Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hürriyet Yaşar

Günah işleme özgürlüğü geliyor

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:11 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:11

İktidar partisinin milletvekili Sayın Metin Külünk’ün bir televizyon kanalından geçen gün yaptığı çok değerli açıklamaları duyunca yüreğimize su serpildi.

Çünkü özgürlüklerimiz genişliyor. Nasıl mı?

Vekilimiz “günah işleme özgürlüğü” gibi yepyeni bir kavramla geliyor. Yani şeriat devletini, günahı yasaklayan o bildiğimiz şeriat devleti niteliğinden çıkarıyor.

O zaman ne olacak?

Kentimizin çevre semtlerinde meyhane kalmamış, o güzelim eski ucuz, özgün meyhaneler bir bir kapanmıştı. Çünkü bu anlayıştan önce günah işleme özgürlüğü kaldırılmak istendiği için, içkiyle ve meyhanelerle uğraşılıyordu. İçki içmek isteyen, iki üç büyük semte gitmek zorundaydı. Artık içki içenle uğraşılmayacak. Üstelik içkinin üzerindeki vergiler kaldırılacak, içki ucuzlayacak. Küçük semtlerde, kandillerde meyhaneler açık olmaktan korkmayacaklar.

Günah işleme özgürlüğü geliyor.

Heykellere tükürülmeyecek, çıplak resimler halkın gözünden kaçırılmayacak, açık saçık sözcükler, ayıp atasözleri sözlüklerden silinmeyecek, türkü sözleri müstehcen bulunup yasaklanmayacak. Bale düşmanlığı sona erecek. 19 Mayıslarda gençlerimiz, Mustafa Kemal’in kendilerine armağan ettiği “emperyalizme başkaldırı” bayramını yine kızlı erkekli, gençliklerinden, güzelliklerinden korkulmadığını gösteren giysilerle kutlayabilecekler.

Artık kadınların etek boyuyla, pantolonuyla uğraşılmayacak. İsteyen istediği gibi giyinecek. Evlerde nikahsız oturanlara da karışılmayacak. Nikahsız sevişenlere, nikahlısından başkasıyla sevişenlere kasetlerle şantaj yapılmayacak.

İnternet yasaklarının da kalkmasını bekleyebiliriz. Yalnızca çocukların korunması için önlemler alınacak, yetişkinlere hiçbir yasak konmayacak.

Günah işleme özgürlüğü çok geniş. Türkiye’deki şeriat devleti, bütün öteki şeriat devletlerinden başka olacak. Onların hangisinde apaçık savunuluyor günah işleme özgürlüğü! Var ama örtülü.

Artık kimse, devlet dairesinde, işyerinde, dolaylı ya da dolaysız, örtülü ya da açık, namaz kılma, oruç tutma baskısıyla karşılaşmayacak. Namaz kılıp oruç tutanlara işinde ayrıcalık yok bundan böyle. İbadet edenle etmeyene aynı gözle bakılacak.

Günah işleme özgürlüğü, Türk şeriatçılarının Alevilere bakışını da değiştirecek. Aleviliğe “sapkın mezhep” diye bakmayacak şeriatçılar. Gerçi daha aynı gün müydü neydi, başbakanın “O hakim Alevi, dikkat et,” dediği duyulmuştu bakanına ama, günah işleme özgürlüğünden sonra o da değişmiş olmalı.

Hem o kaset eski zaten.

Tanrıtanımazlığın, dinsizliğin savunusunu yapanların korkmalarına da gerek kalmadı. Günah işleme özgürlüğü onların da yaşamlarını güvenceye alıyor.

Çok değerli milletvekili Sayın Külünk’ün düşünce tarihimizi ‘ondan önce – ondan sonra’ biçiminde ikiye bölecek olan bu konuşmasını isteyen internetten kolaylıkla dinleyebilir. Bu yüzden, konuşmayı buraya almayı gereksiz görüyorum. Söyleşiyi yapan Sayın Balçiçek İlter hanım da konuşma sırasında bir yorum yapıyor: “Bu söylediğiniz çok önemli de, bir özeleştiri bir taraftan da.” Bir arkadaşım da konuşmayı dinledikten sonra, “Bu, kıstırıldığını anlamış olanın savunmasıdır, zekayı tersine çalıştırmayı deniyor,” dedi. İkisine de katılmıyorum.

Sayın vekil, suç kavramına yeni bir boyut getiriyor. Bir de Türkiye’de yeni düşünceler yeşermiyor derler. Oysa sayın vekilin açıklamalarıyla kentimize, kentlerimize özgürlük geliyor. Hem de öyle böyle değil. Sınırsız bir özgürlük. Bu durumda özgürlüğün sınırları, başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde bitmiyor, başkalarının beden ve kafa gücünün başlayıp kendisinin durdurulabileceği yere değin genişliyor. Gerçi başkalarının özgürlük alanının daralacağı gibi bir olasılık da var gibi, yani bu özgürlük yalnızca güçlünün günah işleme özgürlüğü gibi görünüyor ama, biz şimdi pişmiş aşa su katmayalım, bu yeni özgürlük anlayışının bir an önce uygulanmasını dileyelim. Sakıncalarını, uygulamada görürüz efendim. Şimdiye değin hep önce deneyip sonra tartışmadık mı? Bir de bunu deneyelim.

Eski cumhurbaşkanlarımızdan birinin ayrı ayrı zamanlarda söylediği iki sözü vardı: “Allahın ipine sımsıkı sarılın, “Benim memurum işini bilir” Onun açtığı yoldan geldik bu günlere.

Yetmez ama evet! Yetmez ama evet!

Hürriyet Yaşar 'ın Son Yazıları