Gökhan Akbay
Tuhaf
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:07 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:07
Geçen yılın sonunda Rahmi Koç’un, Tuhafıma Giden Şeyler isminde bir kitap yazdığı duyuruldu. Haber sitelerinde Koç’un tuhafına giden şeylerin kısa listeleri yayınlandı. Benim en çok ilgimi çeken ise Rahmi Koç’un, kırmızı ışıkta camını silmeye çalışan çocukları tuhaf bulmasıydı. Aslında kimin tuhaf olduğunu okurların takdirine bırakıp, tuhaflıkla ilgili daha derin bir tartışmaya göz atalım.
“Tuhaf” kelimesinin İngilizcesi (WEIRD), davranış bilimlerinde (örn. psikolojinin çeşitli alanlarında), batılı, eğitimli, sanayileşmiş, zengin ve demokratik toplumların baş harflerinin kısaltması olarak kullanılır. Bu kısaltmanın seçilmesinin özel bir nedeni var.
Davranış bilimleri literatürünün dayandığı deneysel veriler, çoğunlukla, ABD ve Batı Avrupa üniversitelerinde psikoloji dersi alan lisans öğrencilerinden elde edilir.[1] Bu örneklem kümesinden yola çıkılarak insan evrenselleri, yani evrensel insan davranışsal örüntüleri hakkında (açık veya örtük) genellemelere gidilir. Bu örnekleme tuhaf denmesinin nedeni, insan nüfusunun çok küçük bir kısmını oluşturması ve kimi karşılaştırmalı psikoloji deneylerinde davranışsal çeşitliliğin bir ucunda yer almasıdır.
Örneğin, adil değiş tokuşa eğilimli olmak ve buna yanaşmayanları cezalandırmak, bir insan evrenseli olarak görülür. Ültimatom isimli oyunda deneklerden biri verici, diğeri alıcıdır. Verici, elindeki paranın bir miktarını alıcıya önerir. Alıcı kabul ederse, teklif edilen para onun, kalanı ise vericinin olur. Alıcı payını beğenmezse, iki taraf da hiç para kazanamaz. “Tuhaf” deneklerle yapılan deneyler, vericilerin çoğunlukla %40 ile %50 arasında teklifler sunduğunu gösterir. Ama aynı deney, Tanzanya’daki avcı-toplayıcı Hadza toplumunda yapıldığında, bu oran %25’e düşer.[2] ABD’li lisans öğrencileri bir uçta, Hadza’lar diğer uçtadır. İşin ilginç yanı, piyasayla bütünleşme düzeyinin bu davranışsal çeşitlilikle kuvvetli bir bağıntı göstermesidir.
İnsan evrenseli sayılan bir diğer örüntü de, “sahiplik etkisi” denilen, davranışsal iktisatçıların deyimiyle akıl dışı davranıştır. Bu davranışta kişi, sahip olduğu şeyi, gerçek (piyasa) değerinden yüksek görür. Evini satmaya çalışıp da alıcıya fiyat beğendiremeyenler, kendileri aynı özelliklerde bir evi almak istediklerinde, daha düşük fiyat beklentisine girerler. Yine Hadza toplumunda yapılan bir araştırmada, sahiplik etkisinin, turistlerle etkileşime girmeyen kamplarda hiç görülmediği ama etkileşenlerde (piyasaya yakın olanlarda), “tuhaf” örneklemlerdekine benzer çıktığı gözlenmiştir.[3]
Erkeklerin uzaysal problemleri (örn. üç boyutlu bir şekli zihinde döndürerek çözülebilen problemleri) çözmede kadınlardan daha başarılı olmaları, evrensel bir bilişsel yetenek farkına işaret ediyor sayılır. Üst ve orta gelir gruplarında durum böyledir. Ancak, uzaysal problem çözme testleri, Şikago’da alt gelir gruplarında uygulandığında, cinsiyetler arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.[4] Bazı evrensellerin evrenselliğinden şüphe etmek için Tanzanya’ya gitmeye bile gerek kalmaz, aynı toplum içindeki sınıfsal farklar bile şüpheyi körükleyebilir.
İnsan evrenselleri var mıdır? Bu sorunun cevabını bilmiyorum. Bu tartışmalardan çıkardığım sonuç, neyin evrensel neyin tuhaf olduğunu nesnel olarak belirleyebilmek için çok çeşitli düzeylerde (toplumsal sınıf, topluluk büyüklüğü, piyasa ile bütünleşme düzeyi, eğitim düzeyi, vb.) karşıtlıkların da tabloya dâhil edilmesi gerektiği. Soru, sezginin ve damak tadının çok ötesinde bir ilgiyi hak ediyor.
[1] Henrich vd., BBS, 2010
[2] Age.
[3] Apicella vd., AER, çıkacak
[4] Levine vd., PSS, 2005