Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İstem Fer

Büyük ustalar karşı karşıya

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

Şu anda Hindistan’ın Chennai kentinde, dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişinin takip ettiği bir müsabaka devam ediyor: Dünya Satranç Şampiyonası. Hindistan’dan Viswanathan (Vishy) Anand’ın şampiyonluk unvanını korumak, Norveç’ten Magnus Carlsen’in ise bu unvanı kazanmak için kozlarını paylaştığı seri, önümüzdeki hafta nihayete erecek. Hem televizyonlardan hem de sosyal medyadan, geçtiğimiz şampiyonalara oranla daha fazla takip edilen bu şampiyona vesilesiyle, ben de bu haftaki yazımı satranca ayırdım.

Şampiyona taraflarının ikisi de birbirinden ilginç. 1988 yılında Hindistan’ın ilk büyükustası (grandmaster) olan Vishy Anand, beş kez elde ettiği unvanını 2007’den beri koruyan bir dünya satranç şampiyonu. Dünya satranç federasyonunun (FIDE) puanlama listesinde 2800 puanın üzerine çıkabilmiş altı kişiden biri. Özellikle hızlı oyunlardaki başarısıyla tanınan Anand için, satranç dünyasında Hindistan’ı, neredeyse tek başına yukarılara çıkardı diyebiliriz.

Magnus Carlsen ise henüz sadece 22 yaşında ve dünyanın 1 numaralı oyuncusu. Carlsen’ın ulaştığı en yüksek puan (2872), aynı zamanda dünya satranç tarihindeki en yüksek puan. 19 yaşındayken satrançta dünyanın 1 numarası olarak, gelmiş geçmiş en genç 1 numara olan Carlsen, oyunu ince ince işledikten sonra, özellikle oyun sonlarındaki ustalığı ile tanınıyor.

***

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyaya bakıldığında, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Ermenistan, Bulgaristan, Gürcistan gibi ülkelerin dünyanın en iyi ilk 20’sinde olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin neden bu ülkeler arasında olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Nedenini buna bağlamak gibi olmasın ama arkadaşımın paylaştığı “satranç haram mı?” başlıklı bir yazıyla, daha önce aklımın ucundan dahi geçmeyen bu sorunun (varsa) payını da merak etmedim değil.

Cevabın basitçe “olur mu canım öyle şey” minvalinde olacağını düşünsem de biraz araştırınca bunun aslında sıkça sorulmuş ve çok net cevabı olmayan bir soru olduğunu gördüm. Kimisi ibadet görevlerini engellemediği sürece satranca cevaz verirken, kimi kaynaklar ise kumara yol açabileceği için haram olmasa da harama yakın, kimisi de doğrudan haram olarak tanımlıyor. Bazen dinin hayatlarımıza müdahil olmayı ne kadar sevdiği (!) aklımdan çıkıyor sanırım.

Her neyse, Türkiye Satranç Federasyonunun da çabalarıyla Türkiye’de satrança ilgide ve Türkiye’nin satrançtaki başarısında bir artış olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bunda Türkiye’nin geçtiğimiz yıl dünyanın en büyük satranç organizasyonlarından biri olan Dünya Satranç Olimpiyatı’na ev sahipliği yapmasının da katkısı oldu. New in Chess dergisinin Türkiye’ye ayırdığı dosyada yer verdiği gibi, satranç, Türkiye’de geçtiğimiz birkaç yıl içinde daha önce görülmemiş bir yükselişe geçti. Ancak şimdilik Türkiye’nin oturmuş bir satranç kültürü geliştirmesi ve dünya çapında kendi oyuncularını yetiştirmesi için daha vakit var gibi görünüyor.

***

Şampiyonada toplamda oynanacak 12 maçın 8’i tamamlandı. Carlsen şampiyonluğu alacağa benzese de her bir maç son derece ilginç ve öğretici. Maçları izlemek için de, satrancı öğrenmek ve oynamak için de geç değil!

İstem Fer 'ın Son Yazıları