sol sevicilerine

Perşembe, 04 Eylül 2008 17:00

Taha Akyol, Z. Livaneli, F.Keyman, F. Koru ve benzerleri...

soL'da günlerce yazıldı. Sistem kendisine yedeklenmiş "sol"u arıyor. "Amerikan Barışı" diye tanımladığımız uzlaşmanın dertlerinden biri de bu. Sermaye, bu aranışın, çapı ve etkisi belli, tabansız Ufuklarla, Baskınlarla bir yere varamayacağının farkında. Sermaye basını, özellikle Doğan grubu, bu aranışta kendini sorumlu hissediyor. Aranışın "entelektüel" zeminini genişleterek, etkisini yayma çabasını görev edinmiş durumda. Sermaye adına üstlenilmiş kutsal bir görev bu. Çünkü, sistem, kendisiyle uyumlu ve entegre "sol"u yaratmadan tek bacaklı kalır. "Amerikan Barışı" ya da uzlaşma tek bacakla yürüyemez. Uzlaşma, AKP'yi kontrol altında tutarken, solu da düzenin kendi sınırlarına yamamayı gerektiriyor.

"Sol çıkışını arıyor"

Milliyet Gazetesi, dört gündür "sol" adına çıkış arıyor. Devrim Sevimay'ın röportajında kimler yok ki?.. Fuat Keyman'dan, Zülfü'ye, H. Bülent Kahraman'a kadar solu düzene yamama şampiyonları birer birer resmi geçitte.

Röportaj dizisi Taha Akyol'un da ağzını sulandırmış. Geçmişin müseccel faşisti, "Bu sola ben oy verebilirim" diye başlık atmış bugünkü yazısına...

Akyol, yazısında kendi siyasi çizgisinin de altını çizmiş ve Serbest Fırka ve Menderes-Özal çizgisinde olduğunu belirtmiş. Ama, buna karşın neden "bu sola" oy verebileceğini de açıklamış.

"Ama hangi sol?

Bunun cevabını Kahraman'ın ve Keyman'ın açıklamalarında bulmak mümkün."

Kahraman'a göre, hukuki ve kültürel modernleşmeyi temsil eden Kemalist CHP'den iş çıkmaz. CHP'den iş çıkmayacağı herkesçe malum. Ancak, H. B. Kahraman'ın derdinin yalnızca CHP olmadığı, asıl meselenin cumhuriyetin referans alınacak ve ileriye taşınacak değerleri olduğunu görmemek için kör olmak gerekir. Taha Akyol da bunu gördüğü için pek sevmiş Kahraman'ı.

"Kahraman, bütün çağdaş sosyal demokratlar gibi, halkın kültürel değerleriyle uğraşmayı bırakmış, bunu özgürlük alanı sayan..."

Fuat Keyman bir adım önde gidiyor, o nedenle, T. Akyol onu da pek sevmiş:

"Fuat Keyman başka bir boyut getiriyor 'bir milyon civarında liberal ya da demokrat, kendisini merkezde konumlandırmış ekonomik aktörler ve sivil toplum katmanları'nın oyunu alabilecek bir soldan bahsediyor."

Ehhh... Ne denir, sermaye için, sistemin kazasız belasız yol alması için böyle bir "sol" balla kaymak.

Taha Akyol yazısına almamış ama, bugün Zülfü Livaneli'nin de katıldığı, "sol" da lider sorunu var. Milliyet'te hergün bibirinden farklı lider yaratma fantezileri okuyabilirsiniz. Hatta "lider bulma işini şirketlere vermek gerekir" diyenler de var.

Fehmi Koru da bugünkü yazısında, aykırı yönden ve tahrik ederek katılmış "sol" aranışçılara... MetroPoll şirketinin son (Eylül 2008) raporunun verilerini almış.

"Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz? Sorusuna 'kararsızım2 diyenler değerlendirme dışı bırakılınca ortaya çıkan tabloya bakar mısınız: AKP 50,9, CHP 9,5, MHP 6,6..."

"...Bu tablo bir şeye daha işaret ediyor: Siyaset platformunda yer alan diğer partiler ile liderler kendilerini değişen Türkiye'ye (F. Koru, yeni Türkiye olarak kavramlaştırmış) göre yenileyemezlerse, siyaset-dışı kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaları mukadder..."

Görünen o ki, cümle liberaller, bir dönem sola bulaşmış tabansızlar, sermayenin tetikçileri ağız birliği etmişçesine, denetleyebilecekleri bir "sol" yaratma peşinde.

Taha Akyol da murat edileni çok net yazmış:

"Türkiye'deki kronik istikrarsızlığın en önemli sebeplerinden biri merkez soldaki zaftır. Bu tabloda sağın rakipsizliği sorunlara yol açıyor hem sağ iktidarlarda sorumsuzluk eğilimi yaratarak hem sistemde dengesizliğe sebep olarak..."

Solda çıkış arayanlara ve amaçlarına bir bakıldığında ne aradıkları ayan beyan ortada... Düzene yamanmış, sermayenin solu olmaya aday olmak için, aranışçılık için, buyurun seçin, beğenin, alın... Tezgahta mal çok, Mustafa Sarıgül mü, Burhan Şenatalar mı, Ufuk mu, Baskın mı, A.Latif Şener mi (şaşırmayın bal gibi olur), çatı partisi meftunları mı, 10 Aralık oluşumcuları mı?

Neyse, biz işimize bakalım... İşimize bakarken bu manasızlığa da müdahale edelim ve sol'u piyasanın kucağından kurtarıp, işçilerin, emekçilerin, yurtseverlerin aydınlık geleceğinin yegane yolu olarak örgütleyelim.

B.P.