Hiç aklımdan çıkmıyor ki

18/02/2015 Çarşamba
Hiç aklımdan çıkmıyor ki

Reklamlar kapitalizmli hayatın bir parçası olunca, spotlar deyim haline gelebiliyor. “Hiç aklımdan çıkmıyor ki” de öyle.

CHP oldum olası kendi dışındaki solla bir tuhaf ilişki içindedir. Konu seçimse solun oyları ceptedir. Yeri geldiğinde CHP'nin yetemeyeceği mesajları veren lojistik bir kuvvettir sol. Vicdan lazımsa sol hatırlanır. Bu sayede CHP sırtına yumurta küfesi almaz, ama başına kasket takıverir! Çoğu zaman CHP'nin dünyasında “gerçekçiliğin ötesine” gerek yoktur; sol hayalci çocuktur. Zorlarsak oluruz maceracı çocuk. O zaman öğreniriz, en fazla Ecevit'in komünizmle mücadele ettiğini!

Bu saçmalığın bizim taraftaki karşılığı ise CHP'cilik. Marksizmin ve teorinin yıldızının parlak olduğu çağda CHP'cilik sınıf ve parti tahlillerinde çizerdi yol haritasını. Küçük burjuvazinin sol kanadı, milli burjuvazinin şurası... Artık gerek yok. Hepimiz laikiz, hepimiz AKP'ye karşıyız.

Peki hepimiz nasıl bir kategoriyiz? Birey bazında yan yana gelinir örneğin, ve geldiğimizde “hepimiz” oluruz. Ya siyasette? CHP'li Kemal Derviş'in derdi tasası kendi paketini, 2000'li yıllarda bir yağma politikası olarak sosyal-demokratların değil de dincilerin hayata geçirmiş olması mıdır, yoksa bunu bile takmayacak kadar gerçekçi midir? Suriye'de işin ifrada vardırılmasına mı karşıdır CHP, yoksa savaşa ve emperyalizme mi? Neden barıştan yana söz söyleyenler bireydir de, Esat diktatörlüğüne karşı çıkan partinin merkezi? Nasıl bir laikliktir, o inşallah maşallahlı söylem?

CHP tabanı ve diğer aklı başında, kendini ilerici, solcu sayan milyonlar... Hepimiz sokakta laikiz ve iyi ki öyleyiz. Bunu siyasetlerin buluşmasına yormak için teoriyle, analizle twitter'ı karıştırmak gerek.

Kürt hareketi solla bundan da tuhaf bir ilişki içinde olageldi. Oylar orada da ceptedir. Dahası, solun vicdan adresi olmasına gerek yoktur, çünkü Kürt hareketi kendi dışında bir solu gereksiz kılmıştır buna göre. Ne yumurta küfesi ne kasket. Sosyalist Enternasyonale yatkındır ama kalaşnikof radikalizmine sahiptir. Kürt siyaseti kendini ne zaman biçimlendirecek olsa “stalinizme” laf çakar. Ulusal hareket olumlu bir nitelemedir, ama solda ulusalcılık kötülüklerin anasıdır. Yurtseverlik Kürt hareketine pozitiftir; sola haram. Tabandan gelen bir demokrasi vaaz edilir. Amerikan silahıyla ve Fidan dostluğuyla taban demokrasisi çelişmez. Demokrasinin sınıf karakterinin altını çizen teori eskimiştir çoktan. Tarikatlar demokrasinin unsurudur ve gerçek müslümanlar Kürtlere destek olur...

Hepimiz laik bile değilizdir. Kürt sorunu çözülmeden tek bir adım atılamayacaktır. Marksizmin ve teorinin parlak çağında yaşasaydık ulusların kendi kaderini tayin hakkından girilir, ezilen ulus deneyimleri için Marx'ın İrlanda'sına, Lenin'in doğu halklarına götürülürdük. Çok zamandır gerek duyulmuyor. Büyük siyaset her şeyi aklıyor. İrlanda'ya ABD şemsiyesi altındaki “çatışma çözümü” açısından bakmak yeterli. O ABD yetkililerinin Kürt politikası Kürt siyasetinin başarısı sayılıyor. AKP'ye gelince, masaya oturmak zorunda bırakılmıştır.

Bu “özgüven” tablosunun bizim taraftaki karşılığı içler acısıdır. Kürt sorunu çözülmeden bir adım atılamayacağının kabulünün solun boşa düşmesi anlamına geldiğini görmemek... Ya da görüp de, Kürt ulusalcılığının sunduğu sahnede solculuk yapmaya fit olmak. Bu yolun kamu emekçileri hareketini ne hale getirdiği bile daha tartışılamadı Türkiye’de!

Bu iki akım birbirleriyle kavgalıdır ve solu hep diğerine meyletmekle suçlarlar. Sol bağımsız sınıf kimliğini belirginleştirmeye çalışırken, ya kemalist ya bölücü damgaları yemeye hazır olmalıdır. Bazen ikisini birden, aynı anda...

Ama sol birleştirebilmektedir! İki tarafın bugüne kadar anlaşabildikleri nadir konulardan biri solun bağımsız kimlik edinmesinden duydukları rahatsızlık oldu. O kadar ki, AKP düpedüz bir diktatörlük inşa ederken, iki hareketin merkez hatları bu sürece değil, AKP'nin karşı kutbu ne kadar etkisizleştireceğine gözlerini diktiler. AKP'ye karşı mücadeleye işaret ediyor ama dinletemiyorduk...

Şimdi bir tez bayağı yaygınlık kazanıyor: AKP'yi götürmek için CHP ve HDP'nin solun katalizörlüğünde biraraya gelmesi. Meclis'te AKP'li faşistlerin kafa göz yarmalarından bile anında birlik mesajı türetenlerin “hiç akıllarından çıkmıyor” olmalı. Solculuğu CHP'nin veya Kürt hareketinin içine gömmeye çalışanlar, neden tam da bu aralar çöpçatanlığa merak salıyor olabilirler?

ÖNCEKİ YAZILARI

Günlerin getirdiği… 10/07/2019 Çarşamba
Solculuk nedir? 26/06/2019 Çarşamba
Bir strateji kendini imha etti 19/06/2019 Çarşamba
İki parti 12/06/2019 Çarşamba
Ya bu ya da şu, ama aynı kapı… 05/06/2019 Çarşamba
24 Haziran’a bekleriz 29/05/2019 Çarşamba
Muhalefet cephesinde 22/05/2019 Çarşamba
AKP cephesinde 15/05/2019 Çarşamba
Bir dönüm noktası 08/05/2019 Çarşamba