Sayfa yolu
Kavga büyüyor: Asıl hedef kim ya da Fatma Betül Sayan Kaya yalnız mı?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 27.09.2026 , 09:28 Güncelleme Tarihi: 27.09.2026 , 13:01
Ülke çok ağır bir yoksullaşma tablosuyla karşı karşıya.
Bir emeklinin eylemde canına kıyması bu ağırlığın geldiği patlama noktalarından biri olurken, diğer yandan da ülkede inanılmaz bir yağma ve vurgun tablosu yaşanıyor.
Bu vurgun tablosunun son örneklerinden biri fon başlığında gerçekleşti.
900 milyarlık vurgun ortaya çıktığı ilk günden itibaren olayın AKP içi kavgayla da doğrudan bağlantılı olduğunu gösteren çok fazla başlık gündeme geldi.
Birçok yandaş yazar, yanında hizalandığı AKP içi kliklerin yararına “kelle istemeye” başladı, “sonuna kadar gidilsin” yazıları her yanı kapladı.
Bu ilk dalga görece “zayıf” bir ismin, Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasıyla ilk dönemeci aldı ancak devamı gelecek gibi görünüyor.
Sadece soL Haber'de yer alan bu haberleri desteklemek, güç vermek için tüm okurlarımızı soL Haber'e abone olmaya davet ediyoruz.
Erdoğan tartışmaları ve bir Zelenskiy yazısı
Biriken güvensizlik, Ukrayna’da olduğu gibi, siyasetin dışından gelen bir ismin ülkenin başına geçmesinin önünü açabilir
Bu sözler Yeni Şafak’tan Ersin Çelik’e ait.
Fon vurgunu doğrudan Erdoğan’ı yıpratıyor diyen Çelik, sonuna kadar gidilsin diyen bir grup yandaş yazarın izinden giderek olayın Erdoğan’ın koltuğunu tehdit eder noktaya geldiğini yazmıştı.
Çelik’in yazısı AKP içinde ciddi bir savaş konusu olurken, Yeni Şafak, “Çelik’in ifade özgürlüğüne” çubuk büken bir paylaşım yapmak zorunda dahi kaldı.
Ancak ilk taşı atan Çelik değildi.
Şamil Tayyar, Aydın Ünal, İsmail Kılıçarslan gibi isimler de “sonuna kadar gidilmeli” yazıları kaleme aldı, diğer onlarcasıyla birlikte.
Peki, kim, kimin kellesini istiyor?
Fon krizi patladığı ilk anda Yeni Partili vekil Deniz Yavuzyılmaz, kavganın arkasında Hakan Fidan ve Akın Gürlek’in olduğuna dair bir paylaşım yaptı.
Ancak sadece Yavuzyılmaz değil, sosyal medyadaki bazı AKP trolleri de ilginç biçimde Gürlek’in eşinin SPK üyesi olmasını gündem ederek konuyu AKP’nin tam ortasına doğru büktü.
AKP içinde uzun süredir Gürlek karşıtı bir ekip olduğu, bu ekibin Erdoğan’a da bu yönde girdiler yapmaya çalıştığı, çeşitli konularda, örneğin CHP operasyonları sırasında da gündeme gelmiş, Gürlek’in attığı adımların Erdoğan’a zarar verdiği öne sürülmüştü.
Ancak sadece AKP içinden değil… Örneğin Özgür Özel de bu konuda daha önce açıklamalarda bulunmuş, şunları söylemişti:
Yakınlarına çevresine ‘Erdoğan’ı da dinliyorum bana bir şey yapamazlar’ diyor. Akın Gürlek Erdoğan’ı da dinlediğini söylüyor. Sayın Erdoğan, duymadıysa ihbar ediyorum. Erdoğan'ın ailesinin bu işten rahatsız olduğunu ve Erdoğan'a bir şeyler anlatmaya çalıştığını duyuyorum.
Şimdi bu kazan yine doğrudan AKP içinde kaynamaya başladı.
Ancak Gürlek bu olayla gündeme gelen, hedefte olan tek isim değil.
AKP içinde yine uzun süredir Mehmet Şimşek’i, Hakan Fidan’ı hedef alan aktörler bulunuyor.
Fon vurgunu sürecinde bu iki aktörden Mehmet Şimşek, en fazla yerden yere vurulan isimlerden biri haline gelmiş durumda.
Üstelik tüm bu isimler darbe üstüne darbe alırken AKP içi liderlik yarışında olan bazı aktörlerin hiç “yıpranmaması” da “olağan” değil notunu düşmek gerekiyor.
Kısacası zaten son derece karışık olan AKP’nin içi daha büyük bir kaos görüntüsü vermeye başladı.
Hedefte kim var?
Ersin Çelik'in hepinize selamı var. Diyor ki: 'Memleket için ve Tayyip Erdoğan’a çekilen kumpasa karşı durduğumdan dolayı linç yemek şereftir.
“Erdoğan yerine Zelenskiy gibi birini bulabilirler” diyen Çelik’e destek veren İsmail Kılıçarslan bunları yazıyor.
Yani kısacası yandaş yazarlara göre hedefte doğrudan Erdoğan var.
Sürekli bu yönde yazılar yazıyorlar, bu yazılar üzerinden AKP içindeki savaşta konum alıyor, hazırlık yapıyorlar.
Ancak fon krizinde iş öyle bir noktaya doğru gidiyor ki, bu hazırlığın kendisi AKP içi dağılma görüntüsüne güç kazandırıyor.
Fatma Betül Sayan Kaya yalnız mı?
Gelinen noktada iş fon krizinin nereye bağlanacağından çok kimin kellesinin alınacağına, kimin Erdoğan sonrasına ilişkin şimdiden daha büyük alan tutacağına kilitlenmiş görünüyor.
Tablo böyle olunca herkesin herkesi satabileceği büyük bir kriz de açığa çıkmış oldu.
Şimdilik ilk giden isim Kaya oldu ancak yandaş yazarların tansiyonuna bakınca, Kaya’nın son isim olmayacağı da kısa sürede anlaşılıyor.
Tüm bu kavganın ve AKP içi krizin nereye bağlanacağı, hangi yeni krizlilerin tetikleneceği şimdilik belirsiz.
Ancak bir konu, daha doğrusu asıl önemli olan yine gözden kaçırılıyor.
Sonuç olarak ortada milyarlarca liralık bir vurgun var ama bu vurgun “biricik” bir olay da değil. Bu son olay bir iç krizin tetiklediği şekilde herkesin gözü önünde cereyan etmiş oldu sadece ama bu düzende patronlar zaten her gün vurgun yapmaya, halk da yoksullaşmaya devam ediyor.
Asıl mesele bu patron düzeninin ta kendisi yani.
Ali Şekeroğlu’nun ölümü bize bu yalın gerçeği anlatmıyor mu zaten?
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.