Koton işte böyle büyüyor: Emekçilerden kes, zenginleş, 'ünlülere' dağıt...

Oyuncu Fahriye Evcen'e 1,5 milyon reklam parası veren Koton, tasarruf tedbirlerini gerekçe göstererek işçilerin yol parasını kesti, kabul etmeyen emekçileri işten çıkarmakla tehdit etti. Çalışan sayısını da azaltan Koton, kendisine yeni büyüme hedefleri koyarken, bir Koton emekçisiyle çalışma koşullarını konuştuk.
Ali Ufuk Arikan
Salı, 04 Nisan 2017 07:29

Türkiye'de yoğun sömürünün camekan ardında görünmez olduğu alanlardan biri de mağazalar... Günde yüzlerce kişinin alışveriş yaptığı bu mağazalarda kimisi reyonlarda, kimisi kasada, kimisi depoda onlarca emekçi oldukça zor şartlar altında saatlerce çalışıyor ve karşılığında oldukça düşük maaşlar alıyor. İstisnasız tüm giyim mağazalarında yaşanan bu sömürünün bir durağı da Koton adlı giyim mağazası. 2018 için 6 milyar TL ciro hedefi koyan, yurt içi ve yurt dışında açtığı mağazaların sayısını da 780'e yükseltmeyi planlayan, bunun için de reklam yüzlerine milyonlar harcayan Koton, son olarak oyuncu Fahriye Evcen'le 1,5 milyon liralık bir reklam anlaşması yapmıştı.

Peki, Koton kârına kâr katarken ve her yıl büyüme hedeflerini güncellerken Koton'da çalışan emekçilerin durumu nasıl? Ankara'da Koton'un depo bölümünde çalışan bir emekçi, çalışma koşullarına ilişkin soL'a açıklamalarda bulunurken, söyleşinin hemen başında haberde adının geçmesi durumunda işten çıkarılabileceği uyarısında bulunuyor.

İŞÇİLERDEN KES VE BÜYÜ...

Koton'un bir AVM'deki mağazasında depo bölümünde çalışan H., çalışma koşullarından önce Koton'un kısa süre önce aldığı bir "tasarruf" kararını anlattı. "Oyuncu Fahriye Evcen'e 1,5 milyonluk reklam anlaşması yaptılar biliyorsunuzdur. Bir de şarkıcı Teoman'la reklam anlaşması yaptılar, onun miktarı basına yansımadı... Bu kadar para saçan ve her gün büyüme hedeflerini yenileyen Koton, önümüze bir metin koyarak işçilere yol parasının artık verilmeyeceğini iletti" diyen H., bu metne imza atmayan ve kabul etmeyenlerin de işten çıkarılacağının kendilerine iletildiğini aktardı.

Koton'un bu talebini birçok işçi gibi istemeye istemeye de olsa kabul etmek zorunda kaldığını belirten H., "İşsizlik bu kadar artmışken, insanlar buradan gelen asgari ücrete mecbur durumda. Geçim için mecbur imza atıldı. İşe başladığımda geçerli olan yol parası önce düşürüldü, sonra kaldırıldı. Buna gerekçe olarak da tasarruf gösterildi. Reklam için kesilmeyen para Koton'a emek veren işçilerden kesiliyor" ifadelerini kullandı.

KOTON BÜYÜSÜN, İŞÇİLER DAHA ÇOK ÇALIŞSIN

Koton'da çalışmaya başladığında mağazada 40 kişinin çalıştığını belirten H., işten çıkarmayla karşılaşmadığını ama çalışma koşulları dolayısıyla çeşitli hastalıklarla mücadele eden arkadaşlarının işten ayrılmak zorunda kaldığını dile getirdi. Şu anda mağazada 25 kişinin çalıştığını belirten H., "Koton büyümek için tek kesintisini bizim üzerimizden yapıyor. Önceden 40 kişinin yaptığı işi şimdi 25 kişi yapıyoruz. Yeni işçi alınmıyor, gerekçesi tasarruf. İş yükümüz bir sene önceye göre ikiye katlanmış durumda. Bunu söylüyoruz ama yeni alım yapılmayacağını, tasarruf gereği bu adımların atıldığı söyleniyor" diye konuştu.

Kendisinin mağazanın depo bölümünde çalıştığını, günde yüze yakın koliyle uğraştığını belirten H., çalışma koşullarının ağırlığının sağlık sorunlarına da yol açtığını belirtiyor. "Yarı zamanlı ya da tam zamanlı çalışma fark etmiyor" diyen H., herkesin işe geldiği süre içinde benzer koşulları yaşadığını, düşük ücretlere talim etmek zorunda olduğunu dile getirdi.

YOL YOK, YA YEMEK?

Yol parasının kesildiği Koton'da yemek parası ödemesi ise devam ediyor ancak yine bir sorun var. Koton'da günlük 9,5 lira yemek parası verildiğini belirten H., "AVM'lerde 9 liraya ya aç kalarak ve kötü yemek yemeye razı olmamız gerekiyor ya da üzerine para ilave ederek yemek yememiz gerekiyor. Ben artık aldığım maaştan geriye bir şey kalmadığı için yanımda yemek götürmeye başladım. Soğuk da olsa fark etmiyor ya da ekmek arası... Yol parası da kesilince ayda 200 lira yola gitmeye başladı, başka çaremiz kalmadı" diyor.

TÜM MAĞAZALARIN EMEKÇİLERİNİN KOŞULLARI BENZER

"Tüm giyim mağazalarında yaşananların bir yansıması aslında bizde yaşananlar, hemen tüm mağaza emekçileri benzer koşullarda çalışıyor" diyen H., "Çok çalış, çok emek ver, az para al, para talep etme, prim için yırtın. Mağaza başı hedef konuluyor, eğer o hedefe ulaşırsanız size prim veriliyor. Yani normal koşullarda zaten büyük bir sömürüye maruz kalırken, bir de üzerine prim baskısıyla bizden daha çok çalışmamızı bekliyorlar. Burada biz 100 lira 200 lira prim alacağız diye insanüstü gayret gösterirken, mağaza onbinlerce lira daha fazla kâr sağlıyor" ifadelerini kullandı.

ÖRGÜTLENMEK TEK ÇIKIŞ

Mağazada çalışan işçilerin tüm sorunlarının çözümünün birlikte hareket etmekten geçtiğini belirten H., mağaza işçilerinin örgütlendiği bir sendika olsa en azından birlikte hareket ederek birçok kazanıma imza atabileceklerini belirtiyor. Birlikte hareket edebilseler en azından yol parasının kesildiğini belirten kağıtlara bu kadar kolay imza atmayacaklarını belirten H., "Eğer daha iyi koşullarda çalışmak istiyorsak, hakkımızı almak istiyorsak bu durum değişmeli" diyor.