Eline sağlık Kadir (Ruhan Alpaydın)

Cuma, 16 Kasım 2012 16:58

Sevgili Kadir,

İşte biraz önce yine adın geçti, bir başka sendikalı Bilgi çalışanı ile sendikanın o ilk heyecanlı günlerini yad ederken. Ne kadar umut ve inanç dolu idik ve senin bu mücadeledeki inadın, ısrarın nasıl da üzerimize sinmişti.

Santral kampüse her gidişimde o yan yana duran o üç dört ağaca bakıyorum ve gözlerim oradaki çadırı ve Kadir’i arıyor. Uzaktan bakana kolay gelebilir ama orada yazın sıcağı da dahil 82 gün inançlı bir şekilde oturmak ne kadar zordu! O çadır sendikal mücadele için sembolik bir anlam taşıdı, dış dünyada sendikal mücadelenin görünün yüzü oldu. İşten atılma korkusu yaşayanlar için çadırın varlığı güvence oldu.

Az buz değildi kalkışılan iş. İlk defa vakıf üniversitesine sendika girmişti ve arkasından binlerce dershane ve diğer özel eğitim kurumları gelecekti. Burada çalışan emekçiler ve genel olarak Türkiye’de emek mücadelesini takip edenler için Bilgi’deki sendikal mücadele Nazım’ın şiirindeki gibiydi:

“masada, muşambanın üstünde körpecik bir salatalık
çiçeği burnunda, pütürlü.

çepçevre oturmuş bakıyoruz ona
çarpıveriyor yüzümüze yumuşacık
bir tazeliktir kokuyor bir tazelik

çepçevre oturmuş bakıyoruz ona
şaşkın, düşünceli, iyimser
rüyada gibi bir halimiz var.

masada, muşambanın üstünde umut
masada, muşambanın üstünde güzel günler
yeşil bir güneş ve yüklü bir bulut
yaklaşan sabırsız zümrüt bir kalabalık"

Toplantılardaki son derece teorik siyasi tartışmalardan piknik alanındaki en pratik işlere değin, Kadir sendikal mücadelede her yerde ve herkesle idi. Kafası son derece netti ve bu netlik oranında da azimli idi. Sendikal mücadeleyi sivil toplum kurumu değil sınıf sendikacılığına doğru ittirmek, sendikayı ‘çalışanların eşitlendiği’ bir sendika olarak tutabilmek için insanüstü bir çaba sarf etti. Ama tabii, ideolojik olarak son derece heterojen, kirli bir ortamda uğraş verdi.

Kadir ve mücadelesi sendikal mücadeleden derdest edilince sendikal mücadele öldü.

Sürükleyerek canlandırmak için çok uğraştılar ama bitti.

Ancak sendikal süreç TİS aşamasına hiçbir zaman gelemeyecek olsa bile bu uğraşın sendikal harekette, sendika içinde ve bu sürece şahit olan çalışanlar nezdinde dönüştürücü karşılığı olduğunu, bir mücadele mirası bıraktığını düşünüyorum.

Eline sağlık Kadir.

Aklına, aksayan dizine ve eline sağlık