Cemaat'ten askerlere 'Bankasya yasağı': Deşifre olmamak için...

Fethullah Gülen Cemaati'nin askerlere "Bankasya yasağı" getirdiği ortaya çıktı.
Pazar, 10 Aralık 2017 16:35

Fethullah Gülen Cemaati'ne üye oldukları gerekçesiyle yargılanan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan ihraç edilen 2 subay ile bir astsubayın yargılandığı dava  karara bağlandı.

Odatv'nin aktardığına göre davaya bakan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, henüz haklarında soruşturma başlatılmadan polise teslim olan teğmen Y.E., ile yüzbaşı A.F., hakkında cemaat hakkında itiraflarda bulundukları gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu (TCK) 221 / 4 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerini uygulayarak 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verdi.

Astsubay Başçavuş S.K.'nın ise yakalandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunduğunu dikkate alan mahkeme heyeti, "örgüt üyeliği" suçundan  S.K.'yı 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, sabıkasız oluşu nedeniyle sanığın cezasını erteledi.

İtirafta bulunan eski askerler, mahkemede verdikleri ifadelerde örgütü, örgüt üyeleriyle nasıl irtibat kurduklarını ve sınav sorularının ne şekilde geldiğini anlattı.

'SINAVDAN 3 AY ÖNCE KİTAPÇIK VERİLDİ'

İhraç olmadan önce Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda Teğmen olarak görev yapan Y.E., FETÖ iltisaklı özel bir okulda müdür yardımcılığı yaptığı sırada örgütün istemesi üzerine 2015 yılında askeri okul sınavlarına girdiğini, sınavdan 3 ay önce kendisine verilen kitapçığa çalışarak sınavı kazandığını söyledi. 

'ASKERLERE BANKASYA YASAĞI...'

Cemaatteki kod adının Samet olduğunu ve ilk maaşının yarısını cemaate verdiğini belirten Y.E., 2014'te cemaatin talimatı üzerine açtırdığı Bankasya hesabını ise yine cemaatin talimatıyla subay olduktan sonra kapattığını ifade etti. Cemaat'in kimliklerinin ortaya çıkmaması için askerlere Bankasya'ya para yatırma yasağı getirdiği söyleniyor.

Cemaat elemanları tarafından 2013 yılında kendisine Twitter hesabı açıldığını, bu hesaptan cemaate ait dershanelerin kapatılmaması için yapılan paylaşımları etiketlediğini anlatan Y.E., Bylock, eagle, Kakao talk programlarını kullandığını da itiraf etti. 

'KURMAYLIK SINAV SORULARI FLAŞ BELLEKTE GETİRİLDİ'

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda kurmay yüzbaşı olarak görev yaparken meslekten ihraç edilen A.F., de 15 Temmuz'dan sonra kendi isteğiyle polise gidip itiraflarda bulunduğunu anlattı.

Cemaatteki kod isminin Fırat olduğunu söyeleyen A.F., ifadesinde, "2011'deki kurmaylık sınavlarından önce flaş bellek içinde sınav soruları geldi. Ancak bana gelen flaş bellek içinde kurmaylık soruları yoktu. Sınavı dördüncü girişimde kazandım. Bylock kullandım. Kendi hattım üzerine kurdum. Bylock'a evdeki internet üzerinden girdim. İnternet eşime kayıtlı olduğu için, eşim kırmızı Bylock kullanıcısı görünmektedir. Ancak Bylock benim tarafımdan kullanılmıştır. Eşimle alakası yoktur" dedi. 

'KIZIMIN İSMİNİ FETULLAH GÜLEN VERDİ... DAVA AÇTIM DEĞİŞTİRDİM...'

Özgür iradesiyle verdiği ifadeler sayesinde Ankara ve İstanbul'da bazı şahıslar hakkında soruşturma açıldığını, bazılarının ise tutuklandığını anlatan A.F., 20 yıldır bu yapının içinde olduğunu ve hep pişmanlık hissettiğini söyledi.

A.F., "2012 doğumlu kızımın ismini Fetullah Gülen koydu. Teamül olarak terörist başının böyle bir tercihi var. Amerika'dan isim listesi gönderilmişti. Temmuz 2017'de dava açarak kızımın ismini değiştirdim" dedi.

'BİZE SADECE, 'ARTIK KARŞI TARAF OLDUK. BÜYÜK BİR STRATEJİK SAVAŞ BAŞLADI' DEDİLER'

Atsubay S.K. ifadesinde şunları belirtti: 

"Daha çok Salih denen 'abi' konumundaki kişinin evinde toplanırdık. Namaz kılar Fetullah Gülen'in CD'lerinden kesitler izlenirdi. Benim zeki olduğumu askeri liselere girmemi istediler. Bütün askeri lise sınavlarını kazandım. Ancak kendi isteğimle Deniz Astsubay Lisesi'ne girdim. Astsubay okuluna giderken 2 hafta sonra bana söyledikleri Üsküdar'da 12C otobüsünün kalktığı yerde beklememi istediler. Karşılaşamazsak, buluşmamız  bir sonraki haftaya kalırdı. Okuldan mezun olana kadar sadece tedbirli olmamızı istediler. Başka birşey söylemediler. Mezun olduktan sonra evli olanların maaşının onda biri, bekarların ise beşte birini istediler. 17-25 Aralık civarında gizlilik daha çok artırıldı. Ne olduğunu merak ettik. Neden hükümete ters düşüldüğünü sorduk. Bize sadece, 'Artık karşı taraf olduk. Büyük bir stratejik savaş başladı' dediler. Bizim deşifre olabileciğimizi ve atılabileceğimizi söyleyerek daha çok tedbirli olmamızı istediler." 

'ORDU EVLERİNDE ALKOL KULLANIN, ORUCUNUZU TUTMAYIN'

S.K., o tarihten sonra alınan tedbirleri ise şöyle anlattı:

"Tedbirler sıklaştı ancak sohbet toplantılarında bir azalma olmadı. Toplantılarda askeri personellere 'Bankasya'ya kesinlikle para yatırmayın' dendi. Çünkü deşifre edilmekten korktular. Sürekli 'Deşifre olmayın, tedbirli olun' diye bizi korkuttular. Ordu evlerinde 'Alkol kullanın, orucunuzu tutmayın' gibi telkinlerde bulundular. Namaza zaten gitmemize izin verilmezdi." 

'BYLOCK YAZIŞMALARINDA BULUŞMA YERLERİ BİLDİRİLİRDİ'

Astsubay S.K., "Bylock'u yüklememi abi istedi. 2104'te yükledim. 'Artık buradan haberleşeceğiz' dediler. Yüklendikten sonra arkadaş ismi ekliyorsunuz, öyle görüşürsünüz. 'Cover me' isimli programı da yüklememi istediler. Bylock'tan sonra onu da kullandım. Biz sadece bir kişiyle görüştük. Bylock ve Cover me'de görüntülü konuşma yok. Sadece kısa mesaj şeklinde yazışmalar var. Bu yazışmalarda buluşma yerleri bildirilirdi. Tayin olunca başka bir abiye devredildim. 2015'in ortalarında 'Bylock'u kaldırın' dediler. 'Bir problem mi var?' dedik. 'Hayır' dediler. Bundan sonra, eagle-kakao talk, programlarının kullanılacağını söylediler" dedi.

Bylock'ta sadece şifre gönderen kişiyle mesajlaşabildiklerini bu kişinin de "abi" olduğunu söyleyen S.K., Cover me programının ise kullanımının daha basit olduğunu ve bir çok kişiyle mesajlaşma imkanının bulunduğunu anlattı.