Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tonguç Rador

Ateşe koşan pervaneler

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:04 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:04

Çocukluğumuzda araba yolculuklarında, özellikle ovaları aşan düz yollarda, hepimiz fark etmişizdir: Arabanın onca hızına rağmen uzaklardaki dağlar sanki arabaya göre hiç hareket etmiyormuş gibi gelir. Oysa yakın nesneler, örneğin bir yol işareti, bir an öndedir sonra da hemen arkada.

Şaşırırız. Şaşırmıştım. Sorduğumuzda ebeveynlerimiz bize söylerler dağlar uzakta olduğundan böyledir diye. Dağlar uzaktadır ve bizim bu olguyu fark ettiğimiz sürede arabayla aldığımız yol buna oranla kısadır. İşin geometrisini kısaca ifade edelim: Uzaktaki bir nesneyi kerteriz alıp ona göre sabit bir açıda hareket edersek bir süre için düz bir yolda ilerleriz. Kısa menzilli kıyı denizciliği de bu gerçeği göz ardı etmez.

Bu oldukça basit geometrik kavram doğanın gözünden kaçar mı hiç? Çoğu böcek düz bir doğrultuda -tabii ki yere paralel- uçabilmek için pratik olarak sonsuz uzaklıkta olan güneşi ve ayı kullanır. Tabii ki, güneş ve ay dünyanın dönüşü yüzünden gökte aynı yerde durmazlar ama bu kısa süreli uçuşları pek etkilemez.

Peki, yakın bir nesneyi kerteriz olarak kullanırsak ne olur? Herhangi yakın bir nesneyi kerteriz alalım ve hep o nesneyle bizi birleştiren çizgiye dik doğrultuda yürüyelim. Bunu zihinde canlandırmak tabii ki mümkün ama deneyi bizzat yapmak oldukça eğlencelidir. Deneyin. Göreceksiniz ki kerteriz aldığınız nesnenin etrafında dönmeye başlarsınız. Eğer nesneyle sizi birleştiren doğruya dik değil de nesneye azıcık yönelmiş açı tutturmak üzere hareket ederseniz bir spiral çizerek nihayetinde nesneye çarparsınız.

Bu basit geometrik olgu ateş etrafında dönüp telef olan pervanelerin bize garip gelen davranışını anlamamız doğrultusunda bambaşka bir yaklaşım sağlar. Eğer pervaneler yukarda bahsettiğimiz şekilde pratik olarak sonsuz uzaklıktaki ay ve güneşi kullanarak düz hareket edecek şekilde evrimleşmişlerse insanoğlunun evrimsel süreçte çok yakın zamanda ve ani sayılabilecek şekilde ortama eklediği suni ışıklar onların garip davranışlarını açıklayabilir çünkü bu yakın kaynaklar pervanelerin içgüdüsel programının gerektirdikleriyle çelişecektir. İlk olarak R. Dawkins’ten okumuş olduğum bu yaklaşım evrimsel kuramdan çıkartılan bir önermeler bütünüdür ve içinde doğrulanması gereken birçok öğe vardır. Ama asıl iletmek istediğim nokta bu bakış açısının deneylerle yanlışlanabilir ya da doğrulanabilir olduğudur.

Halbuki pervaneler hakkında çocukluktan beri duyduklarımız yukardaki yaklaşımın tarzından ne kadar farklı değil mi? Ateşe aşık olduklarını ve onun cazibesine kendilerini verdiklerini söyleyen de vardır, cesur ve yılmaz bir hareketle ateşe başkaldırdıklarını ama kaçınılmaz sonu göremedikleri için telef olduklarını söyleyen de. Bu “açıklamaların” her birinde insani öğeler, ders verme amaçlı öyküler, ruhani ya da başka eksenli kavramlar bulunur. Dikkat etmemiz gereken nokta bu sayısı istenildiği kadar arttırılabilecek “açıklamaların”, keyfi ve çoğunlukla birbirleriyle çelişen önermeler içermesinin sebebinin kuram eksikliği olmasıdır.

Evrim kuramı ve geometrinin -ki canlıların yaşadığı fiziksel ortamda etkili kurallardan biridir- basit bir şekilde birleştirilmesinden kaynaklanan yaklaşım ise duruluğu ve tutarlılığı ile daha büyüleyicidir diye düşünüyorum. Bu şekilde yapılacak her yaklaşım da bence aynı etkileyiciliğe sahip olacaktır. Darwin’in dediği gibi “Hayata bu yaklaşım ihtişam içeriyor”.

Tonguç Rador 'ın Son Yazıları