Tonguç Rador
Tanrı’nın cezası parçacık
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:03 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:03
Her proje zamanla ilk halinden farklılaşır ama sanıyorum iyi projeler içlerindeki özü koruyanlardır. bilimsoL’un da böyle bir proje olduğu açık. Geçen yıl boyunca ayda bir Fizik Sabiti köşesinde fiziğin temelindeki kavramlar hakkında yazılar yazdım. Gündelik bir gazetede bilimin temelleri üzerine -yeri geldiğinde tam sayfaya ulaşan- yazılara yer ayrılması dünyanın her yerinde görebileceğimiz bir durum değil. Bu deneyim benim için son derece dönüştürücü oldu ve bir bilimci olarak kuramsal yaklaşımlarıma da olumlu etkiler yaptığını hiç çekinmeden söyleyebilirim. Bütün bunların yanına dünyada çok seyrek gerçekleşebilen bir projede yer almak da açıkçası gurur vericiydi. bilimsoL’un bu ikinci aşamasında da burada olacağım için seviniyorum.
Gündelik bir gazetedeki bir bilim sayfasında bir köşe yazdığınızda editörünüz sizden bir köşe ismi istiyor. Fiziği ve tekneleri -ve doğayı ve zanaati- çok sevdiğim için kendimden iki parçayı kullanmayı tercih ettim.
***
Bildiğiniz gibi İsviçre’deki CERN Laboratuvarı’nda kuramsal fizikçilerin Higgs parçacığı adını verdikleri temel parçacık keşfedildi. Bu parçacığın kuramsal düzlemde önerilmesiyle keşfi arasında geçen o uzun yıllarda, deneysel fiziğin sınırlarının oldukça zorlanması gerekti. “Var mı, yok mu” tartışmaları uzadıkça ve deneysel kanıtlar geciktikçe, fizikçiler biraz sıkılmaya başladılar. Bu tür durumlarda bilimciler olarak aradığımız kavramla -ya da genel olarak çözmeye çalıştığınız problemle- aramızdaki bağın oynak olduğunu, kimi zaman kavramı tamamen reddetmeye meyilli olduğumuzu ama sonradan kuramın sakin ve açık söylemleri tekrar hatırlanınca yatıştığımızı defalarca gözledim. Nihayetinde dünyamızda bilimi insanlar yapıyor.
Popüler bilim yazınının büyük bir hızla gelişmesi, doğal olarak bazı pazar kaygılarının bu alana sirayet etmesine yol açtı -sanıyorum popüler bilim yazarları da aşırı dışa dönükleşen toplumla beraber bir dönüşüm içine de zaten girmişlerdi. Aynı konularda yeni yeni kitaplar, hem yazarları yeni bir kuram henüz elde olmasa da yeni yaklaşımlara ya da en azından yeni tarzlara zorlamış hem de kitapların satılabilmeleri için -beni mazur görün- havalı tamlamalar havalarda uçuşmaya başlamıştı.
İşte Tanrı Parçacığı tamlaması da böyle bir ortamda ortaya çıktı. Leon Lederman (1988 Nobel Ödülü) 1993 yılında yazdığı bir popüler bilim kitabında, Higgs parçacığının keşfindeki gecikmeleri özetlercesine Goddamn particle (Tanrı’nın cezası parçacık) tamlamasını kullanmasına editörünün karşı çıktığını söylüyor. Bunun yerine God particle (Tanrı parçacığı) kullanmanın da yerinde olacağını söylediğini...
Ne diyebilirim... Higgs parçacığını öneren fizikçi (8 Ekim’de açıklanacak olan Nobel Ödülü’nü alması çok muhtemel) Peter Higgs, bu tamlamayı hiç beğenmemiş. Kuramsal fizikçilerin büyük çoğunluğu kendi aralarında “Tanrı Parçacığı” demezler zaten kısaca Higgs der geçeriz. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Eğer popüler bilimsel yazının temel kaynağı Türkçe olsaydı, birisi lanet olası parçacık dediğinde bu kadar büyük karmaşalar olmazdı.