Sayfa yolu
Fon krizinde son durum: Ortalık yangın yeri, iktidar birbirine girmiş durumda
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.09.2026 , 17:00 Güncelleme Tarihi: 29.09.2026 , 00:07
Neredeyse iki hafta oldu... Yüz binlerce kişinin parası hâlâ bloke.
Kişi başına düşen ortalama tutar yaklaşık 2 milyon lira. Yani söz konusu olan kimilerinin bir ömür boyu biriktirdiği para.
Ortada 900 milyar liralık bir vurgun var. Ama bugün asıl konuşulması gereken bir şey daha var: Bu vurguna karşı iktidar ne yapıyor?
Cevap kısa: Ne yapacağını bilmiyor. Bir gün bir karar veriyor, ertesi gün geri alıyor. Bir sabah bir tedbir koyuyor, akşam çekiyor. Kriz büyüyor, yönetenlerse birbirine bakıyor.
Kural değişti, sonra bir kez daha değişti
Önce tasfiye sürecine bakalım.
Fonlar 17 Eylül'de alım satıma kapatıldı ve tasfiyeye alındı. Peki bu karar öncesinde fondan çıkmak, parasını kurtarmak isteyenlerin talimatları ne olacaktı? İşte asıl karışıklık burada başladı.
Önce sınır 16 Eylül olarak çizildi. Sonra 17 Eylül de kapsama eklendi. Şimdi ise 17 Eylül'de verilen talimatlar iptal edildi. Bu talimatların sahipleri artık fonun tasfiye bakiyesinden, fondaki paylarına göre ödeme alacak. Yani birçoğu muhtemelen parasının önemli bir çoğunluğunu kaybedecek.
Bu kadarla da kalınmadı. 16 Eylül'de ve öncesinde verildiği hâlde, fon ödeme yapamadığı ya da fiyat açıklamadığı için gerçekleşmeyen talimatlar da tasfiye kapsamına alındı.
Bunu yapan SPK, açıklamayı pazar gecesi 02.30'da duyurdu.
Bu değişiklik sonucunda yok parasına yürütülecek tasfiye sürecinin içine giren insan sayısı arttı. Dün "paran korunuyor" denilen kişi, bugün "sen de tasfiyedesin" haberini aldı. Sürecin altı aya kadar uzayabileceği öngörülüyor.
Desteklemek, güç vermek için tüm okurlarımızı soL Haber'e abone olmaya davet ediyoruz.
Tedbir kondu, çekildi, yeniden kondu denildi, yalanlandı
İkinci başlık, malvarlığı tedbirleri.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dün gece aralarında Akkuyu Nükleer Santrali'nin ana yüklenicisi IC İçtaş ile bir AKP milletvekilinin eşine ait firmanın da olduğu çok sayıda şirket hakkında önce tedbir talep etti, kısa süre sonra bu talebi kaldırdı.
Ne olduğu anlaşılamamışken, bu sabah tedbiri kaldırılan 42 kişi, 46 tüzel kişi ve 18 fon hakkında yeniden tedbir uygulanacağı haberleri yayıldı. Fakat bu bilgi kısa sürede yalanlandı. Haberler hızla kaldırılmaya başlandı. Sosyal medya paylaşımları silindi.
Kaosun nedeni sonradan anlaşıldı. SPK'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği bir yazıyla şirketlerin ve fonların malvarlıkları üzerindeki tedbirin kaldırılmasını istediği öğrenildi.
Yani Akın Gürlek ile Mehmet Şimşek arasındaki bilek güreşi Hazine lehine sonuçlanmıştı.
İktidar telaşlı: 'Sistem çökerse herkes altında kalır'
Yandaş çevrelerden bile itiraz yükseldi. AKP'li Şamil Tayyar, tedbir listesinde kamuya ait Türkiye Sigorta'nın da yer almasını sert bir dille eleştirdi. Son anda bir aklın devreye girdiğini, yoksa çok daha büyük bir krizin çıkacağını söyledi.
İktidarın kendi saflarında bile "bu iş kontrolden çıkıyor" endişesinin yaşandığı anlaşıldı.
Yandaş yazarların tansiyonuna bakınca, fon vurgununa karışan Fatma Betül Sayan Kaya'nın son isim olmayacağı kolayca anlaşılıyor. Yazılar çok sert. Talepler çok net. Herkes bir kelle daha bekliyor.
Şimşek'in önceliği değişmiyor
Şimdi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklamasına bakalım.
Şimşek, X hesabından bir mesaj yayımladı. İlk cümlesinde önceliğinin patronların yatırım kapasitesini korumak olduğunu söyledi. Sonra, piyasa bozucu faaliyetlerle ilgisi olmayan kişi ve şirketlere işlem yapılmayacağını belirtti. En sonda ise fon yatırımcılarının meşru haklarının gözetildiğini yazdı.
Şimşek'in mesajındaki sıralama dikkat çekti. Önce reel sektör. Sonra "ilgisi olmayan" şirketler. En son fon yatırımcısı.
Oysa bu krizin mağduru kim? Parası bloke olan yüz binlerce kişi. Sıradan yatırımcı. Emekli. Maaşlı çalışan. Enflasyona karşı küçük birikimini fona yatıran insan.
Şimşek'in mesajında, ne zaman ödeme yapılacağı, kime ne kadar verilebileceği yoktu. Ama "gereken likiditeyi sağlayacağız" denildi. Peki, bu likidite kime gidecek? Piyasaya. Yani büyük oyunculara.
Özetle Şimşek'in hâlâ büyük patronları rahatlatma derdinde olduğu görüldü.
Nitekim bugün ekonomi sütunlarında aynı kulis bilgisi bir kez daha dolaşıma sokuldu. Erdoğan başkanlığında bir toplantının yapıldığı, buradan çıkan karara göre öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki tutarların ödeneceği bildirildi.
Fakat bu karar fon mağdurlarının bloke edilen ana paralarını tümüyle alabileceği anlamına gelmiyor.
Nitekim fonlarda kalan hisselerin satışı ve Takasbank’taki teminatların toplamının, ana paranın oldukça küçük bir kısmına tekabül edeceği tahmin ediliyor.
Yönetemiyorlar
Dün geceden bu yana yaşananları tekrar gözden geçirelim.
Tasfiye kuralı iki kez değişti. Mağdur sayısı arttı. Malvarlığı tedbiri önce konuldu, sonra çekildi, sonra yalanlandı. Yandaşlar birbirine girdi. Ekonominin tepesindeki isimse patronların yüreklerine su serpti.
İktidar cephesinden gelen bu veriler krizin yönetilemediğini gösteriyor ve bir dağılma haline işaret ediyor.
Yüz binlerce insan bekliyor. Cevap ise hâlâ yok.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.