Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Önce şişirdiler, sonra çöküşünü izlediler: Borsadaki balon nasıl patladı?

Borsada seyirci kalınan spekülatif balonun patlamasıyla Pusula ve Tera ve birçok portföy ödeme yapamaz hale geldi, 130 fon tasfiye edildi. Kriz derinleşince şirketleri kurtarmak için yine kamu devreye sokuldu. Bankalarının yönlendirmesiyle enflasyondan korunmak için birikimini bu fonlara yatıran emekçiler de mağdur edildi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 17.09.2026 , 14:08 Güncelleme Tarihi: 18.09.2026 , 14:47

Son yıllarda borsada palazlanan, göz göre göre şişirilen ve iktidar koridorlarına uzanan ilişkiler ağının gölgesinde büyüyen balon nihayet patladı.

Birkaç portföy yönetim şirketinin borsadaki küçük ve düşük hisseli şirketler etrafında kurduğu çark, geriye büyük bir enkaz bıraktı.

Aylarca seyirci kalınan, "sorun yönetilebilir" açıklamalarıyla üstü örtülmeye çalışılan bu süreç, borsa adı altında uygulanan dolandırıcılığın nasıl organize bir rant ilişkisine dayandığını ve ne denli kırılgan olduğunu gözler önüne serdi.

Yüksek enflasyon ve derinleşen yoksulluk cenderesinde eriyen maaşlarıyla, üç kuruşluk birikimlerini korumak isteyen emekçiler, bu spekülatif düzenin en büyük mağdurları oldu. 

Milyarlık vurgunların sorumlularıysa "yerli ve milli" hamasetin arkasına sığınarak kendini kurtarmanın derdinde.

Bugüne nasıl gelindiği anlamak için 2-3 yıl öncesine gidelim.

Büyüyen balon dışarıdan fark edildi

Son yıllarda borsada bazı hisse senetlerinin olağanüstü hızda yükselmesi dikkat çekiyordu.

Örneğin 1,5 yıl önce borsaya giren Destek Faktoring’in hisseleri kısa sürede yüzde 7 binden fazla artmış, şirketin değeri 25 milyar doları görmüştü. Benzer şekilde Hedef Holding'in hissesi bir yılda yüzde 2 binden fazla değer kazanmıştı. Katılımevim ise 8 milyar dolarlık değerle hızlıca “en büyükler” listesine girmişti.

Bu yükselişlerin arkasında, birkaç fonun halka açıklık oranı düşük şirketlerin hisselerine yoğun şekilde yatırım yapması vardı. Sınırlı miktarda işlem gören bu hisselerin fiyatı yükseldikçe fonların değeri de artıyor, yüksek getiri yeni yatırımcıları çekiyor, fonlara giren taze para yine aynı hisselere yöneliyordu.

Ancak Borsa İstanbul'da kurulan bu düzen uluslararası tekellerin gözünden kaçmadı.

Yabancı yatırımcıların dünya borsalarındaki gözü kulağı olan MSCI (Morgan Stanley Capital International) Haziran ayında açıkça uyardı.

Küçük şirketlerle bağlantılı fonlarda "koordineli işlemler" tespit ettiğini açıklayan MSCI, tablonun Kasım’a dek değişmemesi halinde Türkiye'nin endekslerdeki statüsünü düşüreceğini ilan etti.

Olası bir statü değişikliğinin de Borsa İstanbul’dan ciddi bir yabancı yatırımcı çıkışına yol açacağı aşikar.

Borsayı altüst edecek hamle için aylarca beklediler

Aslında finans tekellerinden önce ekonomi yönetimi benzer yönde bir mesaj vermişti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025'te "Fonlarda manipülasyon var" demiş ama borsadaki balonun büyümesini izlemekle yetinmişti.

Tam 11 ay boyunca hiçbir somut adım atılmadı. Ve sonunda SPK, 28 Ağustos’ta yatırım fonlarına ilişkin kuralları büyük ölçüde yenileyen bir düzenleme açıkladı.

Bu düzenlemeyle fonların hesaplamalarında kullanılan "fiili dolaşım oranı" yani bir şirketin serbestçe alınıp satılabilen hisse oranı da yeniden tanımlandı.

Bu yeni kurallara uyum bazı hisselerde değer kaybına yol açtı. Ve kar topu büyümeye başladı.

Bu tarihten itibaren, en çok konuşulan fonların başında gelen Pusula Portföy'den çıkışlar hızlandı. Patronu Muhammet Yarız tutuklandı, ortağı Serdar Turhan’ın yurtdışına çıkışları yasaklandı.

Bu süreçte bazı fonların, ellerinde bulunan ve fiyatı yüksek olarak değerlendirilen hisseleri teminat göstererek "ters repo" yoluyla (bir tür kısa vadeli borçlanma yöntemi) borçlandığı ortaya çıktı. Mesela Pusula Portföy’ün varlıklarının yarısından fazlası ters repodaydı.

İki hafta önce yaklaşık 13 milyar dolarlık varlığı yönettiği belirtilen Pusula Portföy, geçtiğimiz gün temerrüde düştü, yani fondan çıkmak isteyenlere ödeme yapılamamaya başlandı.

Financial Times'ın aktardığına göre Pusula'nın öne çıkan iki fonu, 2026'nın ilk 7 ayında sırasıyla yüzde 164 ve yüzde 144 gibi yüksek getiriler sağlamıştı. Fonlarda ağırlıklı yer alan ve fiyatı hızla yükselmiş hisseler borsada alıcı bulamayınca, fon yöneticileri elde kalan güçlü hisseleri satarak yatırımcılara ödeme yapmaya çalıştı. Bu da borsa genelinde satış baskısını artırdı.

Ekonomim’in aktardığına göre, borsada 28 Ağustos'tan bu yana yatırım fonlarından toplam net çıkış 210 milyar liraya ulaştı. Fonların toplam portföy büyüklüğü bu dönemde yaklaşık 334 milyar lira azaldı.

Bu çıkışların yaklaşık yarısı Pusula’dan kaynaklandı. Bu fondan tek başına 96,5 milyar lira çıkış oldu. Aynı dönemde Garanti Portföy İkinci Para Piyasası Fonu'ndan 61,6 milyar lira, Tera Portföy Birinci Serbest Fonu'ndan ise 59,5 milyar lira net çıkış yaşandı.

Dibi görünce Cumhurbaşkanı'nı hatırladı: 'Şer odakları', 'yerli ve milli', 'vesayetçiler'... 

Kriz büyürken geçtiğimiz hafta Tera Grubu, sorunun merkezindeki Pusula Portföy'ün bağlı olduğu Pusula Finans Holding'i ve Katılımevim’i devralmak üzere harekete geçtiğini duyurdu. Ancak resmi devir işlemi henüz tamamlanmamıştı. Tera Grubu, Pusula'nın temerrüdüyle ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını açıkladı. Bu açıklama panik havasını daha da artırdı.

Dün borsadaki satış dalgası hızlandı. Öğleden sonra endekslerdeki düşüş yüzde 7'yi aşınca seans bir süreliğine durduruldu. Seans kapandıktan sonra Tera da temerrüde düştüğünü açıkladı.

Birkaç gün öncesine kadar 700 milyar liradan fazla varlık yönettiği belirtilen şirket, hızla çıkmak isteyen yatırımcılara “para yok” dedi.

Açıklama kadar üslubu da dikkat çekti. Tera’nın kurucu patronu Emre Tezmen imzasıyla yayımlanan açıklamada yaşananlar “Malum şer odaklarının son derece planlı, kasıtlı ve organize bir spekülatif atağı” olarak nitelendirildi.

Cumhurbaşkanına övgüler düzülen metinde, şirketin “Vesayet odaklarına karşı, yerli ve milli bir anlayışla dengeleri değiştirdiği” savunuldu.

Yaptırımlar krizden sonra geldi

Satış furyasının ardından Borsa İstanbul dün en kötü günlerinden birini yaşadı. BİST100 endeksi günü yüzde 5,54 düşüşle kapattı. 95 hisse değer kaybederken bunların 40'ı taban fiyattan işlem gördü, borsa genelinde 586 hisse günü kayıpla tamamladı. En fazla çıkış Pusula ve Tera portföylerinde yaşandı.

Bu gelişmelerin ardından SPK yeni bir adım attı. Borsada üç şirketin hissesinde manipülasyon yapıldığı gerekçesiyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve bu kişilere iki yıl süreyle işlem yasağı getirildi. Hakkında işlem yapılanlar arasında Pusula Portföy ve patronları da bulunuyor.

'Değişim yaşanabilir' diyen eski borsa başkanı jet hızıyla sansürlendi 

Yargı cephesinden de yeni hamleler geldi.

Hisselerindeki hızlı yükselişle dikkat çeken Hedef Holding’in patronu Namık Kemal Gökalp ifadeye çağrıldı.

1
Mali şube ekipleri Hedef Holding’in ana hissedarı olduğu İnfo Yatırım’ın merkezinde incelemelerde bulunuldu.  

Ayrıca eski Borsa İstanbul Başkanı, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı ve eski AKP milletvekili İbrahim Turhan hakkında, “yatırımcılarda korku yaratacak paylaşımlar yaptığı” gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.

Turhan borsadaki düşüşün ardından, sosyal medyadan paylaştığı mesajında "Üç yıldır zaman zaman gündeme gelen 'değişiklik' konusunun ilk defa bu defa kadar ciddi olduğu anlaşılıyor" demişti. İbrahim Turhan, daha sonra bu mesajının yanlış anlaşıldığını savunmuş, "değişiklik" ile kastının kişiler, makamlar değil ekonomi politikası olduğunu söylemişti.

Turhan'ın bu mesajları paylaştığı X hesabı için jet hızıyla erişim engeli istendi.

Bağlantıları şaşırtmadı: AKP, Yeni Şafak...

Borsadaki krize ilişkin operasyonlarda bugüne dek tutuklanan veya sorgulanan iki patronun da iktidarla bağları dikkat çekiyor.

Tutuklanan Pusula Portföy patronu Muhammet Yarız’ın AKP İstanbul teşkilatında görev aldığını gösteren paylaşımlar bulunuyor. Ayrıca henüz 28 yaşındaki Muhammet Yarız ve babası Celal Yarız’a daha önce, borsadaki şüpheli işlemleri ve manipülasyon girişimleri nedeniyle birden fazla kez idari para cezası ve işlem yasağı uygulandığı biliniyor. Buna rağmen Yarız ailesinin borsada yeniden milyar dolarlık işlemler yapmasına göz yumulduğu anlaşılıyor.

Beş yıl önce üniversiteden mezun olan Muhammet Yarız düne kadar milyar dolarlık yatırım fonlarına patronluk ediyordu.  

Operasyonların uzandığı bir diğer patron Namık Kemal Gökalp’in kardeşi Mehmet Ziya Gökalp ise iktidara yakın Yeni Şafak’ın eski genel müdürü. Mehmet Ziya Gökalp’in hâlâ yönetiminde bulunduğu Hedef Holding, dün mali polisin inceleme yaptığı İnfo Yatırım’ın ana hissedarı.

130 fon tasfiye edildi, Katılımevim'i kurtarmak için kamu devreye girdi 

Borsadaki sarsıntının bugün de süreceği öngörülünce Finansal İstikrar Komitesi sabah 08.00’de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı.

Toplantının ardından yapılan kısa açıklamada “Sorun geçici ve yönetilebilir niteliktedir” denildi ve yeni tedbirlerin uygulanacağı açıklandı. Fakat uygulanacak tedbirlerin ayrıntıları paylaşılmadı.

İlk adımı dakikalar içinde SPK adım attı.

Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy'a ait tüm fonların alım ve satıma kapatılmasına karar verildi. Bu 7 şirkete ait toplamda 130 fonun tasfiye edileceği bildirildi.

İkinci müdahale kamu bankası Emlak Katılım’dan geldi.

Pusula ve Tera’daki krizin ardından akıbeti merak edilen Katılımevim ve Birevim’in satın alınması için Emlak Katılım’ın devreye girdiği ve görüşmelere başlandığı açıklandı.

Ufak birikimler buhranın kurbanı oldu

Yüksek enflasyon ve derinleşen yoksulluk karşısında eriyen gelirleriyle hayata tutunmaya, dişinden tırnağından artırdığı üç kuruşluk birikimini enflasyondan korumaya çalışan emekçiler için borsadaki krizi tam anlamıyla bir yıkım oldu.

Enflasyonun ezdiği ücretleriyle geçinemeyen, küçük bir tasarrufla dahi olsa geleceğini güvence altına almak isteyen on binlerce kişi, fonların peş peşe temerrüde düşmesi, varlıkların buharlaşması ve hesapların dondurulmasıyla birlikte birikimlerini bir gecede donduruldu. 

Bankalarının yönlendirmesiyle biriktirdiği parayı bu tür fonlara yatıranlara sadece "bekleyin" deniyor.

Bir avuç spekülatör ve patron milyarlarına milyar katarken, fatura her krizde olduğu gibi yine emeğiyle geçinenlere kesildi.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.