AKP'nin kârlı hilesi 'güvenlik soruşturması': 1 yıldır göreve başlatılmayan diş hekimi anlatıyor

Aralık 2016'da ataması yapılan ancak güvenlik soruşturması bahane edilerek halen görevine başlatılmayan uzman diş hekimi, yaşadıklarını soL'a anlattı.
Haber Merkezi
Salı, 19 Aralık 2017 08:05

15 Temmuz 2016’dan sonra AKP, kamu emekçilerine dönük şiddetli bir operasyona başladı. Pek çok emekçi açığa alındı, ihraç edildi. Öte yandan aynı sürece, ataması yapılmış olmasına karşın güvenlik soruşturması bahanesiyle görevine başlayamayan binlerce emekçinin mağduriyeti eşlik etti.

29 yaşındaki Ö.E., ataması yapıldığı halde görevine başlayamayan bir diş hekimi. Üniversitedeki uzmanlık eğitimini bitirdikten sonra kısa bir süre özel bir klinikte çalışmış. 2016 yılı Aralık ayında yapılan kurayla ismi “atanacaklar” listesinde açıklanan ancak halen göreve başlayamayan Ö.E. şöyle diyor: “Gerekli belgeleri hazırlayıp başvurumu yaptım ve 1 yıldır güvenlik soruşturması nedeniyle atamam yapılmadığı için bekliyorum.”

OHAL dönemindeki güvenlik soruşturmalarının atamaları geciktirdiğini ancak 1 yılın çok uzun bir süre olup olmadığını sorduğumuz Ö.E., durumu şöyle açıklıyor: “Başvuru sırasında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması formu diye bir belge dolduruluyor. Bu belgede "Hakkınızda açılmış dava veya verilmiş hüküm var mı?" diye bir soru var. Sonradan anladık ki bu sorunun cevabı evetse işlemler otomatik olarak birkaç ay daha uzuyor. Bir de benim hakkımdaki dava Haziran Direnişi sırasında eylemlere katılmakla ilgili olduğundan bu kadar uzamasının politik nedenlerle ilgili olduğunu da düşünüyorum.”

'DEVLETİN KOYDUĞU KURAL NEDENİYLE, GÜVENCESİZ İŞLERDE ÇALIŞTIM'

Ö.E. yalnız değil, işlerine başlayamayan hekimlerin kurduğu bir iletişim ağı var ve göreve başlaması engellenen diş hekimi, tam sayıyı bilmediğini ama farklı süreler bekleyen yüzlerce kişi olduğunu söylüyor.

Ö.E., atama başvurusunda hiçbir yerde çalışmadığına dair belge teslim etmesi gerektiği için, çalışmakta olduğu özel klinikten istifa etmiş. Sonrasını ise şöyle anlatıyor: “Tam bir kabus. Bugün yarın olacak diye beklerken aylar geçti. Hiçbir yerden bilgi alamadım. Sağlık Bakanlığı telefonlara cevap vermiyor. Dilekçeme aylar sonra ‘güvenlik soruşturmanız devam ediyor’ diye bir cevap geldi. Güvenlik soruşturmasının yapıldığı emniyet müdürlükleri gizli bilgi diyerek kapıdan içeri bile sokmuyorlar.”

Yaşadığı maddi sıkıntı nedeniyle depresyona girdiğini söyleyen diş hekimi, geçimini sürdürebilmek için güvencesiz işlerde çalışmış: “Harçlığımı çıkarabilmek için sigortasız işlerde çalıştım. Çünkü sigortalı çalışırsak atanma hakkımızın kaybolacağı söyleniyordu.” 

Yani kamusal hizmet vermesi engellenen bir sağlık emekçisi, devlet eliyle konan kurallar nedeniyle sigortasız çalışma koşullarına itilmiş.

'BABAM AKP'Lİ, ATAMAM YAPILMAYINCA BENİ SUÇLADI'

Ö.E., ailesiyle ilişkilerinin de bozulduğunu söylüyor: “Babam AKP'li. Atamam yapılmadığı için beni suçladı. Kendi kanallarından torpil yoluyla atamamı yaptırmaya çalışmış. 20 bin TL rüşvet istemişler. Tabii şimdi düşününce rüşvet piyasası için insaflı da davranmışlar diyor insan. Bu olanlardan sonra iyice sinirlerim bozuldu.”

Uzmanlığını almış bir diş hekimi olarak Ö.E., 9 ayın sonunda beklemekten vazgeçip ve atanma hakkının yanması ihtimalini göze alarak, tekrar özel bir poliklinikte çalışmaya başlamış. 

'BİRKAÇ SAYFA BİR ŞEY OKUMAK LÜKS OLDU'

“Ben sağlık hizmetinin kamusal olarak verilmesi gerektiğine inanıyorum. Özel sektörde bu işi yaparken çoğu zaman mutsuz oluyorum. Çünkü asıl tedaviye ihtiyacı olan hastalar paraları olmadığı için tedavi olamayabiliyor. Parası olan hastalarsa sırf estetik kaygılarla yanlış tedaviler talep edebiliyor. Para kazanmak için gerekli olan tedaviyi değil, hastanın istediği tedaviyi yapmak zorunda kalabiliyoruz” diyen Ö.E., bu tablonun mesleki tatmini azalttığını vurguluyor.

Genç diş hekimi haftanın 6 günü, günde 10 saat çalıştığını, kendisi için hiçbir şey yapamadığını belirterek “İş çıkışı bir etkinliğe katılmak, arkadaşlarımı görmek, evde birkaç sayfa bir şey okumak lüks oldu” diyor.

“İş dışındaki saatler hiçbir şeye yetmiyor, sürekli bir koşuşturmaca içinde yaşıyorum. Resmi tatillerde bile çalışmamız bekleniyor” diyen Ö.E., bu kadar uzun saatler çalışıyor olmasına rağmen kamuda çalışan diş hekimlerinin yarısı kadar maaş aldığını söylüyor: “Sigortam da aldığım paranın üçte biri üzerinden yatıyor. Yani emekliliğime yansıyacak bir birikimim olmuyor. Yemek ve yol parasını da kendim karşılamak zorunda olduğum için hiçbir birikim yapamıyorum. Bir şekilde işsiz kalsam ailemden, arkadaşlarımdan destek almadan 2 ay yaşayamam.”

'GEZİ'YE BU NİYETLE KATILMIŞTIM, ÇOK HAKLIYMIŞIM'

29 yaşındaki diş hekimi, mağduriyetine sebep olan OHAL’in, patronların ihtiyaçlarına hizmet ettiğinin altını çiziyor: “Devlet bizi istihdam etmediği için patronlar istedikleri gibi sömürüyor.”

Devlet eliyle kamusal sağlık hizmeti vermenin engellendiğini vurgulayan Ö.E., geçen her günün, Haziran direnişinin ne kadar haklı olduğunu kanıtladığını belirtiyor: “AKP’ye ve patronlara karşı mücadeleyi büyütmekten başka şans yok, Gezi’ye de bu niyetle katılmıştım, çok haklıymışım.”