Ali Rıza Aydın
Kamu düzeni mi, NATO düzeni mi?
Yayın Tarihi: 09.07.2026 , 00:26 Güncelleme Tarihi: 09.07.2026 , 00:33
NATO Zirvesi'ne damga vuran çok başlık var; analiz edilecek, tartışılacak. İkisi var ki NATO’nun emperyalist, hukuk tanımaz ve saldırgan yüzünü, patronunun ABD olduğunu, Türkiye’ye büyük tuzak kurulduğunu göstermeye yetiyor: Birincisi Trump’ın İran’a tehdidi ve saldırı emrini Ankara’da vermesi, ikincisi kendi seçim kampanyasını komünizm karşıtı söyleme bağlaması.
Komünizm karşıtlığı konusu, Zirve öncesi ve sırasındaki NATO karşıtı eylemlere, özellikle de Türkiye Komünist Partisi’nin 5 Temmuz Kızılay eylemine yanıt anlamına da geliyor. Yurtseverleri, sosyalistleri, komünistleri silip atma yanıtı.
Emperyalizme, saltanata ve hilafete karşı Kurtuluş Savaşı'yla kurulan, yurtta ve dünyada barışı amaç edinen Cumhuriyet ve geleceği için emek verenler kendilerine, uluslarına ve dünya emekçilerine karşı yapılan ve yapılacak olan tüm kara planları yırtıp atmak amacıyla toplumcu anayasayı ve düzeni savunurken, onların NATO karşıtı eylemlerini kamu düzeni ve yararı adına yasaklayan, engelleyen, saldırarak yaralayan ve gözaltı uygulayan, terörle bağlantı kurmaya çabalayan düzen neyi savunuyor?
“Kamu düzeni”, sıklıkla kullanılan ve anayasal anlatımla “herkes”in arkasında bir hinlik aramadan ortaklaşacağı, kendi adına, çocukları adına, içinde yaşadığı toplum adına olumlu şeyler duyumsayıp anlatacağı, toplum halinde yaşamanın gereği olduğunu bildiği, “kamu yararı”yla birbirini tamamlayan anayasal bir kavram. Hukuksal meşruluğuyla olgusal meşruluğunun iç içe geçtiği, birbirini etkilediği kavramlardan biri. İçeriği bakımından herkesin kendince kurduğu bir dünyayı değil herkesin bir arada yaşadığı eşitleştirilmiş, özgürleştirilmiş, adaletli bir dünyayı, elbette maddi ve manevi yaşam hakkının kullanıldığı yaşanabilir bir canlılar topluluğunu ve doğayı anlatır. Tam da bu nedenlerle sınıfsaldır.
Sermaye sınıfının, siyasal iktidarın ve ortaklarının, etnik ve dinsel gericilerin, kamu görevlisi ya da özel kişi olarak yandaşların, burjuvazinin, emperyalistlerin kamu düzeni anlayışı halkın içinde olmadığı, zaman zaman kıyısından geçmesine izin verildiği egemen sınıf anlayışıdır.
Kamu düzeni ve yararını hukuksal biçimsellikten kurtarırsak ayrımcılığa, imtiyaza hayır diyerek eşitliğin, özgürlüğün ve adaletin sağlanmasına ulaşırız. Böyle bir siyaset, ideoloji, program ve eylem toplumsal düzenin özü olup kapitalizm, emperyalizm gibi düzenlere sıkıştırılamaz.
Hukuksal okuma yaparsak eşitlikçi kamu düzenini savunan bir siyasi partinin toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin, eleştirinin ve propagandalarının kamu düzeni gerekçesiyle yasaklanmasında haklı neden olmadığı gibi savaş ve silah yanlısı, emperyalist ve kapitalist düzenin siyasal ve ekonomik besleyicisi, kendisi de emperyalist olan NATO’nun toplantısı gerekçe gösterilerek yapılan yasaklamaların da haklı nedeni yoktur. Özetle Zirve'nin yapıldığı ülkenin kamu düzeni NATO için bozulmuş, siyasal iktidar da buna ortak olmuştur. Yasakların, baskının ve şiddet kullanarak gözaltına almaların toplumda yaratacağı etki de kamu düzenini bozucudur. NATO liderleri yönünden bakıldığında, özel çıkarlar için belli kişilerin yararına kural konulmama ilkesi de ihlal edilmiştir.
Ankara halkı potansiyel suçlu sayılarak kamu düzeni ve yararı ile NATO toplantısı arasında denge kurulamaması, önlem adı altında yapılanların meşruluğunu ortadan kaldırıcı niteliktedir.
Anayasasında hukuk devleti ve demokratik toplum düzeni yazan bir ulusta NATO’cu siyasi partilerin bulunması nasıl olağan karşılanıyorsa NATO karşıtı siyasi partilerin bulunması da olağan karşılanmalıdır. Öte yandan NATO akla gelen gelmeyen hemen her alanda çalışma ve eylem yaptığı için ve bu çalışma ve eylemler Türkiye’de ve diğer ülkelerde ulusal/uluslararası tüm alanları, siyaset ve ekonomiyi, bireysel olarak insanları ve toplumu yakından ilgilendirdiği için siyasal partiler dışındaki diğer kitle örgütlerinin, sendikaların, derneklerin, vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve de basın yayın kuruluşlarının da ilgi alanındadır, bu da olağandır.
Bu nedenlere, emperyalizme karşı olmak suçu diye bir suç olmadığının da eklenmesiyle tüm gözaltılar derhal sonlandırılmalı, tüm hukuksuzluklar derhal giderilmelidir.
‘NATO suçu, emperyalizme karşı olma suçu bulamadık ama NATO’nun ve emperyalizmin dünya üzerindeki planları, emelleri içerikli suç ya da suçlar bulalım’ zamanının gelmesine izin verilemez.
Kapitalizmin/emperyalizmin, sömürücü düzenin sınırsız çıkarları ve tahakkümü için tüm yolların temizlenmesine ve emekçi halkın, işçi sınıfının toplumsal düzeni ve yararının yok sayılmasına izin verilemez.
İşçi sınıfına korku salacaklarını sanıyorlar, yanılıyorlar.