Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Rıfat Okçabol

Rıfat Okçabol

Eğitim bakanlığının vizyon ve misyonu!

Bu gidişle Afganistan Taliban’ı ile eğitim protokolü imzalansa, şaşırır mısınız? Peki! Y. Tekin’in çoktan bakanlıktan ayrılmış olması gerekmiyor mu?

Yayın Tarihi: 06.11.2026 , 00:06

Web sayfasına göre eğitim bakanlığının vizyonu, ”istiklalden istikbale, Türkiye Yüzyılı'nı inşa edecek nesiller yetiştirmek”tir. Misyonu ise, “nitelikli eğitim kadromuzla uluslararası standartlardaki programlar çerçevesinde, tüm farklılıkları dikkate alarak bireylerin zihinsel, bedensel, sosyal ve Türkçe dil gelişimini destekleyen, ülkemizin ihtiyaç duyduğu iş gücünü karşılayan, becerileri ölçen yeni bir eğitim sistemi ile millî, manevi ve kültürel değerlerine bağlı, sağlıklı nesiller yetiştirmek”tir.

Bu vizyon ve misyon açıklamaları bile bakanlığın ne denli tutarsız olduğunu gösteriyor. Çünkü vizyon açıklamasında “istiklalden” söz ediliyor. Bu istiklal Kurtuluş Savaşı ile kazanılmışsa da, bakanlık bu konuyu unutturmaya çalışıyor ve hatta eğitim bakanı  “Neyden kurtulduk” diyebiliyor!

Bilindiği gibi ‘Türkiye Yüzyılı’ sloganı geleceğe yönelik bir ifadedir. Oysa bakanlık Osmanlı hayranı öğrenci yetiştirmeye çalışıyor!

Misyon açıklamasında, ‘tüm farklılıkları dikkate alarak’ dense de, bakanlık Sünni anlayışla belirlenmiş din derslerini, farklı inançlardaki insanları yok sayıp herkese dayatıyor! ‘Bireylerin zihinsel, bedensel, sosyal ve Türkçe dil gelişiminin’ desteklenmesinden söz edilse de, laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılarak bireylerin zihinsel, bedensel ve sosyal gelişimleri köstekleniyor! ‘Türkçe dil gelişimi’nden söz edilse de, bakanlık örneğin eğitim yerine maarif ve sunuş yerine takdim gibi Osmanlıca sözcükleri kullanarak Türkçenin gelişimini engelliyor! ‘Ülkemizin ihtiyaç duyduğu iş gücünün karşılanmasından‘ söz edilse de, meslek liseleriyle MESEM’lerde ara eleman yetiştirmeye ağırlık verilerek ülkenin değil işverenin gereksinimlerini karşılamak tercih ediliyor! ‘Sağlıklı nesiller yetiştirmek’ten söz edilse de, çocukların aç açına okula gitmesine göz yumuluyor!

Eğitim bakanlığı, diyanet işleriyle, tarikatlarla, tarikat niteliğindeki kuruluşlarla protokoller imzalayıp işbirliği yapıyor. Danıştay, 2017’de tarikat niteliğindeki kuruluşlarla yapılan protokolleri iptal etmiş olsa da, günümüzde bu tür protokoller gittikçe artıyor.

Bu protokoller, bakanlığın vizyon ve misyon açıklamalarını gerçekleştirecek yönde olmadığı gibi, laik, bilimsel ve karma eğitimi güçlendirmek için de yapılmıyor; öğrencilerin toplumu ve dünyayı gerçekçi bir şekilde algılayıp özgürleşmeleri için de yapılmıyor!

Bilindiği gibi dünyada şeriatla yönetilen ülkelerin başında Afganistan, İran, Suriye ve Suudi Arabistan geliyor. Şii inancı geçerli olan İran ile mesafeli olsak da, “Türkiye’nin Afgan Taliban’ın1 inancıyla alakalı ters bir yanı yok” deniyor! Düne kadar kanlı bıçaklı olduğumuz Ahmed eş-Şara ile günümüzde kucaklaşıp eğitim protokolü imzalanıyor! Yetmiyor, YÖK de Suriye ile yükseköğretimde işbirliği protokolü imzalıyor! Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da öldürülmesi üzerine ilişkilerimizi alt düzeye indirgediğimiz Suudi Arabistan2 ile günümüzde İsrail’e karşı değil Şiilere (İran ve Yemen’de Husiler’e) karşı Mekke Ortak Savunma Anlaşması yapılıyor! Bununla da yetinilmeyip Suudilerle eğitim protokolü imzalanıyor! Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) AKP’lileştirildikten sonra Arapça kitaplar yanında Türkçe harflerle Osmanlıca kitaplar yayımlıyor (bkz. https://www.tuba.gov.tr/tr/). Türkiye’ye, çoğu şeriatla yönetilen ülkeler olan Müslüman ülkelerin öğrencileri geliyor! Türkiye’de istihdam edilen akademisyenlerin üçte ikisini Müslüman ülkelerden gelen akademisyenler oluşturuyor3. İki gün önce de, Bursa il milli eğitim müdürlüğü, okullara doldurmaları için ‘Cuma Namazı Bilgi Formu’ gönderip namaz kılınmıyorsa nedenini soruyor! Kılınma Durumu Ne dersiniz? Bu tür gelişmeler;

  • Öğrenciler arasındaki ‘tüm farklılıkları dikkate’ almak,
  • ‘Türkçe dil gelişimi’,
  • ‘Bireylerin zihinsel, bedensel, sosyal gelişimi’,
  • ‘Ülkemizin ihtiyaç duyduğu iş gücünün karşılanması',
  • ‘Sağlıklı nesiller yetiştirmek’ ve
  • Laik, bilimsel ve kamusal eğitimi güçlendirmek
    için mi yapılıyor?

Y. Tekin’in, neredeyse tüm Türkiye’nin yas tuttuğu 10 Kasım gününde genel sınav yapmaya kalkışması, bakanlığın vizyon ve misyonuyla bağdaşıyor mu? Bu gidişle Afganistan Taliban’ı ile eğitim protokolü imzalansa, şaşırır mısınız? Peki! Y. Tekin’in çoktan bakanlıktan ayrılmış olması gerekmiyor mu?

Ne dersiniz?

[email protected]

 

  • 1

     Afganistan Taliban’ının kızlara orta ve yükseköğretimi yasakladığı biliniyor.  

  • 2

    Bu ülke, yakın zamana kadar kadınların sokağa yalnız çıkmadıkları bir ülkedir. Bu ülke, 23 Şubat 2016 tarihinde "Kadın insan mıdır?" başlığıyla bir seminer düzenlenmiş bir ülkedir (Sözcü, 29 Şubat 2016).

  • 3

     Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesi: 2024-2028, s.15.

Yazarın Son Yazıları