AKP eliyle hortlatılan karanlığa karşı 'Gerici müfredata hayır' diyenler anlatıyor

Gericiliğe Karşı Aydınlanma Hareketi’nin çağrısıyla bir araya gelen yüzün üzerinde eğitimci, akademisyen, sendikacı, gazeteci, yazar, sanatçının imzaladığı “AKP müfredatına hayır” deklarasyonu, toplumun geniş kesimlerinde yankı buldu. “Niçin imzaladınız” sorusunu imzacılara sorduk…
Haber Merkezi
Cumartesi, 16 Eylül 2017 18:34

Gericiliğe Karşı Aydınlanma Hareketi’nin çağrısıyla bir araya gelen yüzün üzerinde eğitimci, akademisyen, sendikacı, gazeteci, yazar, sanatçı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan gerici müfredata karşı bir deklarasyon yayınlayarak “AKP müfredatına hayır” demişti.

Toplumun geniş kesimlerinde yankı bulan deklarasyona destek her geçen gün daha da büyüyor.

“Niçin imzaladınız” sorusunu imzacılara sorduk…

Laikliğin temel bir gereksinim olduğunu ifade eden imzacılar, AKP eliyle yeniden hortlatılan ortaçağ karanlığına karşı mücadele kararlılıklarını dile getirdiler. Bildiriyi imzalayan eğitimciler de, cihatçı eğitimin dayatıldığı öğrencilerin IŞİD kafasıyla mezun olacaklarını ifade ederek, "Çocuklarımız ve geleceğimiz için gerici müfredata hayır" dedi. 

İşte bazı imzacıların açıklamaları…

“LAİK EĞİTİM EN ÇOK DA BİZ KADINLARIN İHTİYACI”

Canan Güllü (Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu başkanı)

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin had safhada olduğu ülkemizde din argümanının kadını birey olarak değil kişi olarak görülmesi zemini yaratılmasına hizmet edecek bu müfredatı uygulaması sakıncalıdır.

Laik eğitim uygulaması en çok da biz kadınların ihtiyacı.

Nüfusun yarısının kadın olduğu ülkemizde müfredatta söylem ve eğitim dili, kadını gelecek kuşaklarda karanlıklara sürükleyecek adımlardır.

Bilimden uzak, hurafe ve batıl söylemler ile beslenecek beyinler toplumsal ve ikili diyaloglarda biat ve itaati empoze edecektir.

Kadın sivil toplum kuruluşları olarak 1800’lü yıllardan beri kadınların insan hakları ve aydınlanma mücadelesi sürdürmekteyiz. Bugün geldiğimiz noktada geriye götürecek bu tür çağdışı düşüncenin hayat bulmaması için gerekeni yapacağız.

Amacımız laik sistemin her bir vatandaş için özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyadaki önemini anlatabilmek ve bu düzenin devamını sağlamaktır.

“Dünya yerinden oynar kadınlar birlik olsa” sloganımıza binaen Aydınlanma Hareketi içinde olmanın önemine inanıyorum.

“AKLINI KULLANMA CESARETİNİ GÖSTEREN BİREYLER İÇİN LAİK EĞİTİM”

Kadem Özbay (Eğitim-İş Genel Merkez Denetleme Kurulu başkanı)

Biz eğitimcilerin en önemli görevi geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımıza laik, bilimsel, demokratik eğitimi nitelikli şekilde ulaştırmaktır. Çünkü kendi aklını kullanma cesaretini gösteren ve sorgulayan bireyler; katılımcı, demokratik, özgür ve çağdaş bir toplumun kaynağı olacaktır. Yaşadıklarımızdan yola çıkarak diyebiliriz ki geleceğimiz için tarihi bir sorumluluk üstlenmiş bulunuyoruz. Bu sorumluluk aydınlanmanın gereği laik ve bilimsel eğitime sahip çıkmaktır. Çocuklarımız ve geleceğimiz için gerici müfredata hayır!

"LAİKLİĞE AYKIRI MÜFREDATA KARŞI MÜCADELEYE"

Kazım Genç (Avukat) 

Daha ilk öğretimde hayatın her alanında dinsel eğitimi geçerli kılan, laiklik ilkesine bir bütün olarak aykırı olan müfredata karşı, demokrat olan her kesin sesini yükseltmesi gerektiğini düşündüğümden, deklarasyonu imzaladım.

“AYDINLANMACI, BİLİMDEN YANA EĞİTİM İÇİN ELİMİZDEN NE GELİYORSA YAPACAĞIZ”

Galip Reha Ertekin (Eğitim-İş Adana 1 nolu şube başkanı)

Bu deklarasyona imza atmamızdaki öz şudur: Birincisi laiklik ilkesinden vazgeçiliyor. En önemli kriter bu. Ülkemizde gericiliğin, özellikle son 15 yılda AKP iktidarıyla birlikte mezhepçi, ötekileştirici, toplumu ayrıştırıcı bir noktaya doğru gidildi ve cumhuriyetin tüm kazanımları yok edildi. Cumhuriyetle birlikte, cumhuriyetin tüm kazanımlarını savunabilmemiz için özellikle üç devrim yasası olarak bilinen Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Şeriyye ve Evkaf Vekaletinin Kaldırılması Kanunu ve Halifeliğin Kaldırılması Kanunu’nu savunmamız gerekiyor. BU üç kanun laikliğin temelleri. Bugün ne yazık ki bu üç kanundan da bahsedemeyiz. Eğitim öğretim birliğinden bahsedemeyiz. Bugün eğitim öğretim Ensar Vakfı ve benzerlerine devredilmiş durumda. Din dersi kitaplarında cihatçı görüşler ve kadınları aşağılayıcı düşünceler var. Dindar ve kindar nesillerin yetiştirilmesi için tüm uygun zeminler hazırlanmış durumda. Cihat dersi gören kadrolar yarın IŞİD’çi olarak mezun olacaklar. Talim Terbiye Kurulu Başkanı tornovidayla evrimi açıklamaya çalışıyor. Biz aydınlanmacı, bilimden ve akıldan yana, ötekileştirmeyen nesiller istiyoruz. Laik, bilimsel, demokratik, çağdaş bir eğitimin, müfredatın savunucusu olarak elimden ne geliyorsa, gücüm neye yetiyorsa, bunun mücadelesini vereceğim, vereceğiz.

“ORTAÇAĞ KARANLIĞINA KARŞI AYDINLANMACI MÜCADELE”

H. Suat Sadış (Eğitim-İş Hatay 1 nolu şube başkanı)

İnsan aklının özgürleşmesi ile Anadolu topraklarında yaşayan insanların özgürleşmesini sağlayarak eşit-özgür-adaletli bir toplum düzeni kurmamızı engellemek için demokratik-laik-bilimsel eğitimden vazgeçilerek, halkımızı ortaçağ karanlığına götürecek, ayrımcılığı pekiştirecek, sömürüyü çoğaltarak kendi iktidarını sürdürecek AKP’nin gerici müfredatına karşı olduğum ve bu uğurda mücadele ettiğim için Egitim-İş Hatay 1 Nolu şube başkanı olarak Gericiliğe Karşı Aydınlanma Hareketinin gerici müfredatla ilgili bildirisini imzaladım.