Ethem Tolga'nın listesi kabarık

Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ethem Tolga, haziran ayında yapılacak genel seçimlerde AKP'den milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etti. Ethem Tolga'nın arkasında bıraktığı "suç" listesiyse oldukça kabarık.
Haber Merkezi
Salı, 10 Şubat 2015 18:38

Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ethem Tolga'nın, genel seçimlerde AKP'den milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etmesi tartışma yarattı. Ethem Tolga GSÜ Rektörlüğü'ne 14 Ocak 2008'de atanmıştı. Tolga aradan geçen 7 yıl içinde AKP milletvekilliğine ne kadar yakışacağını icraatlarıyla kanıtlamış bulunuyor. İşte o icraatlardan bazıları:

11 MAYIS 2010: CHİRAC'A 'FAHRİ DOKTORA'

GSÜ Rektörü Ethem Tolga Fransa eski Cumhurbaşkanı Jaques Chirac'a "fahri doktora" verdi. Chirac'ın öğrencilere kapalı bir salonda ödülünü aldığı sırada GSÜ öğrencileri Chirac'a neden ödül verildiğini sorgulayan etkinlikler yapıyordu. "Bu onursuzluğa ortak olmayacağız" yazılı bir pankart açan öğrenciler, dağıttıkları bildiride "Peki GSÜ neden Jacques Chirac’a fahri doktora veriyor? Mösyö Chirac dünyaya ne gibi eserler bırakmış? İnsanlığa ne gibi bir katkı sunmuş? Veya ülkemizde de AKP’ye ilham olan üniversiteleri piyasalaştırarak sermayedarların yönetimine verme, üniversiteleri özelleştirme reformunu ortaya attığı için mi? Bu politikaları protesto eden 22 yaşındaki öğrenci Malik Oussekine kendisinin cumhurbaşkanı olduğu dönemde polis tarafından öldürüldü, belki bu vahşet içidir... Olabilir mi? Acaba Yeni Kaledonya’da bağımsızlık için mücadele eden sosyalistlerle önce anlaşıp daha sonra adice üstlerine Fransız Ordusunu, Fransız kurşunlarını yolladığı, böyle bir kunazlığı yapabildiği için mi? Yoksa Fildişi Sahili'ne yağdırdığı bombalar için mi?" ifadelerini kullanmıştı.

2010-2011: 'PUŞİ' DAVASI

Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Cihan Kırmızıgül'ün taktığı puşi, hakkındaki birçok suçlamaya "kanıt" olarak gösterilmiş ve Kırmızıgül tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bu dönemde, haksız yere hapis yatan öğrencisinin karşısında "üç maymun"u oynayan Rektörlük, Kırmızıgül'e destek veren öğrencileri de engellemeye çalışmıştı.

29 MART 2012: 'SİVAS' PANKARTINA SALDIRI

Öğrenciden Sorumlu Rektör Yardımcısı Necmi Yüzbaşıoğlu ve beraberindeki özel güvenlikler TKP'li Öğrenciler'in Sivas Katliamı'nı protesto etmek ve Sivas'ta katledilen aydınları anmak için astıkları pankart ve afişlere müdahale etti, öğrencilere saldırdı. Rektörün bilgisi dahilinde yapıldığı açık olan bu saldırı sonrası yardımcısı hakkında hiç bir işlem yapmayan Ethem Tolga konuyla ilgili bir açıklamada yapmadı.

30 NİSAN 2012: "MASON DEĞİL, MUHAFAZAKARIM, AKSARAYLIYIM"

Democratic Propress Institute (DPI- Demokratik Gelişim Enstitüsü) Galatasaray Üniversitesi'nde Kürt Sorunu üzerine bir toplantı gerçekleştirmek için başvuruda bulundu. Üniversite 28 Nisan'daki toplantıya yer tahsis etti. Akit gazetesi, DPI'ın PKK'nın paravan kuruluşu olduğunu iddia ederek, PKK'nın Galatasaray Üniversitesi'nde toplantı yaptığını yazınca Rektör Tolga gazeteye bir mektup gönderdi. Akit'se ertesi gün bu mektubu yayımladı. Yayımlanan mektup şöyle:

“Üniversitemizle ilgili yazınızı okudum. Hakikaten sizden öğrendim o kuruluşun ilişkilerini. Emin olun bilmiyordum. Toplantı ile üniversitemin doğrudan ilişkisi yok. Sizin yazınızdan öğrendim o kuruluşun bağlantılarını.

Kendimi size tanıtayım: Ben muhafazakar bir ailenin çocuğuyum, Aksaraylıyım. Annem rahmetli hacıydı. Ağabeylerim yengelerim hacıdır. Dine ve maneviyata önem veren bir ailenin çocuğuyum ben.

Aksaray'ı bilirsiniz, o bölge PKK'ya büyük reaksiyonu olan bir bölgedir. O bakımdan bunu bilin. Burası emin ellerde. O yüzden hiç merak etmeyin. Galatasaray Üniversitesi'ni biliyorsunuz. Galatasaray gibi bir yer burası. Kolay değil benim gibi bir insanın buraya gelmesi. Gerçi seçimle geldim. Galatasaray'ın kendine göre imajı var.

Mason değilim. Masonlara da pek sıcak bakmam. Sayın Cumhurbaşkanımız da Başbakanımız da tanırlar beni.

Toplantı iptal olur mu bilmiyorum. Ben katılmayacağım. Üniversite olarak düzenlemiyoruz. Ev sahibi değilim. Rica ettiler yer tahsis ettik. Kendi aralarında kapalı yapıyorlar. Ben katılmayacağım. Önce katılan milletvekillerini karşılayayım, toplantıya göndereyim diye düşünüyordum. Ama şimdiden sonra bilemiyorum onu da.

MHP dışındaki diğer partilerin milletvekilleri katılıyor. Dün Ahmet Bey geldi. Ahmet Bey'e MHP'yi de davet edin dedim.”

25 ARALIK 2012: ODTÜ'YE KINAMA

Göktürk-2 uydusunun fırlatılması töreni bahanesiyle bir "işgal ordusu" edasıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne (ODTÜ) gelen Tayyip Erdoğan protestolarla karşılanmıştı. Öğrenciler polislerin ağır saldırılarına karşı direnmiş ve bu saldırı yurt genelinde tepki toplamıştı. Bu direniş sonrasında ODTÜ yönetimini ve öğrencilerini kınayan "yandaş rektörler" akımı başlatılmıştı. GSÜ Rektörü Ethem Tolga da bu kervana katılmış ve yandaşlığını sergilemişti. Rektör'den geri kalmayan Öğrenci Konseyi Başkanı Taygun Öngören de ODTÜ'lü öğrencilere "terörist" demişti.

26 ARALIK 2012: GSÜ'DE 'ODTÜ OHALİ'

Kendisine ve Öğrenci Konseyi Başkanı'na yönelik tepkileri bertaraf etmek için okulda adeta "sıkıyönetim" ilan etti. Okuldaki turnikeleri kapatan ve okula girenlerin TC Kimlik numarasını alan Rektör, okulda eylem ve ders boykotu yapacak öğrencileri bu yöntemle fişlemeye çalıştı. Öğrenciler duruma tepki gösterdi. 

29 HAZİRAN 2013: GEZİ'Lİ MEZUNİYET

Ethem Tolga'nın yandaşlığını yıllardır açıkça ilan ediyor oluşu GSÜ mezuniyet töreninde de karşısına çıktı. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri, mezuniyet töreninde Gezi Parkı direnişini ve ODTÜ direnişinde Tolga'nın takındığı tavrı unutmadı. Rektör Tolga konuşmasını yaptığı sırada sloganlarla, dövizlerle Tolga'yı, AKP'yi ve polis şiddetini protesto eden öğrenciler, Tolga'yı konuşturmadı.

1 EKİM 2014: MESCİT AÇILACAK

Gericilerin üniversitede topladıkları 300 imzayla birlikte, Rektörlüğe mescit açılması için başvurması okulda tepki toplamıştı. Rektör Tolga 1 Ekim'de, bu talebi olumlu karşıladıklarını söyleyerek yanan Saray Binası'nın onarılmasından sonra, bina içine bir mescit açacakları sözünü verdi. Bu karara tepki gösteren üniversite öğrencileri "Önce revir, kreş aç" isimli bir kampanya başlatarak 500'den fazla imza topladı. Konuya ilişkin açıklama yapan Komünist Gençlik, "bir yandan Diyanet İşleri Başkanı 'her okula cami' hedefini sunuyor, geçirilen torba yasayla 'okullara güneş alan ibadethane zorunluluğu' getiriyor, siyasal iktidarın sözcük seçimlerinden bile dinci gericilik akıyor. Toplumu dinsel belirlenimli dayanaklara göre biçimlendirmek ve bu doğrultuda "dindar ve kindar" bir kuşak yetiştirmek için AKP canla başla çırpınıyor. Galatasaray Üniversitesi Rektörlüğünün İstanbul'un göbeğinde yer alan kampüste 'ibadethane' açılması yönünde attığı adım bu tablodan bağımsız düşünülemez. Bu karanlık, 'inanç özgürlüğü' safsatasıyla gençliğe yutturulamaz. Komünistler memleket gençliğini bu gerici, faşist rüzgara karşı örgütlenmeye çağırmaktadır" demişti.

OCAK 2015: BİNA AKP'Lİ MİMARA EMANET

22 Ocak 2013'te ihmaller sonucu yanan ve 2 yıldır restorasyonu için hiçbir adım atılmayan GSÜ Saray Binası'nın restorasyonun AKP'li mimar Sinan Genim'e verildiği ortaya çıktı. Kanal İstanbul gibi büyük rant projelerinin de içinde bulunan Sinan Genim öncülüğündeki ekip GSÜ'nün simge binasını kaderine terk etti. Ethem Tolga'nın rektörlüğü döneminde kül olan bina yine Rektör Tolga eliyle çürümeye bırakıldı.