Tekstil firmasının iki aydır maaş vermediği işçiler makinelerin başında nöbete geçti

Begos 3. Bölge içinde yer alan Üniteks Tekstil isimli firmanın taşeronu olarak çalışan TR İnter Tekstil firması, 70 gündür 150 işçisine maaş ödemesi yapmıyor. Şirketten hakkını almak için makinelerin başında nöbet tutarak geçiren tekstil işçisi İhsan Aydın yaşadıklarını soL'a anlattı.
soL - Patronların Ensesindeyiz
Pazartesi, 12 Ağustos 2019 22:27

İzmir Buca Ege Organize Sanayi Bölgesi 3. Bölge içinde yer alan Üniteks Tekstil isimli firmanın taşeronu olarak çalışan TR İnter Tekstil firması 70 gündür 150 işçisine maaş ödemesi yapmıyor. 26 Temmuz Cuma günü işçilerin talebiyle iki şirketin yetkililerinin de katıldığı toplantı da şirket yetkilileri, "paranızı alacaksınız, merak etmeyin" diyerek işçileri rahatlatmış. 

9 Ağustos günü  hala maaşlarını alamayan işçiler, Üniteks yetkililerinin malzemeleri ve makineleri almaya çalışırken görüyor. Üniteks yetkilisi işçilerin şirkete borçlu olduğunu öne sürmüş. İşçiler bunu duyunca ayaklanıyor. Bir işçi çatıya çıkıyor, hala ödeme yapılmıyor. İşçiler gergin bir şekilde makineler alınmasın diye nöbet tutuyorlar. Patrona ulaşamadıklarını, hukuki yollara başvuracaklarını aktaran işçiler patronların ne yapıp edip rahata kavuştuklarını, kendilerinin borç içinde olduklarını söylüyor.

İşçiler, patron makineleri alıp satmasın diye gece gündüz başında nöbet tutarken bir kadın usta başı, giriş kapılarını patronun girmemesi için kaynakla lehimlettirdi.

70 gündür maaşını alamayan, sabahlara kadar yüklemeyi yetiştirmek için çalışan, bayramı çocuklarıyla değil, hakkını almak için makinelerin başında nöbet tutarak geçiren tekstil işçisi İhsan Aydın yaşadıklarını soL'a anlattı. 

Ne kadar zamandır maaş alamıyorsunuz? Patronlar bir süre önce sizinle toplantı yapmış. Neler oldu anlatabilir misiniz?

'YÜKLEME YAPILSIN DİYE GECE 1'E KADAR ÇALIŞTIK'

İhsan Aydın: Penye üzerine çalışıyoruz. 150 tekstil işçisiyiz. 70 gündür ödeme alamıyoruz. İki hafta önce patronlar toplantı yaptı, Üniteks'ten de yetkili kişi geldi. 'Arkadaşlar sizin ürünleri teslim ettik, alacağınız para var. Benim imza yetkim olmadığı için ödeme yapamıyorum. İmza olduğu zaman ödeme alırsınız, bankaya yatırılacak' dedi. Arkadaşlarımız da ona güvenerek oturdular makinelerine çalışmaya devam ettiler. Mağdur olmasınlar diye. çalıştık. En son arife gecesine bağlanan cuma güne gece 1'e kadar çalıştık yüklemesi olsun diye. Mağdur onlar da olmasın, biz de olmayalım diye yüklemeyi yaptık. 'Cuma günü herkes toplansın, 3.30 da ödeme yapacağız' dediler. Hepimiz toplandık. Daha önce işten çıkarılan arkadaşlarımız da katıldı. Çünkü onlarda hala alacaklarını alamamıştı. 

Saat 5 oldu parayı hala alamadık. Üniteks müdürü geldi, içerideki malzemesini aldı, arabaya yükledi. Beyefendi ne yapıyorsunuz dedik. 'Arkadaşlar ben malzemeleri alıyorum, biraz sonra gelip makineleri de alacağım' dedi. Öyle söyleyince ayaklandık. Ne yapmaya çalıştıklarını sorduk. 'Siz Üniteks'e borçlusunuz' dedi. 'İki aydır para almıyoruz, bir de üstüne borçlu oluyoruz. Bu nasıl oluyor?' diye sorduk yanıt veremedi. "Madem öyle, biz size borçluyuz iki hafta önce biz bu toplantıyı yaptığımızda siz de o toplantıda bulundunuz. Siz 'Bir sıkıntı yok, sizinde Üniteks'ten alacak yüklü bir paranız var. İmza yetkisi benden çıktığı için bir imzayı bekliyoruz. O imzayı attıktan sonra ödemeleriniz yatacak' dediniz" yanıtını verdik.

Bunları söyleyince durdu böyle bir şey demediğini söyledi. 'Arkadaşım dedik, senin video kaydın var, ses kaydın var. Bunları dedin' dedik. Ondan sonra sustu, bir şey diyemedi. 

'ÇATIYA ÇIKTIM, ATLAYACAKTIM, KENDİMİ KAYBETTİM'

Polisleri aradılar, çevik kuvvet geldi. Zorla çıkardılar. Ona zarar vermedik, zarar vermeyecektik de. Benim zaten psikolojim de bozuldu, sonra ne yaptım ne ettim bilmiyorum. Çatıya çıkmışım, neredeyse kendimi atacağım. Artık o raddeye gelmişim. Benim eniştem oradan geldi, arkadaşlar geldi, polisler geldi beni oradan indirdiler.


'PATRONLAR YALAN SÖYLÜYORLAR, BU İŞTE BİRLİKTELER'

Makineleri almasınlar diye nöbetiniz sürüyor. Bundan sonra ne yapacaksınız? 

Hala o psikolojideyim. Ne bayram kaldı ne bir şey. Çocuklarıma bir şeker bile alamadım. Düşünün yani kamera kaydı var. Tesisin güvenlikçileri var, onlarda biliyor, görüyorlar. Ben bütün bayramımı burada geçirdim. Kimse makinesini alıp gitmesin, çalmasınlar diye. Kimse zarar vermesin diye ben burada nöbet tutuyorum. Arkadaşlarım da geliyor, yardımcı oluyorlar. Yasal olarak dava sürecini başlatacağız. Sesimizi duyurmak istiyoruz. Patron ortada yok. Telefonları açmıyor. Çelişkili konuşuyorlar. Sahtekarlık var işin içinde. Yalan söylüyorlar. TR İnter Tekstil firması -Üniteks Tekstil bu işte birlikteler. Patronlar işin içinde hep insanların kanını emerek, sırtlarını bir yerlere dayayarak çıkıyorlar. Cuma gününden beri kimse gelmiyor.  Sadece işçiler geliyor. Arkadaşlarımız iş arayabilir, dağılabilir, bir an önce sesimizi duyurmak istiyoruz. 

'GECEMİ GÜNDÜZÜMÜ İŞE VERDİM, 35 YAŞINDAYIM BUNU BİZE YAŞATMAYA NE HAKLARI VAR'

Bize bunu yaşatmaya ne hakları var? 35 yaşındayım, evime ekmek götürmek için ben buraya gecemi gündüzüme verdim. Mesai yaptım. 160 saat çalıştım yani niye? Çocuklarım kimseye muhtaç olmasın diye. Mesai ücretlerini de kesiyorlar bir şekilde. Zaten tam tamına ödeme alamıyoruz maalesef. Asgari ücret yatıyor gerisi muamma.

'İKİ AYDIR EV KİRASI ÖDEYEMİYORUM, BAYRAMDA ÇOCUKLARIMLA VAKİT GEÇİRMEK YERİNE BURADAYIM'

Hakkımızı yasal olarak almak istiyorum, onun dışında hiç bir şey yapmak istemiyorum. Herkes duysun,sadece seçim zamanı kapımızı çalmasınlar, sadece sıkıştıkları zaman kapıyı çalmasınlar. Görsünler emekçiyi. Herkes ekmeği, çoluğu, çocuğu için çalışıyor. Ben kiracıyım. İki aydır kira ödemedim, Kredi kartı borcum var onu ödeyemedim. Yazık günah değil mi? Bu bayram çocuklarımla oturup kahvaltı yapmadım ya. Burada hakkımı almak için, makineleri almasınlar diye bekliyorum.