Halkevleri

25/01/2013 Cuma
Halkevleri

Bağımsızlıktan ve barıştan yana, piyasalaşmaya ve gericiliğe karşı mücadele içinde olan demokratik kitle örgütlerinin sayısı ne yazık ki istenen sayıyı bulmuyor. 4+4+4 yasası gibi piyasacı ve gerici, Patriot füzelerinin konuşlandırılması ve Suriye ile savaşa sürüklenilmesi gibi onur kırıcı konularda ve olaylarda bile yeteri kadar örgütlü ses çıkmıyor. TKP ve İP gibi bir-iki parti, Eğitim Sen ve Eğitim İş gibi bir-iki sendika, Üniversite Konseyleri Derneği gibi bir-iki dernek ve Türkiye Gençlik Birliği ile Öğrenci Kolektifleri gibi bir-iki öğrenci kuruluşu, bağımsızlık, hak, eşitlik ve barış yanlısı eylemlerde öncü oluyor.

Bu tür eylemler düzenleyen demokratik kitle örgütlerinden birinin de, Halkevleri olduğu görülüyor. Kendi ifadeleriyle, “emperyalizme karşı bağımsızlık, ırkçılığa ve şovenizme karşı kardeşlik, gericiliğe karşı aydınlanma, faşizme karşı demokrasi, sömürüye karşı eşitlik mücadelesini” sürdürüyorlar (www.halkevleri.org.tr).

Halkevlerinin, 1932 yılında kurulup 1951’de kapatılana değin 478 şube ve 4.322 halkodası, yüz binlerce üye ile milyonlarca yurttaşa ulaşabilen Halkevlerinin devamı olduğu anlaşılıyor. 27 Mayıs 1960 hareketinin aydınlanmacı rüzgarında, 1963 yılında, Ahmet Yıldız’ın başkanlığında Halkevleri yeniden açılıyor. Halkevleri, gerici iktidarlar tarafından zaman zaman ve uyduruk gerekçelerle kapatılıyor. Halkevlerinin onursal başkanı olan Ahmet Yıldız, 1980 darbesi sonrasında savunmaları ve darbe karşıtlığıyla öne çıkıyor. Halkevleri her kapatılışın ardından, daha da güçlenerek yeniden açılıyor. İkide bir yöneticilerine zor anlar yaşatılsa da, Halkevleri hak mücadelelerini yaygınlaştırarak sürdürdüğü görülüyor.

Halkevleri, 1990’larda başlattıkları “Parasız Eğitim, Parasız Sağlık” kampanyalarına devam ederken işçilerin güvencesiz çalıştırılmasına, köylülerin suyuna bile göz koyan şirketlere ve sömürgenlerin isteğine uygun tarım politikalarına kadar tüm karşı mücadeleleri, bir araya getirmeye çalışıyor.

Halkevleri, 4+4+4 yasasını, gerici, piyasacı, asimilasyoncu ve cinsiyetçi bir yıkım projesi olarak görüyor daha önceki dönüşümlerin aksine bu yasayla getirilmek istenen dönüşümün, yeni bir toplum projesi olduğunu düşünüyor. Bu nedenle yaklaşık bir yıldır mücadelelerinin ağırlık noktasını 4+4+4 yasası ve sonrasındaki gelişmeler oluşturuyor. “Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisleri” oluşturulup bu meclisler aracılığıyla 4+4+4 yasası ve sonrasındaki piyasacı-gerici dönüşümlere karşı imza kampanyaları, kitlesel eylemler ve paneller düzenliyor, aylık raporlar hazırlıyor. Halkevlerinin başarılı bir demokratik kitle örgütü olmasının arkasında, davalarında haklı olmaları, öğretmen, öğrenci ve velileri bir araya getirmeyi başararak tüm toplumu kucaklamaya çalışmaları oluyor.

Halkevlerinin yarın ve öbür gün, 26-27 Ocak 2013 tarihlerinde, atölye çalışmalarından oluşan Eğitim Hakkı Forumu’nu gerçekleştireceği biliniyor. Bu forumda, ülkenin dört bir yanından gelecek olan, eşit, parasız, bilimsel, anadilinde eğitim mücadelesinin bileşenlerini oluşturan velilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve bilim insanlarının olacağı belirtiliyor. Atölye çalışmalarının, şu altı konu başlığı çerçevesinde sürdürüleceği açıklanıyor. 1. Eğitimin metalaştırılması ve eğitim hakkı. 2. Eğitimde emek-güvencesizleştirme ve eğitim hakkı. 3. Eğitimde gericilik ve eğitim hakkı. 4. Eğitimde cinsiyetçilik ve eğitim hakkı. 5. Anadilde eğitim ve eğitim hakkı. 6. Üniversitelerde dönüşüm ve eğitim hakkı.

Bu forum, eğitim alanında olup bitenlerle ve gerçekleştirilen mücadele deneyimleriyle ilgili olarak derinlemesine bilgi edinerek eğitim alanında sermayenin ve icracısı AKP’nin politikalarını ayrıntılı bir şekilde irdelemek amacıyla gerçekleştiriliyor. Bu forumdan, eğitim hakkı mücadelesine ilişkin program ve mücadele pratiğine dönüşecek sonuçların çıkması hedefleniyor.

Bilindiği gibi, 4+4+4 yasası toplumdaki her kesimi şöyle ya da böyle karşı harekete geçirmiş bulunuyor. 4+4+4’e karşı farklı illerde okul önlerinde ve kent meydanlarında mücadele edip kazanımlar elde eden veliler bulunuyor. Öğretmenler, “Köle değil, tahsildar değil öğretmeniz” diyerek velileriyle kol kola eğitim hakkı mücadelesi veriyor. Üniversitelerini AKP’ye, sermayeye dar eden üniversite gençleri herkesi umutlandırıyor. 4+4+4’e ve üniversitedeki sermaye dönüşümüne karşı bilimin sesini yükselten akademisyenler oluyor. Halkevleri bu kesimleri, gericiliğinin karşısına dikilen kadınlarla yan yana AKP’nin eğitim alanındaki saldırılarını püskürtmenin, örgütlenmenin, kaybedilmiş hakları kazanmanın ya da kaybedilmek üzere olan hakları korumanın yolunu çizecek olanları, Eğitim Hakkı Forumuna davet ediyor.

Böylesi demokratik kitle örgütleri yaygınlaştıkça, hak ve eşitlik eylemleri çoğaldıkça insanın gelecekle ilgili umutları artıyor.

[email protected]

ÖNCEKİ YAZILARI