Lopez Obrador ile Meksika'yı neler bekliyor?

Meksika seçimlerinde ilk sırada çıkan aday sosyal demokrat Andres Manuel Lopez Obrador oldu. Lopez Obrador, 'uyumlu' siyaset izlemeye çalışacağının sinyallerini veriyor.
Tulga Buğra Işık
Pazartesi, 02 Temmuz 2018 15:46

Andres Manuel Lopez Obrador, üçüncü kez girdiği Meksika Devlet Başkanlığı seçimlerini kazandı. Meksika siyasetinde bilinen bir isim olan Lopez Obrador, 2006 başkanlık seçimlerinde yüzde 0,6 farkla seçimi kazanamamıştı. 

Lopez Obrador, 2012 seçimlerinde de yenilgiye uğradıktan sonra kendi partisini kurarak bu yıl tekrar devlet başkanlığına aday oldu ve oyların yarısından fazlasını alarak seçimin galibi oldu.

MEKSİKA'NIN SORUNLARI NASIL ÇÖZÜLECEK?

Sosyal demokrat Lopez Obrador, dünya basınında "Meksika'nın Hugo Chavez'i" gibi abartılı tanımlarla anılıyor. Ancak Lopez Obrador'un programının Venezuela'nın Bolivarcı hareketi kadar radikal olduğunu söylemek mümkün değil.

Lopez Obrador, yolsuzluğu ve eşitsizliği bitirmeyi vadediyor. Bunları nasıl yapacağı konusuysa muğlak. Yolsuzluğa çözümü sorulduğunda Lopez Obrador, "kendisinin yolsuzlukla mücadelede örnek olacağını" ve "kendisini izleyenlerle birlikte yolsuzlukları bitireceklerini" söyleyerek yuvarlak cevaplar veriyor. Oysa yolsuzluk Meksika'nın en temel sorunlarından biri ve uyuşturucu kartellerinin varlığıyla daha da besleniyor.

Meksika seçimlerinden önce en az 121 aday suikasta uğradı. Bunların büyük bölümü kartellerle mücadele için adımlar atan ya da atması beklenen isimlerdi.

EŞİTSİZLİĞE 'ÇÖZÜM': SOSYAL YARDIMLARI ARTIRMAK

Lopez Obrador, eşitsizliğin Meksika'nın en büyük sorunlarından biri olduğunu söylese de, seçimlerden sonra yaptığı açıklamada kimsenin mülküne el koymayacağını belirterek, korku duyulmamasını istedi. Oysa Meksika'nın pek çok zengini konumunu yasa dışı işlerle ve yolsuzlukla kazanmış durumda.

Sosyal demokrat siyasetçinin eşitsizliğe çözümüyse sosyal yardımları GSYİH'nin yüzde 1'ine çıkartmak. Lopez Obrador, yardımların artırılmasıyla birlikte Latin Amerika'nın en büyük ikinci ekonomisi olan ülkede aşırı yoksulluğun 6 yılda bitirileceğini savunuyor.

DEVLET MASRAFLARI KISILACAK, ÖZELLEŞTİRMELER DURACAK

Lopez Obrador'un programında olumlu yönler olmadığını söylemek mümkün değil. Meksika'nın yeni lideri, eski devlet başkanlarının aldığı yüksek emekli maaşlarını azaltmak, başkanlık maaşını ve diğer üst düzey devlet yetkililerinin maaşlarını önemli ölçüde düşürmek istiyor.

Seçimin galibi aday, buralardan gelecek bütçeyi altyapı ve toplumsal programlara aktaracağını söylüyor, gözetilen amaçsa "iktisadi büyüme" olacak. Lopez Obrador, bu programların yeni vergiler olmadan yapılacağını söyleyerek, "Venezuela stili sosyalizm" yaşanmayacağını vurguluyor. 

Enerji sektöründeki özelleştirmeleri durduracağını da belirten Lopez Obrador, petrol ve doğalgaz konusunda yeni özelleştirme yaşanmayacağını belirterek, geçmiş dönemde yapılan özelleştirmelerin de yolsuzluk olasılığına karşı incelenmesini istiyor.

YENİ DÖNEMDE DIŞ İLİŞKİLER

Meksika'nın yeni lideri, geçmiş açıklamalarında efsanevi Kübalı lider Fidel Castro, eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez ve başka sol isimlerden övgüyle söz etse de, Lopez Obrador'un solla ilgisi büyük olanda popülizmle sınırlı.

Lopez Obrador, seçimleri kazandıktan sonra ABD ile iyi ilişkiler geliştirmek istediğini söyledi. Bu durum Meksika'nın en büyük ticari ortağının ABD olması sebebiyle şaşırtıcı değil. 

Meksika ile ABD arasındaki ilişkiler, ABD Başkanı Donald Trump'ın Meksikalıları hedef alan açıklamaları ve iki ülke arasına duvar örmek istemesi sebebiyle gergin durumda.

Trump, bu duvarın maliyetini Meksika'nın ödemesini istiyor. Meksika'nın bunu kabul etmeyeceğini ABD yönetimi de biliyor. Lopez Obrador'un seçilmesinden sonra Meksika'nın yeni liderini tebrik eden Trump, Lopez Obrador ile birlikte "iki ülke için de yararlı" işler yapabileceklerini söyledi.

Lopez Obrador, Trump'ın karşı çıktığı ve bitirmek istediği Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nı (NAFTA) destekliyor, ancak NAFTA'nın bitmesi durumunda bunun "Meksika'nın sonu olmayacağını" söyleyerek müzakere kapısını açık bırakıyor.

LATİN AMERİKA İLE İLİŞKİLER

Seçimleri kazanan Andres Manuel Lopez Obrador, popülist kişiliğine ve siyasi programının sınırlılığına rağmen Meksika'nın "on yıllardır seçilmiş en sol başkanı" olarak tanımlanıyor.

Latin Amerika'nın sol hareketlerinden de Lopez Obrador'a tebrik mesajları geldi. ABD destekli meclis darbesiyle görevden alınan eski Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff, Lopez Obrador'un zaferinin "yalnızca Meksika için değil Latin Amerika'nın tamamı için zafer olduğunu" belirterek, Meksikalı siyasetçiyi kutladı.

Brezilya İşçi Partisi lideri Gleisi Hoffmann ise benzer yönde açıklama yaparak, Lopez Obrador'un seçimi kazanmasının "Latin Amerika'da ilerici rüzgarların geri dönüşünün işareti" olduğunu savundu. 

Ekvador ve Venezuela da, Lopez Obrador'a sıcak mesajlar gönderdi. Tarihsel olarak ekonomisi ABD'ye entegre olan Meksika, ihracatının yüzde 80'ini ABD'ye yapıyor, Brezilya'ya yapılan ihracatsa yalnızca yüzde 1,2. Trump'ın agresif politikalarının Meksika'yı siyasi ve ekonomik olarak Latin Amerika'nın geri kalanına itip itmeyeceğiyse görülmeyi bekliyor.