Kapatılabilir... Kapatılmayabilir...

Anayasa Mahkemesi, AKP davasını bugün görüşmeye başlayacak. Tahminler havada uçuşuyor, analizler inandırıcı olmaktan çıktı.
Pazartesi, 28 Temmuz 2008 07:33

soL (HABER MERKEZİ) AKP hakkındaki kapatma davası süreci, 14 Mart 2008 Cuma günü, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın, hazırladığı iddianameyi Anayasa Mahkemesi'ne sunmasıyla başlamıştı. Bugün dosyanın ele alınması aşamasıyla, son düzlüğe yaklaşılmış oldu.

AKP'li yetkililerin, partinin kapatılmayacağı yönündeki açıklamalarının son günlerde yoğunlaştığı dikkat çekerken, dış basının da konuya yakın ilgi göstererek, davanın gidişatı üzerine senaryolar ürettiği görülüyor.

Aradan geçen yaklaşık beş aylık sürede, kapatılması durumunda AKP'nin nasıl bir partiye dönüşeceği, yeni partiye kimin liderlik edeceği konuşuldu. AKP'nin kapatılmadığı, ancak Başbakan Erdoğan'a siyasi yasak getirildiği durumda partinin bölünebileceği üzerinde duruldu.
Dava sonucunun, yeni siyasi öznelerin ortaya çıkmasına yol açıp açmayacağı da tartışılırken, Yüksek Seçim Kurulu'ndan gelen "her koşulda 2008'de erken genel seçim ve yerel seçim yapabiliriz" açıklaması, verilecek karardan bağımsız olarak Türkiye'nin gündemine erken seçim olasılığını getirdi.

"AKP yargılanmıyor, Türk yargısı sınav veriyor"
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, basınla sohbetinde, AKP'nin kapatılmayacağını düşündüğünü söyledi. "Türkiye'de yıllar sonra yakalanmış siyasi istikrarı, belirsizliği daha da artıracak bir karar olmayacağı" beklentisini dile getiren Şahin, davanın Türkiye ekonomisini olumsuz etkilediğini belirtti. "Daha önce hiçbir siyasi parti kapatma davası Türkiye'de, hatta dünyada bu kadar dikkatle izlenmemişti" diyen Şahin'e göre, partileri yargılanmıyor, tüm dünyanın gözünde, Türk yargısı sınav veriyordu.

Kutan: AKP kapatılmamalı
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan Kutan, partisinin Ankara İl Teşkilatı tarafından düzenlenen ''Yerel Yönetimler Okulu Sertifika Töreni''nde yaptığı konuşmada, demokrasi ayıbı yaşanmaması için AKP'nin kapatılmaması gerektiğini söyledi. Ülkede bir kargaşa yaşandığını ifade eden Kutan, erken seçimi, yüksek olasılık diye değerlendirdi.

AB'nin gözü AKP'de
AB'nin, AKP'yi kapatma davası karşısında, ilk günden başlayarak istikrar ve demokrasiye vurgu yapması, AKP'nin elini güçlendiren bir faktör olarak görüldü. Almanya, Türkiye'ye AB kritelerini hatırlatırken, İngiltere kraliçesinin ziyareti de AKP'ye destek yorumlarına yol açtı.

Bu süre zarfında öne çıkan isimlerden biri olan, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Lagendijk, AKP davasını izlemek üzere Türkiye'ye geldi.

ABHaber, Hollandalı Yeşil milletvekili Lagendijk'in AKP davasını izlemek için Türkiye'ye geldiğini duyurduğu haberinde, AB kurumlarının da, yaz tatili nedeniyle gelişmeleri Ankara'daki misyon aracılığıyla yakından izlediğini kaydetti.

ABD de sözünü söyledi
ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matthew Bryza, AKP kapatma davası ile ilgili yaptığı açıklamada "Türkiye'de parti kapatılmasını kimsenin istediğini sanmıyorum bu olumlu bir sonuç olmaz" dedi. Türkiye'nin siyasi geleceğinin seçmenler tarafından belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Amerikalı yetkili, "seçmen de geçen yıl iki kez sözünü söyledi Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinde ve ondan önce genel seçimlerde" ifadesini kullandı.

Lehman Brothers: AKP kapatılmayacak!
Ekonomide istikrar, AKP'nin kapatılma riskine karşı kullandığı temel tezlerden biriydi. "Ekonomik krizden bizi siyasi istikrar kurtarır" diyen AKP'nin ekonomi kurmaylarına, uluslararası ekonomi kuruluşlarının raporlarında yapılan yorumlarla destek geldi.

Dünyanın en büyük yatırım bankalarından biri olan Lehman Brothers tarafından AKP'nin kapatılma davası ile ilgili yayınlanan 'Gri Bir Alan Yok' başlıklı raporda, üzerinde durulan senaryo, türban kararı sonrasında, AKP'yi kapatmaya gerek olmadığı yönündeydi. "Anayasa Mahkemesi'nin türban kararı Türkiye demokrasisi için çok önemliydi. Bu karar Meclis'in Anayasa'yı değiştirme özgürlüğünü ve AKP tarafından gelecekte yapılabilecek olası benzer atakları engelledi. Böylece artık parti kapatmaya yönelik gereklilik de azaldı. En azından bu dava AKP ve bakanlar için önemli bir şoktu. Bize göre türban davası ve partiyi kapatmaya yönelik tehdit AKP için en büyük uyarı oldu. AKP de daha ılımlı davranmaya ve ses tonunu yumuşatmaya başladı." Rapor, AKP'nin Güneydoğu'da önemli bir rol oynadığına ve parti kapatmanın ekonomik maliyetine de dikkat çekiyordu.

AKP hakkındaki kapatılma davası, dış basında çeşitli senaryolar üretilmesine yol açarken, yorumlara, "Ergenekon soruşturması kapsamındaki gözaltılar, Türkiye'nin uzun vadedeki istikrarına yönelik kaygılara yenilerini ekledi" değerlendirmesinin de eşlik ettiği görüldü.

The Observer: "Erdoğan'dan son dakika çabası"
The Observer gazetesi, Anayasa Mahkemesi'nin AKP davasını görüşmeye başlamasından hemen önce Erdoğan'ın Türk basınında yayınlanan açıklamalarına dikkat çekerek, Erdoğan'ın, "kritik mahkeme kararı öncesi ulusal barış ve uzlaşma için tutkulu bir çağrı yaptığı"nı yazdı. "Dava görüşmelerinin yarın başlaması öngörülüyor ve karar salı günü gibi erken bir tarihte çıkabilir" diyen gazete, Erdoğan'ın sözlerinin, "yasağı önlemek için bir son dakika çabası" olarak yorumlandığını belirtti.

Newsweek: "Türkiye'de demokrasi yargılanıyor"
Newsweek dergisi, Anayasa Mahkemesi'nin AKP'yi kapatması halinde "tehlikeli bir iktidar boşluğu yaratacağı"nı savunduğu analizinde "Ankara'daki siyasi sahne gerilimle dolu. Mahkeme ve Kemalist destekçileri için en tehlikelisi, AKP'yi yasaklamaya çalışmanın geri tepebilmesidir" yorumunu yaptı. "Eski siyasi kalıp artık Türkiye'ye küçük geliyor" ifadesini kullanan dergi, Ergenekon davasına da değindiği analizinde "Savcılık başarılı olursa Erdoğan çok güçlü bir mesaj göndermiş olacak" dedi. Newsweek, yaşananın "laik elitin muhtemelen mücadele etmek istemeyeceği siyasi bir savaş" olduğunu belirterek "bu nedenle en olası sonuç uzlaşı" saptamasında bulundu.

FT: "Birkaç ay içinde seçime gidilebilir"
Financial Times, "Yargıçlar, bir Türk partisinin kaderini belirleyecek" başlıklı haber analizinde, davanın iktidardaki partinin kapatılması ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasetten men edilmesiyle sonuçlanabileceğine işaret ederek, diplomat analizlerine dayanarak, kararın birkaç gün içinde, kimilerine göre de, kamuoyu ve siyasetteki yoğun kaygılar nedeniyle birkaç saatte verilebileceğini yazdı. Anayasa Mahkemesi'nin önündeki seçenekleri sıralayan gazete, "diplomatlar, karar ne olursa olsun, Türkiye'nin önümüzdeki birkaç ay içinde bir seçimle karşı karşıya kalabileceğini söylüyor" görüşüne yer verdi.