Mustafa Karasu: Öcalan AKP'yi demokrasi yoluna sokmak istiyor

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, "Önder Apo Dolmabahçe’de yapılan açıklama hamlesiyle AKP'nin bu otoriterleşme eğilimini giderip demokratikleşme çizgisine, demokrasi yoluna sokmak istiyor. AKP buna girecek mi, girmeyecek mi göreceğiz" dedi.
Cuma, 06 Mart 2015 12:23

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu: “Çözüm süreci iyi gidiyor, çözüm süreci var, çözüm sürecinde kararlıyız’ deniyor, o zaman biz de ‘buyurun pratik yapın’ diyeceğiz. Pratik olmadan bu tür sözlerin bir anlamı yok. Bu sözler söylenmeli, ama pratiği de yerine getirilmelidir” dedi.

ANF'de yer alan röportajın bir bölümü şöyle

'PRATİK YAPIN DİYECEĞİZ'

Bu durumda AKP ister adım atsın ister atmasın, bu, demokrasi güçleri için büyük bir zemindir, HDP seçimde hamle yaptığında Önder Apo'nun yarattığı zemin üzerinden Kürt sorununun çözümü gerçekleşecektir. Şu anda bir proje, bir taslak sunulmuştur. AKP'nin, devletin buna nasıl yanıt vereceği belli değildir. Hala belirsizlikler vardır. AKP çözüm için adım atacak mı, atmayacak mı hala belli değildir. Zaten seçimden önce bir şey olmaz diyorlar, seçim sonrasını gösteriyorlar. Kürt sorunu gibi bir sorunu seçime endekslemek kabul edilemez. Bu konuda biz AKP'nin pratiğine bakacağız. AKP adım attı, sorun çözülüyor diye bir şey söylenebilir mi? Bu devlet, AKP adım atacak mı, atmayacak mı göreceğiz, pratiğe bakacağız. Tabii ki sorun güven güvensizlik sorunu, inanıp inanmama sorunu değildir. Esas olarak hükümetin ve devletin pratiğine bakılacaktır.

“Çözüm süreci iyi gidiyor, çözüm süreci var, çözüm sürecinde kararlıyız” deniyor, o zaman biz de “buyurun pratik yapın” diyeceğiz. Pratik olmadan bu tür sözlerin bir anlamı yok.

ÖCALAN AKP'Yİ DEMOKRASİ YOLUNA SOKMAK İSTİYOR

Önder Apo Dolmabahçe’de yapılan açıklama hamlesiyle AKP'nin bu otoriterleşme eğilimini giderip demokratikleşme çizgisine, demokrasi yoluna sokmak istiyor. AKP buna girecek mi, girmeyecek mi göreceğiz. Önder Apo'nun hamlesi aslında AKP'nin antidemokratik Türkiye yaratma hamlesine karşı bir demokratikleşme hamlesidir. HDP heyetinin Dolmabahçe’de hükümet gözetimi altında yaptığı açıklamanın anlamı budur. AKP Önder Apo'nun bu hamlesiyle ofsayda düşmüştür. AKP şunu diyordu, şöyle tehlike var, darbe tehlikesi var, paralel yapı tehlikesi var, 6-7 Ekim olayları var, dış tehlike var vb. esas olarak toplumsal muhalefeti bahane ederek ben bu yasaları çıkarmak zorundayım diyordu. Yani Türkiye açısından, hükümeti açısından, devleti açısından tehlikeler olduğunu ileri sürüp otoriter yasalarına gerekçe bulmaya çalışıyordu. Önder Apo ise bu demokratikleşme hamlesiyle AKP'nin gerekçelerini elinden alarak onu demokratik adımlar atmaya zorlamaktadır. Bunu yapmadığı takdirde de AKP'nin gerçek yüzü açığa çıkacaktır.

‘SİLAH BIRAKMA ORTADOĞU KOŞULLARINDA MÜMKÜN MÜ?’

Nasıl ki 2013 yılında gerillanın geri çekilme iradesinin gösterilmesi ve yüzde kırka yakın çekilmesi bir karşılık gerektiriyorduysa, bunun için yapıldıysa, bugün de gerillanın Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi bırakması konusunda ortaya konulan niyet beyanının da bir karşılığı olması gerekiyor. Önder Apo bunu beyan edecek, hem de on maddede ortaya konulan en makul yaklaşımlar çerçevesinde bunu yapacağız diyecek, ama hiçbir karşılığı olmayacak! O zaman gerillanın Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi bırakması nasıl gerçekleşecek? Bunu herkesin sorması gerekiyor. Silah bırakma konusuysa ayrı bir konudur. Silah bırakma mevcut Ortadoğu koşullarında mümkün müdür? Ya da hangi parçada gerçekten Kürtlerin varlığı ve özgürlüğü güvencededir. Güney Kürdistan'da federasyon vardır, ama varlığı ve özgürlüğü güvencede değildir. Her an tehdit altındadır. Hem de kimin tehdidi altındadır? Türkiye'nin desteklediği IŞİD’in tehdidi altındadır. IŞİD'i Türkiye desteklemiştir. KDP açıkladı, “IŞİD saldırdığı zaman Türkiye bize yardım etmedi, İran yardım etti” dedi. Bu açıdan Kürtlerin özgür ve demokratik yaşamı, kimliği hala Ortadoğu'da güvencede değildir. Rojava’da görüyoruz, Başur’da görüyoruz, Rojhilat’ta da durum ortadır. Türkiye'de de hala öyle sorunlar çözülmüş değildir. Bu açıdan silahların bırakılmasından söz etmek mümkün değildir. Önder Apo da böyle bir şeyden hiç söz etmiyor. Hatta gerillanın varlığının Türkiye için bir tehlike olmadığını söylüyor. Son görüşmede bu yönlü düşüncelerini de AKP hükümetine açıkça iletiyor. Türkiye'ye karşı silahlı mücadelenin bırakılması tabii ki tek taraflı ve karşılıksız olmayacaktır. Hiç kimse tek taraflı olacağını beklemesin.

GÖRÜŞME SAĞLANMALIDIR

Tabii ki Hareketimiz ve Önder Apo'nun görüşmeleri de sağlanmalıdır. İkide bir İmralı’yla Kandil arasında çelişki var deniyor. Böyle bir şey yok, ama böyle düşünülüyorsa Önder Apo ile Hareketimizin görüşmesi sağlanır. Kaldı ki sağlıklı bir müzakere ve çözüm için bu görüşmelerin yapılması şarttır.

‘GÜVENLİK PAKETİ GERİ ÇEKİLMELİDİR’

Zaten Yürütme Konseyi Ebaşkanlığı açıklamasında mevcut güvenlik paketinin çekilmesi belirtilmiştir. Bunu sadece biz söylemiyoruz, bütün demokrasi güçleri söylüyor. Eğer Kürt sorununu çözeceksen, Türkiye'yi demokratikleştireceksen o zaman niye bu paketi Meclise getirdin diye sorarlar! Demek ki o paketin de çekilmesi gerekiyor.