YÖK’ün vakıf üniversiteleri raporu

24/08/2018 Cuma
YÖK’ün vakıf üniversiteleri raporu

YÖK, AKP’lileşmeden önce 2007’de de, bir "Vakıf Üniversiteleri Raporu" açıklamıştı. AKP’lileşen YÖK ise "Vakıf Yükseköğretim Kurumları 2018" raporunu hazırlamış. 2018 raporunu, 2015’ten bu yana YÖK üyesi ve aynı zamanda Vakıf Yükseköğretim Kurumları Koordinasyon Komisyonu Yürütücüsü olan tıp profesörü Zeliha Koçak Tufan ile Aralık 2016’dan bu yana Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyesi olan maliye profesörü M. Cahit Güran’ın da aralarında olduğu 11 kişi hazırlamış.

YÖK başkanı Saraç’ın, raporun "Sunuş" kısmında, “Hayır müesseselerinin başında gelen vakıf, insanlığa ve kâinâta karşı şahsî, vicdânî sorumluluk duygusuyla iyilik, şefkat, yardımlaşma, dayanışma gibi değerler için bu değerleri kendisine ilke edinmiş kişinin hür iradesinden kaynaklı bir kurumdur. Dinimizin yüce kitabı Kuran-ı Kerim’in pek çok ayeti ve Peygamber Efendimizin pek çok hadis-i şerifi iyilik yapmaya, kalıcı hayrât bırakmaya, insanın kendisinden sonra topluma hayrı ve yararı devam edecek iyilik müesseseleri kurmaya davet etmektedir” demesi ilginç olmuş! Sunusunda kendilerini, “Yeni YÖK” olarak tanıtması da ilginç tabii!

Saraç’ın sunusunu tıpçı profesörün 4 sayfalık giriş yazısı izliyor. Koordinasyon komisyonunun neden kurulduğunu açıklıyor. Girişte kullandığı "Yeni YÖK ve Yükseköğretimde Yeni Düzenlemeler” alt başlığında, ne olduğunu açıklamasa da, o da "Yeni YÖK" diyor! Burada genel yükseköğretimle ilgili değil de vakıf üniversiteleriyle ilgili olarak son zamanlarda yapılan düzenlemeleri özetliyor. Sonra da, “vakıf yükseköğretim kurumları ile ilgili yapılan iyileştirme süreçleriyle ilgili genel bilgiler vermek, ayrıca mevcut durumu ortaya koymak ve gelecek için yapılan planlamalara ışık tutmak amacıyla yararlı olacağını düşündüğümüz bazı istatistikleri paylaşmak üzere bu raporu hazırlama gereği doğmuştur” diyor!

Raporun "Özet bilgilerle vakıf yükseköğretim kurumları" başlıklı ilk bölümündeki ilk tabloda, vakıf üniversiteleri, öğretime başlama yılı ve kurulduğu yer bilgileriyle kuruluş tarihine göre sıralanıyor. Arkasında her bir vakıf üniversitesi için, farklı renklerde 12 daire ile üniversitenin kuruluş yılı ve basılı kitap sayısı gibi 12 özelliğine ve bu özelliklerle ilgili sayılara yer verilen 68 sayfa geliyor. Dairelerin içinde, 12 veriyi temsil eden resimler bulunuyor. Birkaç sayfa içinde tablo halinde özetlenebilecek bu bilgiler için süslü-püslü, rengârenk ve gösterişli 68 sayfanın neden kullanıldığını anlamak mümkün olmuyor. 

“İstatistiklerle vakıf yükseköğretim kurumları" başlıklı ikinci bölümünde 12 tablo ve bu tablolarla ilişkili 12 grafik bulunuyor. İkinci bölümdeki ilk tabloda, vakıf üniversiteleri, bu kez alfabetik sırada bulunduğu il bilgisiyle sıralanıyor!!! Diğer tablolarda, vakıf üniversiteleri, öğrenci başına düşen alana, kütüphane alanına, kitap sayısı ve cari gider gibi değişik verilere göre sıralanıyor. Bu arada, yalnız hukuk, tıp, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri olan vakıf üniversitelerinin, fakültelerin açılış tarihi ve 2016 ÖYS başarı sırası bilgileriyle ilgili tablolara da yer verilirken, diğer fakültelere değinilmemesinin nedenini anlamak da mümkün olmuyor. 

Üçüncü bölüm, 4 renk içeren ve 4 farklı uluslararası sıralama ölçeğine girmiş vakıf üniversitelerinin sırası verilen tabloyla başlıyor. Sonraki tablolarda, URAP (1) Genel Puan sıralaması, akredite programı olma ve değişik sınavların sonuçlarına göre üniversiteleri sıralayan tablolar bulunuyor. Ancak bu tablolarda neden 2-49 arasında değişen sayılarda üniversitelere yer verildiği anlaşılmıyor ve açıklanmıyor. 

Dördüncü bölüm, "Yükseköğretim kurumları geliştirme iyileştirme faaliyetleri" başlığını taşıyor. Burada da hiçbir açıklama yapılmadan, "kuruluş süreçlerinde iyileştirmeler; öğrenci alımı ve değerlendirme süreçlerinde iyileştirmeler; eğitim öğretim sürecinde iyileştirmeler, denetleme süreçleri ve diğer süreçlerin iyileştirilmeleri, vakıf yükseköğretim kurum yetkilileri ile temaslar" gibi alt başlıkları içeren tablolar yer alıyor. Bu tablolarda, solda ve sağda farklı iki renkte ve içlerinde, "VAKIF YÜKSEKÖĞRETİM BÖLGELERİ: Bölgeye göre farklı standartlar" ve "KALİTE ve ŞEFFAFLIK" gibi okuyucunun kolay kolay anlamasının mümkün olmadığı şifre gibi ifadelerin olduğu kutular bulunuyor. 

"Görseller" adı verilen beşinci bölüm ise, raporun en değerli (!) yanını oluşturuyor: 5 sayfalık bu bölüm, yapılan çalıştay ve yerinden incelemelerle ilgili (herhangi bir açıklama olmayan) resimleri içeriyor.

ÖSYM’den ve YÖK’ün istatistik bürosundan istendiğinde ulaşılabilecek bu bilgiler için onca insan neden çalışmış, bu kadar masraf neden yapılmış, anlamak mümkün olmuyor. Raporun, istatistiki bilgiler yanında, irdelemeleri, incelemeleri, sonuçları ve yapılması gerekenleri açıklayan bir belge olması bekleniyor. Oysa bu YÖK raporunda, bu tür bilgilere hiç yer verilmiyor; tablolar ve grafikler, hiçbir açıklama yapılmadan, “arif olan anlar” dercesine peş peşe veriliyor. Vakıflar değişik ölçütlere göre sıralanırken, nedense, bütçeden aldıkları desteğe, devletten aldıkları arazi tahsisine, öğrenciden alınan ya da öğretim elemanına ödenen ücretler üzerinden sıralamalara yer verilmiyor. 

Saraç’ın ve tıpçı profesörün neden “Yeni YÖK” dediklerini anlamak için, bu raporu görmek yetiyor!


(1) Bu raporun "kısaltmalar dizini" denen kısmında URAP için, "University Ranking by Academic Performance" deniyor ve raporun hiçbir yerinde bir başka açıklama yapılmıyor.

[email protected]

ÖNCEKİ YAZILARI