Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İstem Fer

Müzeler ve insanlar

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

Gittiğim her şehirde, vakit bulabilirsem ilk ziyaret ettiğim yer doğa tarihi müzeleridir. Bu ısrarım sonucu farklı şehirlerde ve kültürlerde hatrı sayılır miktarda doğa tarihi müzesi görme imkanım oldu. Burada doğa tarihinin ne demek olduğuna girmeyeceğim. Ancak kabaca (biraz da eski tanımıyla) biyolojiden fiziğe, coğrafyadan astronomiye, jeolojiden antropolojiye çok geniş bir yelpazede doğal nesne ve canlıların sistematik bir şekilde incelenmesiyle yapılan çalışmalar bütünü diyebiliriz şimdilik. Dolayısıyla bir doğa tarihi müzesine gittiğinizde, o şehrin (ve ülkenin) farklı alanlardaki bilimsel birikimiyle tanışma fırsatı yakalarsınız.

Sadece bilimsel bilgi değil, o toplumun bilim kültürü hakkında da çok fazla veri sunar doğa tarihi müzeleri. Bilimin halkla nasıl ve ne kadar buluştuğunun, bilime verilen önemin bir kıstasıdırlar benim için. Çoğunlukla da şehre ısınıp ısınmama nedenimdir.

İşte bu sebeple, koskoca şehr-i İstanbul’da bir tane bile doğru düzgün doğa tarihi müzesinin olmayışı benim için büyük bir üzüntü ve utanç kaynağıyken, İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nin açılışına sevinememiştim. Üstgeçitlere asılan afişlerle, müzeye Sultanahmet’teki bir ramazan sergisi muamelesi yapılması da, bu işi bilim kültürü hayrına değil islamcılık adına atılan bir adım olarak görmeme neden oldu ister istemez. Yoksa İslam dünyası alimlerinin bilimin ilerlemesine yaptıkları katkı ne gözardı edilebilecek ne de “sırası mı şimdi, önce bir dinozor görseydik” denecek gibi değildir. (Lakin şu notu da düşmek gerekir ki, bu da İslam’a içkin bir başarı değil, İslam’ın dönemin egemen gücü olmasıyla alakalıdır.)

Sonunda, (biraz geç olsa da) müzeyi gezme imkanı buldum. Doğrusunu söylemek gerekirse, önyargılarımda haksız çıktım, gerçekten de bilim kültürü ve tarihine dair emek verilmiş, ciddi bir çalışma olduğunu gördüm. Bu bağlamda Prof. Dr. Fuat Sezgin ve ekibine, çabalarından ötürü haklarını teslim etmek gerek.

Ancak müzeden yine de memnun ayrıldığımı söyleyemeyeceğim. Tarihsel perspektife oturtulmuş bir anlatıyla, İslam dünyasından bilimin önde gelen buluş ve teknolojilerini bizlere en anlaşılır şekilde sunması gereken (en azından bunu amaçladığını hissettiğim) müzenin benim aklımda bıraktığı sorulardan bazıları şöyle: Bu alet X müzesindeki orjinalinin bir kopyası, iyi tamam da ne işe yarar, nasıl çalışır? Ölçeği nedir, bir masa üzerinde mi durur, avluya mı kurulur? (Kimi düzeneklerin nasıl çalıştığını anlatmak için elektronik olarak işlemek üzere hazırlanmış) Bu maketler çalışmayacaklarsa niye varlar? Sergi görevlileri maketleri çalıştırmaya uğraşanları uyarmak yerine gelip mekanizmaları anlamamız için yardımcı olmaya çalışsalar daha iyi olmaz mı? Zaman zaman garip Türkçesiyle, zaman zaman da ağır bilimsel jargonuyla hiç de anlaşılır olmayan çarşaf çarşaf yazılar, müzecilik için doğru seçim mi?

Velhasıl, bilgi aktarma, bilimi anlatma ve halka ulaşma potansiyeli yüksek bu müzenin, potansiyelinin çok gerisinde kaldığını söyleyebilirim. Müzenin ziyaretçi defterinden okuduğum birkaç yoruma dayanarak, bunun yalnızca benim fikrim olmadığını da üzülerek belirtmeliyim. Kim bilir, belki de bu yazı, müzenin yeniden elden geçirilerek daha “ziyaretçi-dostu” bir hale getirilmesine ve gerçek potansiyeline ulaşmasına vesile olur.

Birkaç müze gezdim diye müzecilik konusunda uzman olmadığımı ben de biliyorum. Ama müze, özellikle de bilim ve teknoloji müzelerini gezmeyi çok seven bir müze ziyaretçisi olarak, naçizane tavsiyem öyle çok uzaktakilerin de değil, İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi’nden çıkıldığında hemen Gülhane Parkı’nın yukarısındaki İstanbul Arkeoloji Müzesi, Yenikapı Batıkları Sergisi’nin bu konuda örnek alınmasıdır. Üç-beş çanak-çömlekle (!) hazırlanan bu müthiş sergi, anlaşılması zor tabelalarla ziyaretçiyi boğmadan tarihin, bilimin ve buluntuların nasıl sunulacağının, uluslararası ölçekte başarılı bir modeli...

İstem Fer 'ın Son Yazıları