Halk Cephesi'nden Melih Aşık'a mektup

Halk Cephesi, Melih Aşık'ın 3 Aralık tarihli Milliyet gazetesinde yer alan köşe yazısına ilişkin bir eleştiri yayınladı. Melih Aşık'a hitaben yazılan metni aktarıyoruz:
Salı, 08 Aralık 2009 10:00

Sayın Melih Aşık

3 Aralık 2009 tarihli Milliyet’teki köşenizde yayınlanan “Afgan Tuzağı” başlıklı yazınızda bir soru soruyorsunuz: “Sahi... Savaş karşıtları neden suskun?”

Yazınızda haklı olarak Türkiye’nin Afganistan’daki işgale neden ortak olduğunu sorguluyor, Türkiye’nin Afganistan’a yeni asker göndermeyi kabul ettiğini belirtiyor ve soruyorsunuz: “Sahi... Savaş karşıtları neden suskun?”

Ancak sorarken yanılıyorsunuz. Ülkemizde, belki yetersiz, ama kararlı, istikrarlı bir şekilde Amerikan işbirlikçiliğine karşı yükselen sesler var. Bunları sizler duymuyorsunuz, daha doğru bir deyişle, sizin de yazdığınız gazeteler bunları yazmıyor ve duyurmuyor.

Kullandığınız “savaş karşıtları” tanımı biraz genel ve muğlak. Ama bu kavramla ülkemizde genel olarak Irak’ın işgali süreci boyunca Irak’ta savaşa ve işgale karşı eylem yapanlar kastediliyor.

Biz Halk Cephesi olarak, Irak’ın işgaline karşı eylemler sürecinde en önde yer aldık.

O eylemleri gerçekleştirenler içinde Marksist-Leninistler olduğu gibi, ilericiler, demokratlar, Avrupa Birlikçileri, hatta Özgür-Der gibi bazı İslamcı kesimler de vardı. Bunların bir kısmı sadece dönemsel olarak o eylemlerde yer almıştır. Bir kısmı, anti-emperyalist değil, sadece anti-Amerikancıdır. Bir kısmı, içteki Amerikancı iktidarları eleştirmeden Amerika’ya karşı çıkan güçlerdir. Böyle olduğu için de bunların emperyalist savaşlara, işgallere karşı muhalefeti istikrarsız ve tutarsızdır.

Emperyalizme karşı tutarlı ve istikrarlı bir şekilde karşı çıkanlar sadece devrimcilerdir.

Ve devrimciler bugün de aynı tutumlarını sürdürüyorlar.

Halk Cephesi olarak Ekim ayının ortasından bu yana, “ABD Defol, Bu Vatan Bizim” temel sloganıyla anti-emperyalist bir kampanya yürütüyoruz.

Kampanyamız çerçevesinde ülke çapında gösteriler yapıyor, son derece yaygın bir şekilde afiş, pankart asıyor, bildiri dağıtıyoruz. Kampanyamız çerçevesinde geçen hafta Anadolu’nun dört bir yanından İncirlik’e bir yürüyüş düzenledik. 20 Kasım günü Dolmabahçe’den hareket ettik, 22 Kasım’da 400’ü aşkın Halk Cepheli İncirlik Üssü önündeydi...

Kampanyamızın yaygın ve sürekli bir faaliyeti de “İncirlik Üssü Kapatılsın” talebiyle başlattığımız imza kampanyasıdır. Taksim’de, Bakırköy’de, gecekondu semtlerinin merkezlerinde, Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde her hafta imza masaları açıyoruz ve bu masalar saatlerce açık kalıyor...

Kısacası, Sayın Melih Aşık, bunlar oluyor, anti-emperyalist mücadele bayrağı dalgalanıyor ve bunlar, Milliyet de dahil olmak üzere, düzenin hiçbir gazetesinde haber olmuyor.

- Kampanyamızın öne çıkan güncel iki vurgusu,
1) İncirlik üzerinden 142 bin işgalci Amerikan askerinin sevk edilecek olması,
2) Afganistan’a yeni asker gönderilmesidir.

Bunları düzenin basın yayın organlarının yazmıyor olması, ülkemizde anti-emperyalistlerin “sustuğu” anlamına gelmiyor. Bu anlamda, anti-emperyalist güçlerin “suskunluğunu” eleştirmeden önce, çalıştığınız gazeteyi sorgulamalısınız ve şunu sormalısınız:

“Sahi... Milliyet gazetesi bunları neden yazmaz?”

Selamlarımızı yolluyor, iyi çalışmalar diliyoruz.