“Çok güzel çalıyor eş..…eşekler”: Arturo Sandoval

30/06/2012 Cumartesi
“Çok güzel çalıyor eş..…eşekler”: Arturo Sandoval

Doksanlı yılların sonları çok dik kafalı bir akrabamız var, semt pazarlarında sağlık kontrolünden geçmeyen ucuz kahvaltılık satan tezgâhlara dadanmış. Koca koca salamlar sucuklar bir liraya satılıyor. Evet, yanlış okumadınız kiloluk sucuklar salamlar sadece bir lira… Kapanın elinde kalıyor tabii, kimin umurunda ne derecede yenebilir olduğu. Daha o vakitler organik beslenme hadiseleri yaygınlaşmamış milletin genetiği değiştirilmiş organizmalardan, kanserojen katkı maddelerinden, kimyasal koruyuculardan falan pek haberi yok. Şimdi kimin ne kadar haberi var, tartışılır ya! Neyse, bir kenara…

Bizimki yaşını başını almış hafif tatlı kaçık bir adam, laf anlatmak olanaksız. O da her sabah koca bir sucuğu salamı dilimleyip dilimleyip götürüyor. Her defasında uyarıyoruz, dilimizde tüy bitiyor: “İşte şöyledir, böyledir, bunlarda et falan yok, atık maddelerle yapılıyor. Sağlığınla oynuyorsun” diye… Ne çare, gözümüzün içine bakarak yemeğe devam ediyor biraz da ketum olduğu için tepki bile vermiyor. Bu uyarılardan sadece birinde, artık bizim kadar o da sıkılmış olacak ki umarsızca kafasını kaldırdı, bizi hiç umursamadığını açıktan belli eden bir yüz ifadesiyle mırıldandı: “çok güzel yapmış eş..…eşekler”…

Ne zaman elime yeni bir Arturo Sandoval albümü geçse ya da bahsi açılsa, artık hayatta olmayan bu akrabamız gelir aklıma. İşte yine öyle oldu Arturo Sandoval’ın yeni albümü “Dear Diz (Every Day I Think Of You)”yu dinlerken…

***

Sıradan bir tribute albüm değil bu. Eski bir arkadaşa yazılmış aşk mektubu gibi. Sandoval’ın Dizzy Gillespie’ya aşkını dile getiriyor. Egzotik, tutkulu ve dokunaklı. Ayrıca albüme vibrafoncu Gary Burton, Yellow Jackets lideri saksofoncu Bob Mintzer, Hammond ustası Joey Defrancesco, klarnetçi Eddie Daniels, saksofoncu Ed Calle, davulcu Gregg Alan eşlik ediyor desek, herhalde yeterince ikna edici olur. Klasik yaylı dörtlüsüyle iki ayrı arturo-sandoval.jpgnefesli dörtlüsü de eksik değil. Albüm Dizzy Gillespie döneminin büyük klasiklerini, bebop çizgisine ayak basarak büyük bir Latin orkestraya düzenleyen bir anlayışa sahip.

Sandoval ile Gillespie arasında özel bir dostluk var. Zaten ona Diz demesinin arkasında da bu yatıyor. Kübalı virtüöz Diz’in en tanınmış kompozisyonlarını yorumlamış. Ustanın ateşli hayranı, durumunu neşeli ve coşkulu bir albüme dönüştürmüş. İnsanın aklını başından alan, eşsiz düzenlemeler var içinde. Çeşitlilik, keşif ve yaratıcılık eksiksiz. Afro-Küban ile Diz tarzı bebop’un fantastik bir karışımı.

“Sevgili Diz (Her Gün Seni Düşünüyorum)”, Sandoval müziğinin ve ruhunun en büyük ilham kaynağına yüksek oktanlı sonik yolculuk.

***

Sandoval seksenlerin sonunda kuşağının en büyük trompet ustalarından biri olarak tanıtıldı, her mecrada. Gerçekten de bu tarifin haklılık payı vardı, ama ne yazık ki, medyanın peşinde olduğu şey bu adamın yeteneği değildi. Bu müzikal yetenek, ucuz siyasi bir malzemenin kurbanı olarak gündeme geliyordu. En medyatik olduğu zamanlar ise, 40 yaşına bastığında, Amerika’dan siyasi sığınma hakkı istemesi ve iltica etmesine denk gelir.

Bu döneminde verdiği her söyleşide Küba’ya ve sosyalizme saldırmaktan, Fidel Castro hakkında ileri geri konuşmaktan alamadı kendini. Fidel’i diktatör, Küba halkını da çiftlikteki köleler olarak tarif etmekten kaçınmadı. Fidel’i faşizan bir diktatör olarak gören birinin, Amerika’da demokrasi bulması ise Sandoval’a has bir traji-komediydi. Oysa aynı günlerde Fidel’in Oliver Stone tarafından kendisi hakkında yaptığı bir belgeseldeki sözleri herkesin kulağında çınlıyordu. Fidel eğer ülkesinde işkence olayının yaşandığı tek bir karakol ya da güvenlik merkezine rastlanırsa, hemen görevi bırakacağını söylüyordu. Artık nasıl bir diktatörse? Neyse bu da bir kenara…

***

Arturo Sandoval dinlerken, ben de onun utandırıcı hikâyesini bir kenara koyuyorum: büyüleyici gücü karşısında, akrabamın sözleriyle karşılıyorum müziği: “çok güzel çalıyor eş..…eşekler”…

O nedenle Arturo Sandoval ile huysuz ve dik kafalı akrabam bir sözü nedeniyle kafamda özdeşleşmiştir ne zaman birini dinlesem, diğerini de anarım.

[email protected]

ÖNCEKİ YAZILARI

Plak piyasasının derin devleti 23/07/2016 Cumartesi
Atlantis Tansel - 2 02/07/2016 Cumartesi
Atlantis Tansel 25/06/2016 Cumartesi
Kronik Özer (2) 11/06/2016 Cumartesi
Kronik Özer (1) 04/06/2016 Cumartesi
Hayri Plak 28/05/2016 Cumartesi
Toplumsal plak toplayıcısı 21/05/2016 Cumartesi
Ne ölenle öl, ne gidenle git 14/05/2016 Cumartesi
Bugün platomuzda ne var? 07/05/2016 Cumartesi