafak Gazetesi çalışanı Mustafa Cambaz oldu.

Yine aynı saatlerde, onlarca polisin öldüğü Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Merkezi’nin olduğu bölgede olayların kontrol altına alındığı bildirildi.

SAAT 06:26 CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI’NDAN DUMANLAR YÜKSELİYOR

Ankara’da bulunan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na 2 bomba atıldı. Bombalar, Saray’ın camisinin önüne park etmiş araçlardan birinin üzerine düşerken, yapılan saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti.

Güvenlik çemberine alınan Çankaya Köşkü ve Başbakanlık Resmi Konutu’na çıkan tüm yollar kapatıldı. Darbe girişiminde kullanılan ve TÜRKSAT’ı bombalayan askeri helikopter Gölbaşı’nda düşürüldü.

SAAT 06:40 KÖPRÜ’DEKİ ASKERLER TESLİM OLMAYA BAŞLADI

Darbe girişiminin darbeciler açısından sembolü olan ve kamuoyunun “ilk ateş” olarak gördüğü Boğaziçi Köprüsü’nde askerler polislere teslim olmak istedi. Polisten ziyade kimisinin ellerinde silah, satır, bıçak gibi aletlerin olduğu ve kendilerini “Reis’in fedaisi” olarak tanımlayan grup köprüdeki askerlerin üzerine saldırdı. Tüm Türkiye’nin canlı yayında izlediği linç girişimi, tarihte görülmemiş bir nefreti simgeliyordu. Geçmişinden bu yana türküler yazılan, ağıtlar yakılan “Mehmetçik” bir grup “darbe karşıtı” kişilerin lincine maruz kalırken bu iş sadece linçle de kalmadı. Köprü üstünde vurulan askerlerin görüntüleri, kendilerinin suçu olmadığı ifade eden erlerin polislere kurtulmak için yalvarmaları Türkiye tarihinin en acı anlarını kayıt altına aldı…

SAAT 06:50 KARARGAH’TA GEÇİCİ DEĞİŞİKLİK

Başbakan Yıldırım, Genelkurmay Başkanlığı’na vekaleten 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’ın atandığını bildirdi

SAAT 07:00 YURTTA SULH KONSEYİ’NDEN YENİ AÇIKLAMA

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yakınındaki Jandarma Genel Komutanlığı’nın bulunduğu kavşağa askeri uçaktan bomba atıldığı öğrenildi. Tam bu saatlerde, Yurtta Sulh Konseyi’nden yeni açıklama geldi. Yurtta Sulh Konseyi’nin üçüncü ve son açıklamasında "Yurtta Sulh Harekatı kararlı şekilde devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

Yurtta Sulh Konseyi’nin açıklaması şu şekilde oldu:

"Türk Silahlı Kuvvetleri, Yurtta Sulh Harekatı’na kararlı şekilde devam etmektedir. Yurtta Sulh Harekatı’na karşı koyan tüm unsurlara müdahale edilmektedir. Halkımızın emniyet ve can sağlığı gereğince evlerinde kalmaları ve sokağa çıkmamaları önemlidir”

SAAT 07:40 AA: 754 GÜVENLİK MENSUBU GÖZALTINA ALINDI

Anadolu Ajansı, ülke genelinde 754 TSK mensubunun gözaltına alındığını aktardı. Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu'nda da darbe teşebbüsüne katılan askerlerin polise teslim edildiği belirtildi.

SAAT 08:00 GÖREVDEN ALMALAR

Öte yandan İçişleri Bakanlığı Gülen Cemaati üyesi olduğunu belirlenen 336 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yine cemaatçi olduğu iddia edilen 29 albay ve 5 general, İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından görevden uzaklaştırıldı.

Genelkurmay Başkanlığı’ndan dışarıya çıkarılan tanktan, barikat amacıyla kurulan kamyonların olduğu bölgeye ateş açıldığı öğrenilirken, Harbiye Ordu Evi ve TRT Radyo binası polis kontrolünde olduğu bilgisi geçildi. Düzenlenen operasyonda 13 asker gözaltına alındı. Ayrıca radyo binası içinden çok sayıda hücum yeleği ve uzun namlulu silah çıktı. Gözaltına alınan askerler sorgulanmak üzere İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Sabah 8.10'da  İstanbul’da, uçak, vapur, metro seferlei çalışmaya başladı. Sabaha kadar askerlerin elinde tutulan Boğaziçi Köprüsü kısmen trafiğe açıldı. Bu zaman aralığından yaklaşık yarım saat sonra tankların ve askeri araçların çekilmesi için Boğaziçi Köprüsü çift taraflı, FSM ise tek taraflı olarak kapatıldı.

SAAT 08:15 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN AÇIKLAMA

Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz yaptığı açıklamada 16 “asi” askerin öldürüldüğünü bildirdi. Açıklamasında “Ankara'da Beştepe'deki Jandarma Genel Komutanlığı bu asilerin, isyancıların kontrolüne geçmişti” diyen Lekesiz “Buradan Türkiye'deki 81 ilin jandarmasını sevk ve idare edip darbe çabası içindeydiler. Etrafları sarıldı. Akşamdan beri orada çatışma devam ediyor. Hemen hemen sonuçlanmak üzere. Şu ana kadar orada darbe girişiminde bulunan asi askerlerin 16 tanesi ölü ele geçirildi. 250'ye yakını gözaltına alındı. Çatışma devam ediyor, sonuçlanmak üzere” ifadelerini kullandı.

SAAT 08:32 HULUSİ AKAR GERİ DÖNDÜ

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Ankara'nın 35 kilometre kuzeybatısındaki Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'na düzenlenen operasyonla kurtarıldı. Akar’ı Çankaya Köşkü’ne getiren helikopterde ise darbe girişiminin başındaki isimlerden olan AKP’li vekil Şaban Dişli’nin kardeşi Tümgeneral Mehmet Dişli de vardı. Akar'ın kurtarıldıktan sonra Dişli'yi tutuklattığı belirtildi. Kurtarılan Hulusi Akar'ın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

SAAT 08:58 EGE ORDUSU KURMAY BAŞKANI VE 12 ASKER GÖZALTINDA

Darbe girişimine ilişkin İzmir’de Ege Ordusu Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen, Albay Yener Karaduman, Albay Oksal Çelik, 2. Komando Tugayı Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay Bülent Eryılmaz, Yarbay Faik Baran, Kurmay Pilot Binbaşı Fatih Sarıçay, Yüzbaşı Kadir Silay, Yüzbaşı Emir Bingül, Üsteğmen Yasin Yılmaz, Teğmen Rıdvan Mecnur, Astsubay Cihangir Özcan, Astsubay Taner Çakal, Uzman Çavuş Hakan Yalçın gözaltına alındı. Gözaltına alınan Tümgeneral Hakbilen ile diğer askerlerin, İzmir Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüleceği belirtildi.

SAAT 09:10 HSYK TOPLANDI

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), cemaat üyesi ya da cemaate yakınlığı olan hakim ve savcılar hakkında en ağır tedbiri almak üzere toplandı.

SAAT 09:20 AKP’DEN İDAM AÇIKLAMASI

Dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı şimdiki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Tvnet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Darbecilere idam cezası verilmesini masaya getireceğiz" dedi.

SAAT 09:30 GENELKURMAY’A OPERASYON VE GÖZALTILAR

Adalet Bakanlığı, darbe girişimiyle ilgili başlatılan soruşturmalar kapsamında, Türkiye genelinde bin 563 TSK personelinin gözaltına alındığını duyurdu. Gözaltına alınanlar arasında 58. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Murat Aygün’ün de bulunduğu öğrenildi.

Polis ve askerlerin, Genelkurmay Başkanlığı'na operasyon düzenleyeceği öğrenildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nda görevli 3 Cumhuriyet savcısı, sanıkları teslim almak için Genelkurmay Başkanlığı nizamiyesine geldi. Genelkurmay Başkanlığı Karargahında askerlerin, teslim olmak için müzakere talebinde bulundukları belirtildi. Genelkurmay Başkanlığından çıkan 700'e yakın silahsız er ve erbaş polise teslim oldu. Teslim olmaya başlayan er ve erbaşlara su ve sigara götüren vatandaşlar, askerlere teslim oldukları takdirde zarar görmeyecekleri yönünde telkinde bulundu. Vatandaşlarla görüşen erbaşlar ise rütbeliler tarafından "tatbikat var" denilerek kandırılıp, Genelkurmay Başkanlığına getirildiklerini söyledi. Teslim olan askerler önce TÜİK binasına, daha sonra da Polis Akademisi'ne götürüldü. Bu arada bazı askerlerin ceplerinde bulunan mermileri, kendi istekleriyle polislere teslim ettiği görüldü. Yaklaşık 150 kişilik, silahlı mühimmata sahip bir grup asker ise Genelkurmay Başkanlığı içinde bekletildi.

Aynı dakikalarda İstanbul Kuleli Askeri Lisesi’nde 80 öğrencinin gözaltına alındığı bildirildi.

SAAT 09:44 ÖLÜ SAYISI 90, YARALI SAYISI BİN 154

Darbe girişimi nedeniyle çıkan olaylarda Türkiye genelinde 90 kişinin hayatını kaybettiği, bin 154 kişinin yaralandığı bildirildi.

Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk ile Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Muhabere ve Destek Eğitim Komutanı Korgeneral Metin İyidil hakkında, vatana ihanet suçundan işlem başlatıldı. 15 Temmuz soruşturmaları başladığı andan itibaren darbe girişiminin başındaki isimin Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk olduğu iddia edildi. İleri sürülen bu bilgi sadece bir iddia olarak kalmadı, 15 Temmuz Çatı İddianamesinde de yer aldı. Türkiye’de tüm siyasi iklimi değiştiren darbe girişiminin askeri kanattaki birinci sorumlusu artık Akın Öztürk’tü. Akın Öztürk’ün gözaltına alındığı Akıncı Üssü’nden emniyete getirilişi de ülkenin gündemine bomba gibi düşmüştü. Öztürk’ün kelepçeli şekilde ifade vermeye getirilme görüntülerindeki hali dikkat çekiciydi. Öztürk ve yanındaki askerlerin işkenceye maruz kaldığı ve feci şekilde darp edildiği iddia edildi. Söz konusu iddialar gündemden düşmeyince Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bir açıklama yaptı. Bozdağ Akın Öztürk ve beraberindeki askerlerin görüntülerine ilişkin, arbede sırasında gerçekleşti ifadelerini kullandı. Halbuki askerlerin, polis ve “Reis’in fedaileri” tarafından uğradığı fiziksel ve sözlü işkenceler defalarca sosyal medyada yayınlanmıştı. AKP kanadı bu görüntülere rağmen “işkence yok” açıklamasında bulundu.

Türkiye genelindeki tüm hakim ve savcılardan izinli olanların, izinlerini keserek derhal görevlerine başlamalarına ve adli tatilin iptaline karar verildi.

SAAT 10:22 ERDOĞAN’IN KALDIĞI OTELİ BASANLAR FİRAR ETTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir süre kalıp ayrıldığı Marmaris’teki otele ağır silahlarla helikopterlerden ve karadan ateş açan askerler, darbe girişiminin başarısız olması sonucu bölgeden kaçtı.

SAAT 10:30 BİNALİ YILDIRIM: AKAR KURTARILDI

Darbe girişimi esnasında rehin alınan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar operasyonla kurtarıldıktan sonra ilk kez görüntülendi.

Başbakanlık twitter hesabından yapılan açıklamada, "Genelkurmay Başkanımız Hulusi Akar sağ salim kurtarıldı ve şu anda Çankaya'da kriz merkezinde görevinin başındadır" denildi.

SAAT 11:26 GENELKURMAY’DAN İLK AÇIKLAMA: DARBE GİRİŞİMİ ENGELLENMİŞTİR

Genelkurmay Başkanı Vekili Orgeneral Ümit Dündar, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde bir basın toplantısı düzenleyerek, "Türkiye maalesef kendi meclisini, kendi kurumlarını bombalayan, kendi vatandaşına kurşun sıkan bir grubun cinnetine şahit olmuştur" dedi.

15 Temmuz 2016 tarihinde saat 22:00 sularında Ankara ve İstanbul başta olmak üzere, muhtelif şehirlerinde emir komuta zinciri dışında, bir askeri hareketlilik başladığını söyleyen Dündar, "Kısa sürede yapılan bir değerlendirme sonucunda bu hareketliliğin TSK içinde yuvalanmış olan çeşitli rütbelerden bir grup asker tarafından başlatılan darbe girişimi olduğu anlaşılmıştır. Genelkurmay karargahında ve diğer görevlerdeki çok sayıda komutan, darbe teşebbüsünde bulunan kişiler tarafından ele geçirilerek, ilk anda bilinmeyen yerlere götürülmüşlerdir. Ankara ve İstanbul yanında çeşitli şehirlerimizde devlet kurumlarını ve yönetimi ele geçirmeye yönelik faaliyetler tespit edilmiştir" diye konuştu.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve bazı Zırhlı Birlik unsurlarının ağırlıklı olarak bu darbe girişiminin içinde yer aldığının tespit edildiğini söyleyen Orgeneral Dündar, " Bu darbe teşebbüsü, TSK emir ve komuta zinciri tarafından ilk andan itibaren reddedilmiştir. Bu durum darbecilerin medya ve internet gibi enformasyon araçlarıyla giriştikleri algı operasyonunu kısa sürede çökertmiştir. Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız, Başbakanımız, Bakanlarımız, TBMM üyelerimiz, TSK ile tam bir dayanışma içerisinde, demokrasinin, hukuk devletinin yanında yer alarak bu darbe girişimini önlemişlerdir. Darbe teşebbüsünün anlaşılmasından itibaren, milletimiz sokaklara inerek, tankların önüne geçerek, meydanı darbecilere bırakmayarak demokrasimize ve Cumhuriyetimize sahip çıkmışlardır. Gerek emniyet teşkilatımız, gerekse savcılarımız, gerekli tedbirleri süratle alarak sürecin önünü geçmişlerdir. Ancak bu girişim sırasında Türkiye maalesef kendi meclisini , kendi kurumlarını bombalayan, kendi vatandaşına kurşun sıkan, bir grubun cinnetine şahit olmuştur. Ülkesini koruması için kendisine emanet edilen silahları, kendisine çevirenlerin sergilediği alçaklığı, bu millet asla unutmayacaktır. Azim ve kararlılıkla devletine sahip çıkan milletimizin, her bir ferdine şükranlarımızı sunuyoruz. Milletimizin asla endişesi olmasın ki, Türkiye darbeler ve cuntalar dönemini bir daha açılmamak üzere kapatmıştır" dedi.

Darbe girişiminin başlangıcından itibaren, tespit edilen 41’i polis, 2’si asker, 47’si sivil olmak üzere toplam 90 kişinin hayatını kaybettiği bilgisini veren Orgeneral Dündar, yaralıların sayısını da 1154 olarak açıkladı.

Ankara’da Jandarma Okullar Komutanlığı görevini yürüten Tümgeneral Sadık Köroğlu ve İstanbul’da ikinci zırhlı tugay komutanlığı görevini yürüten Tümgeneral Özkan Aydoğdu başta olmak üzere toplam 1563 askerin tutuklandığını söyleyen Dündar şu ifadeleri kullandı:

"Yine şu ana kadarki tespitlerimiz ışığında, darbe teşebbüsü içerisinde yer alanlardan 104 kişi ölü olarak ele geçirilmişlerdir. Türkiye bu ihanet teşebbüsünün üstesinden gelerek, demokrasiye ve hukuk devletine olan bağlılığını tüm dünyaya göstermiştir. TSK olarak darbeye karışan herkesle birlikte paralel devlet yapılanması mensuplarının tamamını ordumuzdan temizlenmesi konusunda kararlı olduğumuzu açıklıkla ifade etmek isterim. Devletine ve milletine ihanet eden hiç kimse cezasız kalmayacaktır. TSK demokratik hukuk devletinde olması gerektiği gibi milletinin emrinde bir kurum olarak çalışmaya devam edecektir. Demokrasi ve milli iradeye sahip çıkan tüm siyasi partilere ve medya kuruluşlarına şükranlarımı sunuyorum. Genelkurmay Başkanımız görevine başlamış durumda. Diğer komutanlarımızdan herhangi bir bilgi vermem mümkün değil, şu anda temas kuramadığımız komutanlarımız içerisinde Veysel Kösele bulunmaktadır”

SAAT 11:30 DAVUTOĞLU: MİLLETİMİZ DESTAN YAZMIŞTIR

Eski Başbakan ve AKP Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, darbe girişiminde bombalı saldırıya uğrayan TBMM'ye gelerek, Meclis Başkanı İsmail Kahraman ile görüştü.

Kahraman ile Genel Kurul salonunda bir araya gelen Davutoğlu, daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu.

"Meclisimize saldırıldı. Gazi Meclisimiz bir kez daha gazi oldu. Devletin kurumlarına saldırıldı, Türkiye'nin kara bir gün yaşaması için hain, alçak odaklar tarafından her şey yapıldı." diye konuşan Davutoğlu şunları söyledi:

Meclisimiz bir savaş kazanmış Meclisti, savaş şartlarında kurulan Meclisti. Şimdi de bir demokrasi zaferi kazandı. Milletimiz bu zaferin en önemli öznesi oldu. Alanlara çıkan, canını ortaya koyan, kimilerini de tanıdığımız, şehadet mertebesine erişmiş kardeşlerimiz tarihe altın harflerle yazılarak geçtiler. Kimse dün gece yapılan bu tavrı, alçakça saldırıyı Silahlı Kuvvetlerimize mal edemez. Silahlı Kuvvetlerimiz başta Genelkurmay Başkanımız olmak üzere bütün kademesiyle bu darbe karşısında direnç göstermiştir. Meclis, Türkiye'de siyasetin küçük hesaplarla değil, büyük idealler için yapıldığını ortaya koydu. Ben milletimize 'geçmiş olsun' bile demek istemiyorum. Çünkü milletimiz bir destan yazdı, demokrasi zaferimiz mübarek olsun diyorum. Şehitlerimize rahmet diliyorum, birçoğunu, kısmını tanıdığım, ailelerini arayarak taziye dilediğim dostlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyorum. Erol Olçak kardeşimiz ki son umrede beraberdik, son umrenin son tavafını birlikte yaptık. Allah ona ve oğluna cenneti, mekanların en güzelini nasip etsin. Mustafa Varank kardeşimizin kardeşi de şehit olanlar arasında. Bütün demokrasi şehitlerini rahmetle anıyorum, ailelerine taziyelerimi sunuyorum”

SAAT 12:20 BİNALİ YILDIRIM: HAYIRLI OLSUN

Başbakan Binali Yıldırım, darbe girişimine ilişkin olarak Çankaya Köşkü'nde basın açıklaması yaptı.

Çankaya’da açıklama yapan Başbakan Yıldırım’a Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Milli Savunma Bakanı Fikri Işık eşlik etti

Yıldırım’ın açıklaması şu şekilde:

Sevgili vatandaşlarım, aziz milletim, 15 Temmuz Cuma gecesi Türk demokrasisi için kara bir lekedir. Akşam darbe girişiminde bulunan paralel terör çetesinin demokrasi çetesine karşı demokrasi nöbeti tutan sabah da normal hayatına dönen asil milletin adı Türk milletidir. Milletimin bütün fertlerine bayraklarıyla meydanlara koşan bu paralel terör örgütü çetesine karşı dimdik ayakta duran bütün vatandaşlarımı alnından öpüyorum, ay yıldızlı bayraklarını dalgalandırarak terör çetesine verilecek en güzel cevabı vermişlerdir. 15 Temmuz artık değerli vatandaşlarım demokrasimizin bayramı olmuştur. Bu darbe girişiminde hayatını kaybeden güvenlik güçlerimiz, polisimiz, sivil vatandaşlarımızı rahmet, minnet, şükranla anıyorum. Yakınlarına başsağlığı diliyor, acılarını paylaşıyorum. Yaralılarımıza Allah’tan şifa diliyorum. Kahramanca savaşan güvenlik güçlerimizi alnından öpüyor, milletimizle beraber büyük bir belayı Allah’a şükür def ettik. Sevindirici olan bu kalkışma, TSK’nın emir kumanda hiyeraşisi ile olan bir kalkışma değil, silahlı kuvvetler içerisindeki paralel terör yapılanmasının bir kalkışmasıdır. Bu vesile ile vatanını milletini bayrağını seven ve alçakça girişime asla prim vermeyen değerli komutanlarımızı tebrik ediyorum. Ayrıca, olayın olduğu ilk andan itibaren meydanları dolduran sivil toplum kuruluşları, vatandaşlarımız siyasi parti taraftarlarına da teşekkür ediyorum. Özellikle kahramanca çarpışarak hayatlarını ortaya koyarak bu belayı def eden tüm emniyet mensuplarımızı yürekten kutluyorum. Bu yaşadığımız olay bir şeyi ortaya koymuştur. Türk milletinin demokrasi konusunda ne kadar engin bir tecrübeye sahip olduğunu demokrasinin ve milli iradenin ne kadar ülkemizin bağımsızlığı için önemli olduğunu bir kez daha bütün dünya gördü. Hele hele, köprüyü kesen yolları kesen binalara girmeye çalışan tankların elinde bayrakla önüne yatan, o tankların üzerine çıkan o aziz vatandaşlarımız canını bu uğurda veren o şehitlerimizi bu büyük millet asla ve asla unutmayacaktır. Bu zor günümüzde bizi arayan dost ülkelere de ve dayanışma isteklerini ortaya koyan dost ülkelere de teşekkür ediyoruz. Değerli kardeşlerim, bu paralel çete mensupları artık yüce Türk adaletinin elindedir. Müstahak oldukları her türlü cezayı, karşılığı göreceklerdir. Evet, milletimiz bu olaydan çok büyük bir basiret göstermiştir. Bu basiret Türkiye’de milli iradenin, demokrasinin kesintiye uğramasının önüne geçmiştir. Bu kalkışmayı yapanlar şunu anlamalıdır, hiç kimse bu milletin demokrasi aşkıyla ve özgürlük isteğiyle asla ve asla boy ölçüşemez. Vatandaşlarımızın bugün normal hayata dönmüş olması, erdeminin bir göstergesidir. Devletin silahıyla, parasıyla, bombasıyla, tankıyla, uçağıyla, helikopteriyle bu ülkenin vatandaşlarının üzerine ateş açan PKK teröründen daha da aşağılıklardır. 161 ŞEHİT Bazı dostlarımız bize bu konudaki başından beri gösterdiğimiz hassasiyeti anlamakta zorluk çekiyorlardı. Anlamalarının bize çok büyük maliyeti oldu. Tankların önüne çıkarak hayatını ülke için veren bütün kardeşlerimi bütün şehitleri tekrar rahmetle anıyorum. Maalesef, bu kalkışma bastırılmıştır. Ancak şehitlerimiz vardır. Toplam 161 şehidimiz mevcuttur. 1440 yaralımız vardır. Bu olaya karışan şu ana kadar 2839 çeşitli rütbede subay, asker gözaltına alınmıştır. Üst düzey rütbeliler de mevcuttur. Bu belayı büyük millet bir kez daha def etmiştir. Başkomutanımız, sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu o memleket sevdası ve basiretiyle bütün hükümetimizin üyeleri ve vatansever komutanlarımızla birlikte halkımızla bir olarak, beraber olarak, kenetlenerek bu belanın üstesinden geldik. Dünya tarihinde emsali bu kadar orantısız güce karşılık, emsali görülmeyecek büyük bir başarıyı bu milletin yaşatan rabbime hamd ediyorum. Ayrıca, basın kuruluşlarımız, yazılı görsel sosyal medya kuruluşlarımız bu olayda çok büyük bir vatanseverlik ve basiret örneği ortaya koymuşlardır. Çetelerden yana değil, ülkeden yana net bir tutum almışlar, halkımızın anında en doğru şekilde bilgilendirilmesini sağlamışlardır. Başta siyasi parti liderleri olmak üzere, bütün siyasi parti taraftarları da sivil toplum kuruluşları da görüş farklılıklarını bir tarafa bırakarak meydanlara akmış, ay yıldızlı bayrağı tankların tepesine dikmeyi başarmıştır. Dolayısıyla basına, STK’lara, siyasi partilerimize örnek vatanseverlik davranışlarından dolayı teşekkür ediyorum. İşin birinci safhası burada sona ermiştir. Bundan sonraki yapılacak işlemler de, çalışmalar da vatandaşlarımız normal hayatlarını sürdürürken ülkemizi milletimizi dünya ülkeleri arasında itibarsızlaştırmaya çalışan bu güruhlara karşı her türlü işlem gecikmeden misliyle yapılacaktır. Milletin bunu bilmesinde fayda vardır. Biz yolumuza aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Tekrar bütün milletimize geçmiş olsun diyor, demokrasi bayramımız 15 Temmuz ülkemize milletimize hayırlı olsun diyorum.

Değerli arkadaşlar, komutanlarımızla ilgili endişelenecek bir durum yok, kontrol altına alınmıştır. Kısa süre içerisinde komutanlarımızla normal sürece geçeceklerdir. Görevlerinin başındalar. Arkadaşlar, şimdi malum vahim bir olayın daha sıcaklığı devam ediyor. Tutuklamalar, gözaltılar devam ediyor. Henüz tamamlanmış değil, ikincisi de tabii bu işlenen bu suçun karşılığı hukuk sisteminde yargı sisteminde adalet sistemimizde açık ve seçik tanımlanmıştır. Bilindiği gibi değerli arkadaşlar, idam cezası Türk anayasasından hukuk sisteminden çıkarılmıştır. Yüce Meclis’imiz toplanacak ve burada ülkenin bu ve buna benzer çılgınlıklarla karşı karşıya kalmaması için ne gibi tedbirler alacaksa, bunları da diğer partilerimizle değerlendireceğiz. Tabii, elde edilen ilk bilgilere göre darbecilerden 20 civarında ölen var. 30’a yakın da yaralı var, bu rakamlar kesin değil. İlerleyen saatlerde rakamlar ortaya çıkacaktır. Bunu ifade etmek isterim. Tespit edilenler ifade edilmiştir. Fethullah Gülen bir terör örgütünün başı olduğu bildiğimiz ve bu konuda güvenlik kurul kararı da dahil her türlü altyapısı olan iade talebini de yaptığımız birisidir. Dolayısıyla hele hele dün akşam yaşanan olaydan sonra bu şahsın, adamın bu çete liderinin bu terör örgütü başının arkasında duracak ülke göremiyorum. Bunun arkasında duracak ülke Türkiye’ye dost değildir, Türkiye’ye karşı ciddi bir savaşın içindedir. Bu çete reisinin gereken şekilde hak ettiği ceza ile buluşmasıdır. Arkadaşlar, Cumhurbaşkanımızın genel sekreteri evine gitmek üzere yolundadır. Benim dediğim, bu büyük bir olaydır. Milli iradeye karşı yapılmış en büyük darbe girişimidir. Başka darbe girişimlerinden en önemli farkı da vatandaşın bu darbe girişimine karşı darbe girişimidir. Vatandaşın tankın üzerine çıkarak, adeta linç edecek şekilde büyük bir hiddetle üzerlerine gitmesidir. Vatandaş, kolluk kuvvetlerini beklemeden gözaltına aldılar, bağladılar. Böyle bir milletin ferdi olduğumdan dolayı bütün arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Bu milletin içinde Türk vardır, Kürt vardır binbir meşrep vardır. Bir kez daha millet devletinin değerini bilmiştir, yanında yer almıştır.

Çok fazla var, gözaltına alınanlar var, arananlar var. Aşağı yukarı işin omurgasını oluşturan bütün isimler, işin beynini oluşturan bütün isimler alınmıştır. Müşterek bir çalışmanın ürünüdür. Kolluk kuvvetleri savcılarımızla çok güzel bir koordinasyon içinde çalışmıştır. Gece boyunca titiz bir çalışma ile bu darbe girişimine yeltenenler hakkında gerekli adli işlemleri geciktirmeden yapan bütün savcılıklarımıza, savcılarımıza bu vesile ile de teşekkür ediyorum. Çok güzel bir çalışma örneği gösterilmiştir, bu ülkenin başkomutanı olarak sayın Recep Tayyip Erdoğan, ilk andan itibaren “Ölmek var, dönmek yok. Bedeli biz ödeyeceğiz” demiştir ve noktayı koymuştur. Arkadaşlar, bilgilere göre konuşuyoruz. Gün boyu bu çalışmalar devam edecek. Detay yok daha fazla. Bu hain girişime kalkışmaya karışanların artık generalliği, amiralliği söz konusu değildir. Rütbesi ne olursa olsun haindir, hainin rütbesi olmaz. Bölücü teröristler bu ülkenin bölünmesi parçalanması zarar görmesi adına hesap sorulacaktır. Hiçbir kişi dışarıda kalmayacak. Bunların hepsi biliniyor, gereği de gecikmeden yapılacaktır. Geçmiş olsun. Basın mensuplarının görevi olayları milletimize aktarmaktır. Olayın heyecanı ile stresi ile bazı yanlışlar yaşanmış olabilir. Biz sizden özür diliyoruz. Toplumun psikolojisini idare etmek takdir edersiniz ki kolay değildir. Ben milletime çağrıda bulunuyorum, ayrıştırma günü değil birleştirme günüdür. Beraber olma, bir olma, Türkiye olma günüdür. Biz, asil bir milletiz. Brüksel’de saldırı oldu, 10 günde havalimanını açamadılar, biz 4 saatte açtık. Dolayısı ile giden mal geri gelir ama giden canlar geri gelmez. İçimizi yakan şehitlerimizdir. Tek tesellimiz bu alçakların başaramamasıdır. Arkadaşlar, tabii bu konunun bütün boyutları ele alınacak. Hiçbir şey atlanmayacak, nerede zaaf var nerede ihmal var hangi sistemde yetersizlik var değerlendirilecek. Şu an o an değil. Bu beladan def etmiş olmak ve bu belayı başımıza saranların hesabını sormakla meşgulüz.