Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Rıfat Okçabol

Rıfat Okçabol

AKP’nin 25 yılının özeti I: Kandırmaca!

24 yıllık iktidarlarında Cumhuriyetle, çağdaş değerlerle ve demokratiklikle ilgili söylemleri ile açıkladıkları resmi belgelerdeki ifadelerin pek çoğunun toplumu kandırmaya yönelik olduğu görülüyor.

Yayın Tarihi: 20.08.2026 , 23:04 Güncelleme Tarihi: 21.08.2026 , 00:08

AKP, geçenlerde kuruluşunun 25. yılını kutladı. AKP, bu 25 yılın 24’ünde tek başına iktidar olarak ülkeyi istediği gibi yönetti ve hâlâ yönetiyor. AKP’nin lideri, daha böyle bir parti yokken, “Bütün okullar İmam Hatip yapılacak” (Cumhuriyet, 17 Eylül 1994) ve “Elhamdülillah şeriatçıyız” (Milliyet, 21 Kasım 1994) demişti. Bu söylemlerde bir kandırmaca yok; ancak 24 yıllık iktidarlarında Cumhuriyetle, çağdaş değerlerle ve demokratiklikle ilgili söylemleri ile açıkladıkları resmi belgelerdeki ifadelerin pek çoğunun toplumu kandırmaya yönelik olduğu görülüyor.

AKP 2002 genel seçimlerini kazandığında, daha hükümeti kurmadan, yapacakları ile ilgili 205 hedefi içeren bir acil eylem planı (AEP) açıklamıştı. Kandırmacanın bu hedeflerle birlikte başladığını söylemek yanlış olmuyor. Örneğin AEP’de, “Kamu yöneticilerinin atanmasında liyakat esas alınacak” demişlerdi! AEP’de kandırmaca niteliğinde olan eğitimle ilgili hedefler aşağıda örnekleniyor:  

Yoksul aile çocuklarına temel eğitim ve sağlık yardımı yapılacak” demişlerdi! Oysa yüz binlerce çocuk okula aç gidiyor; pek çok öğrenci yurt parası, yemek parası ve yol parası gibi harcamaları yapamayacağı için bir yükseköğretim programını kazanmış olsa da üniversiteye devam edemiyor.

Çocuk işçiliğinin önlenmesi için gerekli tedbirler alınacak” demişlerdi! Oysa yüzbinlerce çocuk çalışmak zorunda kaldığından zorunlu öğretimine devam edemiyor.

İlköğretimde 6. sınıftan sonra öğrencinin ilgi ve kabiliyetlerine uygun tarzda eğitim alması sağlanacak” demişlerdi! Oysa 4+4+4 yasasıyla imam hatip ortaokulunu açarak, ilkokula başlama yaşını küçülterek ve de ortaokul 6. sınıf yerine 5. sınıftan başlatarak öğrencinin ilgi ve kabiliyetlerine göre değil de ana-babasının isteğiyle imam hatip ortaokuluna gidiyor.

Okul yönetimleri demokratik hale getirilecek” demişlerdi. Oysa bırakın okulların demokratikleşmesini, üniversiteler bile kayyım rektörlerle yönetilmeye başlandı.

YÖK yeniden yapılandırılacak” denmişti! Oysa YÖK bir AKP kuruluşu haline getirildi.

Yeni üniversitelerin kurulması objektif kritere bağlanacak” denmişti! Oysa 3-5 profesörle devlet üniversitesi açıldığı gibi, her isteyen vakıf üniversitesi açıyor.

AKP’nin 2009’dan itibaren açıkladığı dörder yıllık stratejik planlar da kandırmaca niteliğinde olan pek çok ifade yer alıyor. Örneğin

  • Stratejik planların tarihçe kısmında, Cumhuriyet eğitimindense Osmanlı eğitimine daha fazla yer verilerek, Osmanlı eğitiminin Cumhuriyet eğitiminden daha önemli olduğu algısı yaratılıyor.   
  • Stratejik planlarda, erdemlilik, liyakat, fırsat eşitliği, Cumhuriyete ve demokratik değerlere bağlılık, insan hakları ve demokrasinin evrensel değerleri, tarafsızlık, katılımcılık ve şeffaflık gibi değerlere yer verilse de, uygulamalar bu değerlerle bağdaşmıyor. 
  • Stratejik planlarda 
  1. Atatürk ilkelerine bağlı, bilimsel düşünceyi rehber edinmiş, demokrasi kültürü ve değerlerini benimsemiş; 
  2. Her sınıfa nitelikli öğretmenin ulaşmasını sağlamak;
  3. Öğretmenlik mesleğinin algı ve statüsünü geliştirmek
  4. Hayata hazır, sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi

gibi öncelikli hedeflere yer verilmiştir. Ancak bu hedefler, uygulamada ya göz ardı ediliyor ya da gerici/piyasacı içerikte gerçekleştiriliyor.

AKP’nin 24 yıllık uygulamalarına bakınca, ‘Türkiye Yüzyılı’ ve ‘Eğitimin Yüzyılı’ gibi söylemler de, bakanın ‘Cumhuriyetin 100. Yılı: Eğitimde Geleceğe Bakış Raporu'nda, “İnsanların topluma uyum sağlaması, sağlıklı kişilik geliştirebilmeleri, iyi insan ve vatandaş olabilmelerinin yolu nitelikli bir eğitim sürecinden geçmektedir” demesi de kandırmaca içeriyor. Çünkü 

  • tarikat niteliğindeki kuruluşlarla işbirliği yapılarak, 
  • Osmanlıya hayranlık duyularak, 
  • laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşarak,
  • çocuklara dini öğretiler dayatılarak, 
  • çocukların istemedikleri okullarda okumalarını sağlayarak, 
  • meslek liselerinde çocukların sömürülmesine göz yumarak,
  • eğitimde fırsat ve olanak eşitliğini sağlamadan ve de 
  • çocuk işçiliği, çocuk evliliği, çocuk/kadın istismarı ile kadın cinayetlerini önlemeden

bu güzel sözlerin gerçekleştirilmesi mümkün olmuyor.

Yandaş öğretmen yetiştirmek amacıyla ‘Milli Eğitim Akademisi’ni kuran Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun kabulü üzerine, bakanlık 10 Ekim 2024 günü web sayfasında bu kanunla ilgili şu açıklamayı yapıyor:  

Öğretmenler; öğrencilerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış hâline getirmiş erdemli insanlar olarak yetiştirecek.

Gel de inanma!

[email protected]

Yazarın Son Yazıları