Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Rıfat Okçabol

Rıfat Okçabol

AKP’nin 25 yılının özeti III: Gericilik!

AKP’nin 23 yılda yaptıkları, iktidarda kaldıkları sürece yapacaklarının teminatıdır. “Yetmez ama evet” diyenler ve Kemal Kılıçdaroğlu gibi "ne yaptığını bilen (!)" muhalifler oldukça eğitim sisteminin imam hatipleşmesini önlemek zordur.

Yayın Tarihi: 03.09.2026 , 23:48 Güncelleme Tarihi: 04.09.2026 , 00:01

AKP iktidarı, yıllar içinde laiklikle, bilimsellikle ve demokratiklikle bağdaşmayan -gerici- söylem ve uygulamalarını artırmıştır. AKP’nin, eğitim sistemini sistematik bir biçimde imam hatipleştirerek toplumu, din toplumuna dönüştürmek istediği görülmektedir. 

"FETÖ" sempatizanı Hüseyin Çelik 2003-2009 yılları arasında eğitim bakanı yapılmıştır. İmam hatipleştirme, "FETÖ'cü" darbe girişimine kadar okullarda "Kutlu Doğum" haftasının uygulanmasıyla, sınavla seçilecek 10 bin yoksul öğrencinin özel okullarda-Fetönün okullarında okutulmaya kalkışılmasıyla ve öğrencilerin imam hatip liselerini seçmesi için ilköğretim okullarına asılan afişlerle başlamıştır. 2005’te Ensar Vakfı ile birlikte ağırlıklı olarak dini değerleri içeren "Değerler Eğitimi" projesiyle devam etmiştir. 2006’da liseye geçiş sınavlarında, ardından da üniversiteye giriş sınavında din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden de soru sorulmaya başlanmıştır. Abdullah Gül 2007’de Cumhurbaşkanı seçilip bir AKP’li gibi davranınca, 2008’den itibaren Bakanlar Kurulu ile Cumhurbaşkanı’nın atadığı üyeler sayesinde YÖK, AKP’nin bir yan kuruluşu haline gelmiştir. Bu ve benzeri uygulamaları nedeniyle Anayasa Mahkemesi (AYM), laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu için AKP’nin kapatılması ve para cezasına çarptırılması oyları eşit çıktığından AYM Başkanı Haşim Kılıç’ın oyu doğrultusunda 2008’de AKP’ye para cezası vermiştir.

12 Eylül 2010’da “yetmez ama evet” diyen sözde aydınların desteğiyle halk oylamasında kabul edilen Anayasa değişikliği sonrasında "FETÖ" mensuplarının yargıda kadrolaşması kolaylaşmıştır.

  • Sistemin “Müslüman bir yapıya devretmesi sorumluluğu ve artık bunun zamanının geldiğini” savunan Ömer Dinçer (Hürriyet, 5 Mayıs 2006: 26), 6 Temmuz 2011-24 Ocak 2013 tarihleri arasında Eğitim Bakanlığına getirilmiştir.  
  • 2011’de kaçak Kuran kursları ile kaçak sıbyan mektepleri, medreseler ve merdiven altı gerici öğretim kuruluşları göz ardı edilmeye başlanmıştır. 
  • 2011’de çıkarılan bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile TÜBİTAK ve TÜBA da AKP’lileştirilmiş, ilahiyatçılar TÜBA üyesi yapılmıştır. TÜBA, "Niza'ı İlm ü Din: İslâm ve Ulûm" ve "Kevâkib-i Seb'a" gibi kitaplar yayımlamaya başlamıştır.
  • 2011’de Kuran kursuna gitmek için 5. sınıf bitirme şartı kaldırılmıştır.
  • “Dininin ve kininin davacısı olacak” gençler yetiştirmek için Mart 2012’de 4+4+4 yasası çıkarılmıştır. Bu yasayla kesintisiz sekiz yıllık zorunlu eğitime son verilip imam hatip ortaokulları açılmıştır. İlkokula başlama yaşı bir yıl küçültülerek ve ortaokullar da 6. sınıf yerine 5. sınıftan başlatılarak, küçücük çocukların kendi istekleri dışında imam hatibe gitmeleri sağlanmıştır. Bu yasayla müfredata iki din dersi eklenmiştir. 4+4+4 yasasının ardından kıyafet yönetmeliği değişikliği ile çocuklara çağdaş giysiler yasaklanırken türban serbest bırakılmıştır. 
  • Nabi Avcı’nın bakanlığı zamanında da (24 Ocak 2013-24 Mayıs 2016), ümmetçi Yusuf Tekin, Türkiye Gençlik ve Spor Bakan Yardımcılığından Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığına (28 Mayıs 2013-10 Temmuz 2018) getirilmiştir. 13 Eylül 2013’te Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği değiştirilmiş ve okullarda mescit açılmaya başlanmıştır. Üçüncü bir din dersi müfredata eklenmiştir. Ortaöğretim Yönetmeliği 13 Eylül 2014’te yine değiştirilmiş ve şu ifade eklenmiştir: “Anadolu imam hatip liselerinde eğitim ve öğretim yılı süresince; imamlık, hatiplik, vaizlik, müezzinlik, Kur’an kursu öğreticiliği ve benzeri mesleki uygulamaya yönelik eğitimler ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde yürütülür.” Bu değişiklik sonrası tarikat niteliğindeki kuruluşlarla yapılan işbirliği hem imam hatiplerde hem de diğer okullarda yaygınlaşmıştır. 2014, dershane yasası ile nitelikli liseleri AKP’lileştirecek proje okulu uygulaması getirilmiştir. N. Avcı’nın Turizm Bakanlığında (24 Mayıs 2016-19 Temmuz 2017) 3-5 Mart 2017’de düzenlenmiş olan "III. Milli Kültür Şurası"nın sonuç raporunda, “bir iktisadi temele dayalı 25-50-100 binlik İslam şehir mimarisine uygun az katlı ve bahçeli meskenlerden oluşan mahalle eksenli yeni şehirler inşa edilmesi” önerilmiştir! 
  • İsmet Yılmaz eğitim bakanıyken (24 Mayıs 2016- 9 Temmuz 2018), 15 Temmuz 2016’da yaşanan "FETÖ'cü" darbe girişimi sonrasında OHAL ilan edilmesi, gerici dönüşümleri daha kolaylaştırıp hızlandırmıştır. Proje okulu uygulamasıyla Kabataş Erkek Lisesi müdür yardımcılığına gelen kişi, “…Artık bu memlekette neyi bekliyoruz, neyi ümit ediyoruz, diyoruz ki artık bütün okullarımızın imam hatip lisesi gibi olma zamanı geldi” diyebilmiştir (serbestiyet.com, 13 Ekim 2016)! 29 Ekim 2016 tarihli bir OHAL KHK’si ile üniversitelerdeki rektör adayı belirleme seçimleri kaldırılıp YÖK’ün gösterdiği adaylardan birini Cumhurbaşkanının rektör olarak ataması yöntemi getirilmiştir. Bu tarihten sonra sistemde ilahiyatçı ya da AKP’li rektör sayısı artmaya başlamıştır.
  • Yusuf Tekin’in Eğitim Bakanı Müsteşarı olduğu yıllarda -2016’da- imam hatip liselerinde güzel sanatlar, fen ve sosyal bilim programları gibi değişik programlar başlatılmıştır. Bu çeşitlendirmeyle, göreceli olarak laik eğitimin ağırlıkta olduğu okulların imam hatip seçenekleri yaratılmıştır. Bu yıl üç büyük şehirdeki fen liselerine 3.356 kontenjan verilmişken, fen ve sosyal bilimler imam hatip liselerine ise 11 bin 492 kontenjan verilmiştir (BirGün, 17 Temmuz 2026)! 
  • 2017’de uygulanmaya başlanan müfredat ile 2024 yılında uygulamaya konan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, özünde laiklik ve bilimsellik karşıtlığı yanında Osmanlı hayranlığı ile müfredatın imam hatipleştirilmesinden başka bir şey değildir.
  • Daha çok öğrencinin imam hatip liselerine girmesini sağlamak için, 2017’de adrese dayalı Liseye Geçiş Sistemi (LGS) getirilmiştir.  
  • Danıştay 8. Dairesi, Bakan İ. Yılmaz’ın gerici bir kuruluşla yaptığı protokolü, 13 Eylül 2018’de, devlet memuru olmayanlar okullarda etkinlik yapamaz gerekçesiyle iptal etmiştir. 
  • Ziya Selçuk’un eğitim bakanlığında (10 Temmuz 2018-6 Ağustos 2021), Danıştay’ın iptaline karşın gerici kuruluşlarla protokol yapılmasına devam edilmiştir. “Sağcıların Allah topluluğu, solcularınsa şeytan topluluğu olduğu" (Cumhuriyet, 9 Mayıs 2020) gibi gerici ve/ ya da gerçek dışı ifadeleri içeren kitapların öğrencilere dağıtılması yaygınlaşmıştır.  
  • 2019’da, AÜ İlahiyat Fakültesi’nin 70. Yıl Kutlamasında AKP lideri, “İslam’ı kendimizden başlayarak önce ülkemizi sonra dünyayı kucaklayan bir rehber hâline getirme mücadelesi hepimiz için ilanihaye sürecek bir mükellefiyettir”1 demiştir.
  • 10 Temmuz 2020’de Ayasofya Müzesi camiye dönüştürülmüştür.
  • 19 Mart 2021’de, İstanbul Sözleşmesinden çıkılmıştır. 
  • 21 Temmuz 2021’de AKP lideri, “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok” açıklamasını yapmıştır (Cumhuriyet). 
  • Mahmut Özer’in eğitim bakanlığında (6 Ağustos 2021-4 Haziran 2023) diyanet ve Spor Bakanlığıyla 3 Kasım 2021’de yapılan "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum" (ÇEDES) projesi uygulamaya konarak hafız ve imamların sınıflara girmelerinin önü açılmıştır. 
  • 4 Haziran 2023’te Eğitim Bakanlığına getirilen Yusuf Tekin’in “tarikat ve cemaatleri sivil toplum kuruluşu” olarak nitelendirmesi (Birgün, 17 Aralık 2023) sonrasında tarikat niteliğindeki kuruluşlarla yaz aylarında da protokoller yapılması yaygınlaşmıştır. 
  • 2 Şubat 2024’te Diyanet Akademisi’ töreninde AKP Lideri, “İslam’ın hayata dair kurallarının bütününü temsil eden şeriata düşmanlık, esasında dininin bizatihi kendisine husumettir” demiştir (Nokta).
  • 10 Ekim 2024 tarihinde çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu ile Milli Eğitim Akademisi açılarak, ancak ve yalnız AKP yandaşlarının öğretmen olmasını sağlayacak bir sisteme geçilmiştir.
  • Proje Okullar Yönetmeliği 12 Temmuz 2025’te değiştirilip bu okullara gericilerin "hami" olmasının önü açılmıştır. 
  • 3 Temmuz 2026’da da 24. kez değiştirilen Ortaöğretim Yönetmeliğine eklenen bir ifadeyle, AKP yandaşı kuruluşlarla işbirliği yapan liselerin sınavla öğrenci alan liselere dönüştürülmesi süreci başlatılmıştır.
  • Yaz spor okulunda eğitim almak isteyene, Kuran kursuna da kayıt şartı getiren; “din eğitimi her şeyin çözümüdür. Akıl ve bilimden önce din vardır” ve benzeri ifadeleri içeren yayınları çocuklara dağıtan; “kültürümüzde yok” diyerek bale gösterisini yasaklayan, okulun spor salonunda çocuklara Cuma namazını kıldıran, … okul yöneticileri giderek artmıştır! 
  • Yasal olmayan kaçak öğretim kurumlarının, kaymakamların, valilerin, garnizon komutanlarının ve Cumhuriyet Savcılarının gözü önünde, Resim 1’de görüldüğü gibi Cumhuriyet karşıtı oldukları belli olan kişileri yetiştirip icazet törenleri düzenlemeleri de yaygınlaşmıştır!
12.6.2026’da Alimler ve Medreseler Birliği tarafından Batman’da düzenlenen "icazet" töreni.

AKP’nin geçmiş genel seçimlerde kullandığı “yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” açıklaması, okulların imam hatipleştirilmesi konusunda da geçerlidir. AKP’nin 23 yılda yaptıkları, iktidarda kaldıkları sürece yapacaklarının teminatıdır. “Yetmez ama evet” diyenler ve Kemal Kılıçdaroğlu gibi "ne yaptığını bilen (!)" muhalifler oldukça eğitim sisteminin imamhatipleşmesini önlemek zordur.

[email protected]

  • 1

    https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-yeniden-islam-cografyasinin-umudu-haline-gelmesinde-hep-birlikte-verilen-mucadelenin-buyuk-katkisi-vardir, erişim 23 Ocak 2024.

Yazarın Son Yazıları