AKP'den 'Gaziantep' açıklaması: Bir mesaj verme çabasıdır

AKP MYK, Gazianktep'te yaşanan bombalı saldırının ardından Genel Merkez'de olağanüstü toplantı gerçekleştirdi. Parti Sözcüsü Yasin Aktay, "Gaziantep saldırısı bir mesaj verme çabasıdır, söyleyecek sözü olanlar siyaset meydanına gelsin" dedi.
Pazar, 21 Ağustos 2016 23:03

Gaziantep'te dün yaşanan bombalı saldırının ardından AKP ve  CHP MYK'leri olağanüstü toplandı. AKP Genel Merkezi'nde gerçekleşen toplantının ardından açıklama yapan Parti Sözcüsü Yasin Aktay yaptığı açıklamada, "Gaziantep saldırısı bir mesaj verme çabasıdır, söyleyecek sözü olanlar siyaset meydanına gelsin" dedi.

AKP Parti Sözcüsü Yasin Aktay'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

“Terörü bir mesaj vermek olarak algılayan bu dünyayı reddediyoruz. Birilerinin konuşacak bir şeyi varsa iletişim ortamları ortadadır. Kimin ne söyleyecek ne sözü varsa o er meydanında, siyaset meydanına bekliyoruz.”

Saldırının kimin patenti altında yapıldığının bir önemi yok bu saatten sonra. Kimin hangi maşaların kullanılmış olduğunu tespit edeceğiz. Terör saldırılarının amacı Türkiye’nin siyasetini etkileme çabasıdır. 15 Temmuz terör saldırısının uzantılarına bakıldığında bir sürü terör uzantısı olduğunu görüyoruz.

Biz, bir düğün ortamını bir katliam ortamına dönüştüren alçaklık ve onun neticesinde kıyılan canların, yaralanan canların tedavilerinin telaşı içerisindeydik. O esnada ne yazık ki HDP’lilerin, ‘böyle bir olaydan nasıl bir fayda elde edebiliriz’in telaşı içerisine girmiş olduklarını gördük. Bu bizi fevkalade üzmüştür. ‘Bari bu ortamda yapmayın’ diye içimizden geçirdik.

Burada ölen canlar hepimizin canlarıdır. Ölen canların kimliği hiç önemli değil. Terörün kimliği de hiç önemli değil. Terör kimden gelirse gelsin lanetlenecek bir olaydır. Kime karşı yapılırsa yapılsın, kurbanları masumdur. Biz kurbanları masum olarak görüyoruz, bizden olarak görüyoruz, onları kendi canlarımız olarak görüyoruz. Biz canına kıyılan mazlumların, terör kurbanlarının ne kimliklerine, ne dinine, ne mezhebine asla bakmadık, bakmayacağız. Bugün Şanlıurfa’da yine menfur terör saldırıları karşısında yine canlarımız gitti.

Yiten canlarımızın etnik kimliğinin, kültürünün, mezhebinin, siyasi görüşünün en olduğuna asla bakmadık, bakmayacağız. Bizim bu ülkede 79 milyon vatandaşımız var; ölen her can bizim canımızdır. Ne yazık ki, bu ölümlerin bu şekilde siyasi bir istismar konusu haline gelmiş olması acımızı daha da arttırmıştır. Terör saldırılarında ölen herkes bizim evlatlarımızdır. Bu evlatlar arasında özellikle ölüm esnasında ayrım yapıyor olmak iğrençliğin daniskasıdır.

Biz Türkiye’deki siyaset seviyesinin biraz daha artması telaşı içerisindeyken, çok şükür ki artmışken, 15 Temmuz sonrası siyaset ortamı içerisinde maalesef bazen HDP’liler bu ortamı okuyamamaktadırlar, bu ortamın içerisinden kendilerine yeni bir çıkış yolu bulmaya çalışmaktadırlar. Terörle siyaset arasına bir mesafe koyamamış olmanın, Türk halkı tarafından topyekun reddedilmiş olmanın, kendilerini daralttığı alanda yeni alanlar oluşturmaya çalışıyorlar. Bulabildikleri alanın böyle alanlar olması çok acıdır. Ölümler üzerinden kendilerine böyle alanlar açmaya çalışmaları, her şeyden önce kendilerine bir fayda sağlamayacaktır.

Bazen PKK’nın, DAEŞ’in, PYD’nin işine gelen bir eylem DAEŞ’çi unsurlara ihale edilebiliyor. Görünürde DAEŞ yapmış oluyor ama PKK’nın işine gelen bir eylem oluyor. Bu olay henüz karanlık. Bulgular ve olayın yapılış mahiyeti, sonradan cenaze ortamında olayın provoke edilmesi için HDP’li milletvekilleri ile başka illerden otobüslerle getirilen insanlar ne yazık ki cenaze ortamını miting ortamına çevirmeye çalıştı ve olayı provoke etmeye çalıştılar. Bu da net bir şekilde görüldü. Olay olur olmaz hemen HDP örgütünün oraya koşması sanki olaya hazırlıklı oldukları gibi bir takım işaretler veriyor. Olay bütün boyutlarıyla araştırılmaya çalışılmaktadır. Hiçbir şey karanlıkta kalmayacaktır. Şuna herkes emin olmalı ki DAEŞ ile PKK arasında hiçbir fark yoktur. DAEŞ’in ipini biraz takip ettiğinde öbür ucunda PKK çıkmaktadır, başka bir ucunda FETÖ çıkmaktadır, başka bir ucunda başka örgütler çıkmaktadır. Terör örgütlerinin kimliği yok, biz terör örgütlerinin arasında bir fark görmüyoruz.”