Tükenmişlik ve gelecek

14/03/2014 Cuma
Tükenmişlik ve gelecek

14 yaşında, henüz yaşamının baharında, sokakta yürürken polisin attığı gaz fişeğinin isabet etmesiyle komaya giren Berkin Elvan, 15 yaşında sonsuzluğa uğurlandı. Katil halen aranmıyor! Bu nasıl oldu? Gezi’de protesto hakkını kullanan insanlara karşı güç kullanımı “emrini kendisinin verdiğini” açıkça beyan etmekle kalmayıp, “polisin destan yazdığını” söyleyecek kadar ileri giden Başbakan’ın izlediği siyaset stratejisi, diğer yedi gençte olduğu gibi, Berkin’i de sonsuzluğa uğurladı. Bir Cumhurbaşkanı düşünün ki kullanabileceği yetkiler varken kullanmadı, halen de kullanmıyor. Üzerine düşen sorumluluk ve görevi yapmamakla izlenen siyaset stratejinin değirmenine su taşıyor. Meclis başkanı yaşananları görmezden geliyor, konuşması gereken yerde susuyor. Cemaatçiler fırsat kollayıp siyasi çıkar devşirmeye çalışıyorlar. Başbakan’ın akıl hocaları yalan üzerine bina ettikleri propoganda makinasını tam gaz çalıştırmaya devam ediyorlar.

İzlenen siyaset stratejisinin dört ayağı var: i) hukuku kendi diktacı düzenini inşa etmek için kullanıyor, ii) geçmiş seçimlerde aldığı yüksek oyları meşruiyetinin ve geleceğinin yegane dayanağı olarak sunuyor, iii) kendi söylemini eleştiren, demokratik protesto hakkını kullanmak isteyen herkese karşı kolluk kuvvetlerini yetkisi ve amacını aşarak kullanıyor, iv) Türkiye’de dağıtım mekanizmaları üzerinden elde ettiği “haraçları”, icat ettiği baskıcı yöntemlerle sürdürebilir kılmak için toplumu Başbakan’ın yanında yer alanlar ve karşıtları olarak kutuplaştırıyor. Bütün bunların amacı diktacı rejimi ayakta tutmak.

Bu siyaset stratejisi daha fazla sürdürülebilir mi? Bunu sürdürebilmek ancak faşizmin çeşitlemeleri ile mümkün olabilir, fakat uzun süreli olamaz. Başbakan her dakika daha da yalnızlaşmaktadır. Kurnazlığın her türünü denedi, sınırlarını fazlasıyla zorladı. Gidici olduğunun farkında, hırçınlaştı. “Çılgın projelere” dayalı umut tacirliğinin de sonuna geldi. Ne Türkiye’de, ne yurtdışında inananı kaldı. Başbakan “Obama ile telefonda görüştüm mesaj alındı” dedi, ardından Obama yönetiminden yalanlama geldi. Suriye politikasında AKP’nin yaptığı yanlışları anlatmaya gerek var mı? Örnekler saymakla bitmez.

AVANOS’TA DURUM
Geçen hafta sonu yerel seçimler hakkında bilgi edinmek için Avanos’a gittim. AKP’li belediye başkanının da umut tacirliği yapmaya hevesli olduğu anlaşılıyor, fakat nafile. Dar gelirli aileler için TOKİ’ye konut yaptıracağını söyleyip, bu doğrultuda halktan anket-başvuru toplamış. 10 senede yapmadığını son 20 günde yapacağını ileri sürmek ne kadar inandırıcı olur? 10 sene önce Başbakan gelip güya bu sözü vermiş, fakat konut sorunu 10 senedir çözülmemiş. Bu seçimde gidici bir Başbakan’ın desteğini arkasına aldığını varsayıp, “TOKİ aracılığı ile size apartman dairesi yapacağım” demek, halka yalan söylemek olur. Bu da suçtur. Avanos’da konut sorunun nasıl çözüleceği üzerine kafa yormak gerekiyor. Şehir plancıları ve ulaşım plancılarından gerekli ve doğru bilgileri almadan basit “kurnazlıklarla” halkı yanıltmanın bedeli ağır olur. Sağlıklı bir konut politikası izlemek şarttır, bunun ilk adım halkı doğru bilgilendirmek ve halkı her aşamada bu sürecin içinde tutmakla mümkün olur. AKP’li belediye başkanının Avanos’da turizmin tekelleşmesine yaptığı katkıyı sağır sultan bile duydu. Turizm tekelleri “irabananın ineği gibi yerken, küçük esnaf kurubayır tilkisine döndü”. Bunun alternatifi, küçük esnafı koruyacak, pansiyonculuğu teşvik edecek, 40 yaş üzeri yerli turisti çekecek düzenlemelerin yapılmasına bağlıdır. Tekelleşmeye karşı alternatif politikayı hayata geçirecek alternatif bir belediye yönetimini kuracak potansiyel Avanos’da mevcut. Alternatif blok oluşmuş durumda. Halkın katılımı ve tercihi belirleyicidir.

Defne’de Sevra Baklacı’nın halkların kardeşliğini yerel yönetime taşıma girişimi ve Avanos’ta oluşan alternatif blok örnekleri Türkiye’nin geleceği için çok önemlidir. Halk tükenmişlere, gidicilere, destek vermeyecektir, geleceği doğru kurgulayan, kendine güvenenlerin önü açıktır.