Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hürriyet Yaşar

Kameralı yaşam senaryoları

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:06 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:06

DIŞ / GÜNDÜZ / KADIKÖY, BAHARİYE CADDESİ / AÇILMA
Önce uzaktan, kalabalığın içinde bir çift görürüz. Sonra çiftin görüntüsü yaklaşır, büyür. Kız, erkeğe:
“Kolunu omuzumdan çek sevgilim.”
“Neden? Sen özlemedin mi yoksa?”
“Özlemez olur muyum? Saçmalama!”
“Ne var o zaman?”
“Kamera var, daha ne olsun.”
“Ne kamerası?”
“MOBESE kameraları. Sanki bilmiyor musun!”

YAKIN PLAN
Erkek suç işlemiş gibi çeker kolunu. Kız, elini erkeğin eline uzatır tutmak için. Erkek neşesizdir:
“Hayır, istemiyorum. İzlenmek, görüntülenmek çok kötü. Kalabalığın içinde olmaya benzemiyor.”
Görüntü uzaklaşır. Küçülürler.

* * *

İÇ / GÜNDÜZ / KALABALIK VE GİTMEKTE OLAN BİR BELEDİYE OTOBÜSÜ
Aynı çift oturmaktadır. Kız erkeğin omuzuna başını koyar. Görüntü yaklaşır.
YAKIN PLAN
Erkek, kızın kulağına fısıldar:
“Kaldır başını sevgilim. Kendine gel.”
Kızın gözleri… Şaşırmıştır. Başı erkeğin omuzunda. O da fısıltıyla:
“Neden? Bir şey mi yaptım?”
“Görmüyor musun? Kameralar.”
“Burda da mı?”
“Evet.”
Kız isteksizce başını kaldırıp doğrulur. Çevreyi dolaşan göz bebeklerini görürüz.

* * *

DIŞ /GÜNDÜZ / TAKSİM GEZİ PARKI
Aynı çift, yürürken gözleriyle, oturacak bank aramaktadırlar ama, bütün banklar üçlü, dörtlü bitiştirilmiştir. Sakallı-cübbeli-sarıklı erkeklerle, yalnızca burnu görünen çarşaflı kadınlardan oluşan genç çiftler dolaşmakta, banklarda oturmaktadır.
Bizimkiler de, kimsenin oturmadığı üçlü bir banka otururlar. Kız erkeğe fısıldar:
“Eve giderken o ayıp filmlerden alsana SiDiciden.”
Erkek kıza şaşkın bir sevinçle bakar:
“Olur. Hangisinden olsun?”
“Hani Türkan Şoray’la Cüneyt Arkın plajda birbirlerine koşuyorlar ya ağır çekimle.”

BİNDİRME
Sözünü ettikleri “ayıp” filmin o sahnesini, kızın hayalinde canlandırışından görürüz siyah beyaz. Ama Türkan Şoray’la Cüneyt Arkın yerine kendileri vardır. (Derinlerden Türk Sanat Müziğinden bir parça duyulmaktadır.) Yavaş gösterimle plajda, ayak bileklerine gelen derinlikte, kıyıya paralel olarak birbirlerine koşmakta, sonra el ele tutuşarak koşarken kız bırakıp kaçmakta, erkek onu yalancıktan kovalamaktadır. Bunlar olurken kumda başka oturanlar, güneşlenenler, denize girenler vardır. Herkes kendi âlemindedir.

* * *

BANKTAKİ KIZLA ERKEĞİN KONUŞMALARINDAN SESLER
“Kız içini çeker. Denize de gidebilseydik.” Erkek:
“Gideriz.”
“Ama öyle. Filmdeki gibi. Bugünkü gibi değil.”

BİNDİRME / KIZLA ERKEĞİN YAŞADIĞI DÖNEMDEN BİR PLAJ SAHNESİ / DIŞ / GÜNDÜZ / RENKLİ
Yüksek bir demirperdedeki gözetleme deliklerinden, çember sakallı, bıyıksız, uzun şortlu erkekler kadınlar tarafını, öbür taraftaki deliklerden de haşemalı kadınlar erkekler tarafını gözetlemektedirler. Perdede bu görüntüler geçerken, kızla erkeğin konuşması sürmektedir. Erkek:
“Ne yapalım… Biz de ayrı gideriz.”
“Ayrı mı? Ne zevki var?”
“Evet. Çok zevksiz.”
Kız:
“Bu kameraları her yere koyup bizi gözetleyenler var ya?”
“Evet sevgilim?”
“Bence sevişmekten yalnızca çiftleşmeyi anlıyorlar?”
“Umurumda değil. Ben seviyorum ve çok mutluyum.”
Kız:
“Ben de.” (Fısıltıyla) “Akşam filmi getireceksin değil mi?”

PARK / AYNI SAHNENİN DEVAMI
Erkek kızın yüzüne yakından, muzır bir gülümsemeyle bakmaktadır. Birden dudaklarına yapışır. Kız ellerini banka dayayıp bir yandan geri çekilmeye çalışarak “hayır, hayır” anlamında sesler çıkarmakta, bir yandan da öpüşmektedir.
Çevredeki polis arabalarında, polis kulübelerinde sirenler çalmaya, ışıklar yanıp sönmeye başlar. Dolaşan sarıklı cübbeli, çarşaflı çiftler durup kenarlara çekilirler. Kulübelerdeki, arabalardaki polislerin hareket-lendiği görülür. Düdükler öter. Hopar-lörlerden, “Muhterem vatandaşlarımız, parkta ahlaklı oturun. Ahlaka aykırı davrananlarla ilgili işlem yapılacaktır. Din muhafızlarına yardımcı olun…” anonsları duyulurken, kamera yükselir. Kızla erkek görüntüde küçülürken, hâlâ öpüşmektedirler. Müzik girer. KARARMA … KARARMA… KARARMA…

* * *

Sonra her yer aydınlanmaz. Film bitmez. Işıklar yanmaz. Çünkü sinemada değilizdir.

Bu bir senaryodur. Ama film senaryosu değildir. Yazanlar da sinema senaryocuları değil, dünyamızı karartmak isteyenlerdir.

Hürriyet Yaşar 'ın Son Yazıları