Bu durum sürdürülebilir mi (VI)?

14/06/2018 Perşembe
Bu durum sürdürülebilir mi (VI)?

AKP iktidara geldiğinde, imam hatip liselerinde 64 bin ve ilahiyatta 9 bin öğrenci okuyor, 118 bin kişi de Kuran kurslarına gidiyordu. 2011’de imam hatip liselerine gidenler 268 bine, ilahiyatta gidenler 27 bine ve Kuran kurslarına gidenler de 300 bine çıkmıştı.

2012 Mart ayında kabul edilen 4+4+4 yasası ile imam hatip ortaokulları açılmış, sonrasında ise, genel liseler kapatılmış, TEOG’da başarılı olamayan öğrenciler imam hatip lisesine gitmek zorunda bırakılmıştır. Bu değişimler sonunda, dini öğretim görenlerin sayıları imam hatiplerde 1,5 milyonu, ilahiyatta 100 bini ve Kuran kurslarında da 2 milyonu aşmıştır. Yüzbinlerce öğrenci de, başka seçmeli ders açılmadığı için, seçmeli din derslerine kayıt yaptırmak zorunda bırakılmaktadır.

Bu haziranda uygulanacak liseye geçiş yöntemiyle, imam hatip liselerine gidecek öğrenci sayısı daha da artacaktır. Ayrıca çok daha fazla öğrenciyi imam hatiplere çekmek için çeşitli yollar denenmektedir.  Örneğin DİB, camilere gönderdiği hutbede, ailelerden çocuklarını din dersine göndermelerini istemektedir. Antalya'nın Kepez ilçesi Milli Eğitim Müdürü, ortaokul müdürlüklerine resmi bir yazı göndererek öğrencilerin en az yüzde 35'inin imam hatiplere yönlendirilmesi talimatını vermektedir. Bir imam hatip okulu kayıt yaptıracak her öğrenciye 250 lira burs vereceğinin reklamını yapmaktadır. 

Her gün okullarda kızların türbana girmesi için, (bir ilçe milli eğitim müdürünün, ilk ve ortaöğretim kurumlarına bir genelge göndererek kız öğrencilerin, “Kadınlar Neden Örtünmelidir” konferansına katılmalarını istemesi; bir il milli eğitim müdürünün, “Başı açık kız gördüğümde sinirleniyorum” demesi gibi) çeşitli yöntemler denenmektedir. 

Ortaöğretim yönetmeliğinden, düşünen, sorgulayan, eleştiren öğrenci yetiştirme maddesi çıkarıldıktan sonra 2017-2018 öğretim yılında yeni müfredatın uygulanmasına başlanmıştır. Bu müfredatla ve müfredat kapsamında hazırlanıp “evlilikte, kocaya itaat etmenin” ibadet olduğunu anlatan ve “ateistle evlenmeyin”  gibi gerici önerileri içeren ders kitaplarıyla yetiştirilecek öğrenci, büyük bir olasılıkla,  

  • kendisine öğretilenler dahil hiçbir şeyi sorgulamayacaktır,
  • günlük sorunları, bilimsel gerçeklerin ışığında çözmek yerine, ona öğretilen içerikteki din kitabına ve hadislere göre çözmeye kalkışacaktır,  
  • ailesinin dindarlığını bile yetersiz bulacaktır,
  • din dersini seçmese bile, AKP’nin anlayışı doğrultusunda yoğun dini bilgiler edinmek zorunda kalacaktır, 
  • yurttaşlığa mesafeli olup tebaa ya da ümmet olmayı öğrenecektir. 
  • Cumhuriyet rejimine mesafeli olup padişahlığa, başkanlığa, hilafete, diktatörlüğe hayranlık duyacaktır. 
  • kendi egemenliğinin ayrımına varmak yerine, kolaylıkla bir şıhın/şeyhin peşine takılacaktır, 
  • farklı inançlara saygılı olmak yerine, kendisine dayatılan inancın davacısı olacaktır,
  • yurtta barış ve dünyada barış anlayışı yerine cihat anlayışına sahip olacaktır,
  • evrim, bilim, toplumsal cinsiyet eşitliği, insan hakları, eşitlik gibi kavramlara yabancı kalacaktır, 
  • resim, heykel,  bale, buz pateni, tiyatro gibi çağdaş konularla ilgilenmeyecektir, 
  • dini içerikte olmayan kitapları pek okumayacaktır,
  • doğal afetleri, yörede işlenen günahlara bağlayacaktır, 
  • bir sorunla karşılaştığında, ilk aklına gelen dua etmek olacaktır, 
  • başına tatsız bir olay geldiğinde, “kader” deyip geçecek, hakkını aramak aklından bile geçmeyecektir,
  • Hem emeğinin hem de aklının sömürüldüğünün bilincine varamayacaktır,

Okulların imam hatibe dönüştürülmesi ve 2017 müfredatının uygulanmaya başlanması gibi gerici dönüşümler iktidar için yeterli görülmemektedir. Bakanlık, gerici kurumlarla yaptığı işbirliğini giderek sıklaştırmaktadır. Örneğin;

  • Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), yaz okulu adı altında düzenlediği programda, öğrencilere “edep-adap sohbetleri, ahlak, iman, siyer, ilahi, marş” dersleri verilmiştir.  
  • Bakanlık, çocuğa dönük cinsel istismarla gündeme gelen Ensar Vakfı ile 5 yıllık protokol imzalamıştır ve üstelik bu vakfa düzenleyeceği (gerici) etkinlikler için para verecektir. 
  • Kendilerine "Gümüşpala Hizmet İzmir İslami İlimler Federasyonu" adını veren İsmailağa cemaati, 5-15 yaşlarındaki çocuklara şeriat eğitimi vermektedir.
  • Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Nakşibendi tarikatının Ankara kolu olarak bilinen Muradiye Kültür Vakfı arasında imzalanan protokol kapsamında çocuk evleri açılarak çocuklar bu vakfa emanet edilmiştir.
  • Mardin'de "Hayat Namaz ile Güzeldir" etkinliği adı altında 6 ile 10 yaş arasındaki çocuklara 'namaz eğitimi' verilmiştir.
  • Egitim-Sen’in bildirdigine göre,öğrenci başına yapılan ortalama harcama, genel liselerde 6.100 ve meslek liselerinde 7.504 lira, imam hatip liselerinde ise 12.707 liradır. 

Anaokullarımızda, aşağıdaki türünden görüntüler giderek yaygınlaşmaktadır:

Eğitim sistemi, AKP’nin piyasacı ve gerici anlayışını topluma dayatan ve her yolu deneyerek gençleri imamlaştırıp  “dininin ve kininin davacısı” olacak şekilde yetiştirmeye çalışan bir sisteme dönüşmüştür.

Birbirimize ve içinde bulunduğumuz çağa yabancılaşmamak, çocuk ve gençlerimizle geleceğimize sahip çıkmak için, bu eğitim sistemini laik ve bilimsel bir sisteme dönüştürme zamanı gelmemiş midir?

 

[email protected]