Meryl Streep’e karşı

ABD Başkanı seçilen Donald Trump ile oyuncu Meryl Streep arasındaki tartışma sürerken, "Meryl Streep’in Altın Küre’de çektiği nutuk, Trump’ın seçilmesinden sonra gerçekleşmiş en kötü şeydi" diyen Eileen Jones'un, Jacobin'de yayımlanan yazısını soL okurlarına sunuyoruz.
Çeviri: Eren Karaca
Çarşamba, 11 Ocak 2017 22:26

Meryl Streep’in Hollywood ödülleri verilen şovda yaptığı konuşmanın, Lincoln’ün ikinci açılış konuşmasıymışçasına çok beğenildiği ve hayranlıkla bahsedildiği bir güne tanık olmak, şahsen kabusum oldu. Streep’ten ders dinlemek! Dünyaya mal olup sahne ışıkları altında parlayan her şeyle allanıp pullanmış Meryl Streep ve onun tüm Hollywood dostlarının, Donald Trump’ın Amerikan otoriterliğinin gerçek kurbanları arasında oluşlarını dinlemek!

Streep’e göre, “yabancılarla dolu” olan ve bu yüzden de iki kat saldırıya maruz kalan Hollywood’un liberal elitlerine karşı kültürel bir savaş başlatılmış durumda.

Evet, Trump her yerdeki film yıldızları için kötü ve Streep’in de bundan dolayı gerçekten “kalbi kırık”. Bu yüzden de, Margaret Thatcher’ı övmeye doyamayan biyografik filmde Thatcher’ı canlandırırken ve neşeli suni feminist “pantolon-ceket ulusu” adına Hillary Clinton için seçim propogandası yaparken kullandığı o coşkun hitabetini Altın Küre gecesine getirmiş.

Dünyanın en harika etiği olan Hollywood etiğinin en üst noktası olarak Streepçi bencilliğin kucaklandığı bu son saldırıdan sonra, kendime gelmek için işten bir gün izin almam gerekebilir. New York Times’ın engelli muhabiri Serge Kovaleski ile dalga geçen Trump’ın bu “performans”ını, sanki Trump rakip bir Altın Küre Ödülleri çıkarmış da Ekran Aktörleri Cemiyeti’ni rezil etmiş gibi lanetleyişi ne kadar da haklı değil miydi? Çok klas biri, değil mi?

Evet, gereken kelime tam olarak klas. Streep, 1980’lerden beri, Amerikan film endüstrisinin kitlelere entelektüellikten uzak eğlenceler üretmekten ibaret olduğunu söyleyen herkesi çürütmek için etrafta gezdirilen, Hollywood’un buyurgan züppe yatıştırıcısı oldu. Şu üst düzey rollere, sersem eleştirmenlerin coşkulu yorumlarına ve raflara sığmayan Akademi ödüllerine bakın!

Hollywood’un İngiltere’den gelen ünvanlılar Dame Judy Dench ve Sir Ian McKellen gibi en klas oyuncuları işe aldığı kabul edilirse, en az onlar kadar kibirli aksanıyla yerli bir oyunculuk imtiyazlısı olan Meryl Streep’i de Amerikalılar gururla gösterebilirler!

Keskin konuşuyorsam, nedeni bu Streep ile yetişmiş olmamdır. Kendisi, tepeden bakan sarışın ağırlığı ve Yale Drama Okulu tavırlarıyla yaşamıma dadanmıştır. Üniversite öğrencisi iken, Amerika’da ondan nefret eden, hem de tutkuyla nefret eden iki kişiden biriydim. Diğeri en iyi arkadaşım Sue idi ve bu nefretle birleşmiştik. Sıradan bir devlet okulunda oyunculuk bitiren Sue, uzaydan bile görülebilecek kadar şaşırtıcı şekilde büyük “rol seçimleri” ile dolu erken dönem Streep performanslarının harika taklitlerini yapardı. Streep’e “dünyanın en ünlü oyunculuk öğrencisi” derdik.

Çünkü biz kızgın işçi sınıfı çocuklarıydık ve Streep’in ayrıcalıklılığı dalga dalga üzerinden dökülüyordu. Teknik olarak orta sınıf bir aileden geliyordu ama filmlerde rol aldıkça, sıradan Jersey kızı kabalıkları silindi ve altın bir kibre dönüştü. Çenesini eğişi, aristokrat bir İngiliz-Alman akraba evliliğini temsil eden eski bir portreden çıkmış gibi burnunu kaldırışı, o parlak sarı saçlarını atışı herkesi korkutup sindirdi.

Streep’in iyi bir oyuncu olduğunu bir yerde kabul etmek zorunda olsak, vatandaşlığımız elimizden gitmesin diye olur. Ama gerçekten iyi bir oyuncu mu, yoksa yalnızca biz onun çevresini saran zehirleyici klaslık havasından mı sindik, hiçbir zaman gerçekten emin olamadım.

Amerika’da klas olmak sizi her yere çıkarır ve bunu Streep’in attığı her adımda yaşlı gözlerle ona duyulan hayranlıktan daha iyi hiçbir şey gösteremez. Streep, işçi sınıfının bu derece öfkeli olduğu bir dönemde, sol adına olabilecek en kötü konuşmacılardan biri olduğu izlenimi yaratır bende. Doğal olarak da, hayal dünyasında yaşayan Clinton sever liberaller tarafından sıkıca kucaklanmaktadır.

Streep nefretimin pekiştiği şu dönemde, Amerika’nın sınıf yerine klaslığa odaklanmasının olumlu tek tarafının, sonucun her yerdeki film yıldızları için olumsuzluğu olduğunu söyleyebilirim. Buna zavallı, çilekeş Meryl Streep de dahil. Hepimizden çok uzaklarda ve yukarıdaki altın kamelyasında uykusuz geceler geçirsin!