Bakanlığın yaşamboyu öğrenme raporu

11/01/2019 Cuma
Bakanlığın yaşamboyu öğrenme raporu

Milli eğitim bakanlığı, 2017 yılında ‘Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü: İzleme ve Değerlendirme Raporu (1-2017)’nu da yayımlamıştır. Bilindiği gibi bakanlık ‘yaşamboyu’ yerine, yaşayan Türkçeciler gibi ‘hayat boyu’ demeyi yeğlemektedir.  Bu rapor, ilgili genel müdürlüğün İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanlığı tarafından ve 2017 yılının ilk altı aylık verilerine göre hazırlanmıştır. Genel müdür vekili sunuş yazısının bir yerinde, yaşamboyu “Hayat boyu öğrenme yaklaşımıyla eğitim adına yapılan tüm faaliyetlerle her ferde, her aileye, her haneye ve her kesime ulaştırma imkânı sunarak eğitimde fırsat eşitliği sağlanmaktadır” demektedir!  Oysa yetişkinlerin yaşamboyu öğrenme etkinliklerine katılımı açısından Türkiye yüzde 5 küsurluk oranla Avrupa ülkeleri içinde sondan beşinci sırada yer almaktadır. Bu raporda, yukarıdaki ifadede görüldüğü gibi pire deve yapılırken, rapor yazımında da yeterli ciddiyet yoktur. Örneğin,  

  • Raporun 5’inci sayfasında 18 olarak verilen Olgunlaşma Enstitüsü sayısı, raporun ileriki sayfalarında 19 olarak verilmektedir.  
  • Rapor yazımında, metin içinde anlatılanların daha açık bir şekilde görülüp anlaşılmasını kolaylaştırmak için duruma göre, tablo, şema, grafik ve harita gibi şekilsel araçlar kullanılmaktadır. Bu şekilsel araçlar kullanıldığında önce metin içinde açıklama yapılıp kullanılacak araca atıfta bulunulur ve daha sonra bu şekilsel araca yer verilir. Ancak raporda, bu yönteme genelde uyulmamaktadır. 
  • Raporda, okuma yazma konusunda kurs almadan sınava girenlerin sayıları da kursiyer sayısı olarak verilmektedir (Tablo12)!
  • Tablo 2’ye göre, bu genel müdürlüğe bağlı olan açıköğretim ortaokulu, lisesi, imam hatip lisesi, meslek lisesi ile mesleki ve teknik lisesi olmak üzere 5 açıköğretim okulu vardır. Bu beş okulda çalışan toplam personel sayısı sadece 181’dir. Bu açık öğretim okuluna kayıtlı toplam öğrenci sayısı, 52’inci sayfada 3.229.504 ve 141’inci sayfada ise 4.751.546 olarak verilmektedir. Raporda yer alan verilerdeki tutarsızlıklar raporun güvenilir olmadığını gösterdiği gibi, bakanlığın nasıl işin kolayına kaçtığını da açıkça göstermektedir. Bakanlık, büyük çoğunluğu zorunlu öğrenim çağında olan açıköğretim öğrencilerine, binlerce okul açıp ve on binlerce öğretmen daha istihdam edip nitelikli eğitim vermek yerine bu işi 181 personelle kotarmayı yeğlemektedir. Bakanlık bu gençlerin yarım yamalak öğrenim görmesini içine sindirebilmektedir.
  • Raporda, aşağıdaki ifadelerde olduğu gibi, bazı kısaltmalar hiçbir açıklama yapılmadan kullanılmaktadır: “Türkiye'de EPALE'yi yaygınlaştırmak, platforma yetişkin öğrenimi odaklı içerik sağlamada destek olmak, EPALE merkez sayfasının çok dilliliğine katkı sağlamak, Merkez Destek Hizmetlerinin (CSS) çalışmalarına katkıda bulunmak, diğer Ulusal Destek Hizmetleriyle bilgi ve iyi örnek paylaşımında bulunmak”tır (s.93). “TRH4.2.SIROMA/P-01 Romanların Yoğun Olarak Yaşadığı Yerlerde Sosyal İçermenin Desteklenmesi Projesi” (s.100). nden söz edilmektedir. “Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile iş birliği yapılarak öğrencilerimizin EBA platformuna erişimleri sağlanmıştır” (s. 117). “Vatandaşlar ve kurumlar tarafından, mevzuat konusunda BİMER, CİMER, MEBİM 147 ve Genel Müdürlüğümüz e-posta adresine gelen başvurular gününde cevaplandırılarak sorunlar çözülmektedir” (s.133). Görüldüğü gibi, bu cümlelerdeki kısaltmaların ne olduğunu anlamak mümkün değildir. Ayrıca Merkez Destek Hizmetlerinin kısaltması (MDH) olarak değil de (CSS) olarak verilmektedir. EPALE’nin ne olduğu ancak, İngilizce bilenler için 117’inci sayfada yer verilen Tablo 46’dan anlaşılmaktadır. Bu tabloda yer verilen uluslararası destekli 13 projeden biri “EPALE-2 (Electronic Platform for Adult Learning in Europe)’ adını taşımaktadır. Bu tabloda yer alan bir başka proje ‘GOAL (Guidance and Orientation for Adult Learners) Yetişkinler için Rehberlik ve Yönlendirme Projesi’ adını taşımaktadır. Bakanlığın önceki yıllarda hazırladığı raporlarda yaptığı aymazlığı, bu raporda da yinelemekte, proje başlıklarında ve kısaltmalarda Türkçe yerine İngilizce kullanılmaktadır. 

Raporda genel müdürlüğün kavramsal olarak yanlış yapılandırılmış olmasından kaynaklanan karışıklıklar/ ciddiyetsizlikler de vardır. Örneğin raporda halk eğitimi merkezleri ile olgunlaşma enstitüleri yaygın eğitim kurumu olarak gösterilirken, bir yaygın eğitim olayı olan açık öğretim, yaygın eğitim kurumu olarak gösterilmemektedir. Benzer karışıklık, bu genel müdürlüğün yürüttüğü programlarda da görülmektedir.  Rapora göre, genel ve mesleki eğitim programları yaygın eğitim programı olarak açıklanırken, aile eğitimi programı, yetişkin okuma yazma kursları ile destekleme ve yetiştirme kursları, yaygın eğitim programları olarak sunulmamaktadır. Oysa kapatılan dershanelerin yaptığı işi yapan destekleme ve yetiştirme kursları bir yaygın eğitim programı sayılmasa da, diğerleri birer yaygın eğitim programıdır. 

Rapora göre bu 1.006 yaygın eğitim kurumunda hepi topu 6.630 kadrolu öğretmen çalışmaktadır. Bütün yük kadrosuz olarak çalıştırılan 67.723 usta öğreticinin omuzlarındadır. Bu usta öğreticilerin büyük çoğunluğunun öğretmenlik formasyonu yoktur ve önemli bir bölümü ancak lise mezunudur. Raporda, kadrosuz usta öğreticiler, “MEB’in kurs programında girdiği ders saatine göre ücret alan, geçici hizmetinden yararlanılan, öğretici olarak çalışanlar” olarak tanımlanmaktadır. 

Rapora göre, bu genel müdürlük 2017 yılında, Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye Gençlik Vakfı (Tügva), Bülbülzade Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Hayata Destek Derneği, Ensar Vakfı, Birlik Vakfı, Türkiye Maarif Vakfı ve TRT ile protokoller imzalamıştır. Genel müdürlüğün çağdaş değerlere sahip vakıf ve derneklerle yaptığı bir protokol yoktur. 

Bu vakıflarla yapılan protokollerle, sunuşta söz edilen “her ferde, her aileye, her haneye ve her kesime ulaştırma imkânı sunarak eğitimde fırsat eşitliği sağlanmaktadır” ifadesinin toplumun din toplumuna dönüştürülmesiyle ilişkili eşitlik olduğu anlaşılmaktadır. AKP anlayışı değişmeden bu bakanlığın yararlı faaliyetlerde bulunup ciddi raporlar üretmesi kolay değildir.  

 

[email protected]