TMSF'nin "Olay Medya" olayı

TMSF tarafından el konulan ve Bursa'da faaliyet gösteren Olay Medya Grubu'ndaki işten çıkarmalar, basın örgütlerini harekete geçirdi.
Perşembe, 04 Eylül 2008 07:17

soL (HABER MERKEZİ) TMSF'nin 7 Mart 2008 tarihinde el koyduğu Olay Medya Grubu'nda çalışan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyesi İsmail Kemankaş ve Esat Kaplan'ın iş sözleşmeleri önceki gün feshedildi. Kemankaş ve Kaplan'ın iş sözleşmelerini sona erdiren bildirimlerde, "Olay Medya Grubu'nun zarar ettiği" gerekçesi öne sürüldü.

Meslek örgütlerinden sert tepkiler
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Yönetim Kurulu'ndan yapılan yazılı açıklamada, ''gazetecilerin sendikalaşma çabalarını 'hoş görmeme' eğilimine daha önce ATV-Sabah yönetimi sırasında şahit olduğumuz TMSF, Olay Medya'daki bu uygulamasıyla, mevcut anlayışını koruduğunu bir kez daha göstermiştir" denildi ve TMSF yönetimi, Olay Medya çalışanlarının sendikal hakları konusunda uyarılarak, çalışanlara ve sendika üyelerine baskı uygulamaktan vazgeçilmesi çağrısında bulunuldu. Açıklamada, "TGS, örgütlenmek isteyen tüm basın kuruluşlarına destek vermeye ve gerekli çalışmayı başlatmaya her an hazırdır" ifadesine de yer verildi.

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi de, Olay Medya Grubu'nda yaşanan işten çıkarmalara tepki göstererek, TMSF tarafından atanan yöneticilere, çalışanlar aleyhine uygulamalara son vermeleri çağrısında bulundu. "Meslektaşlarımızın yanında olacağız" diyen ÇGD'liler, deneyimli gazeteci ve yazarların kurumdan uzaklaştırıldığına dikkat çektiler.


İşten çıkarmalara "tasarruf" bahanesi

TMSF yöneticilerinin demeçlerinde ve Olay Medya Grubu'ndaki toplantılarda, kurumun ekonomik durumunun daha da iyileştirildiğinin defalarca söylendiğini vurgulayan ÇGD yöneticileri, "kuruma altı aylık TMSF yönetimi sırasında alınan personelin de azımsanmayacak sayıda olduğu herkesçe çok iyi bilinmektedir. Önce kızağa alınan, ardından da iş sözleşmeleri sona erdirilen arkadaşlarımızla ilgili bu kararın ardındaki asıl gerekçenin, TMSF yönetiminin istediği yönde yayın yapmamaları olduğu aşikardır" dediler.

"Sendikal örgütlenme, ahlaki değil"
İşten çıkarılan İsmail Kemankaş ve Esat Kaplan'ın, Olay Medya Grubu'ndaki sendikal örgütlenmede aktif rol aldıklarının, herkes gibi, işveren konumundaki TMSF tarafından da bilindiği kaydedildi. TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'ün, Ağustos ayında Bursa'ya gelerek bir toplantı yaptığı hatırlatılan açıklamada, Ertürk'ün toplantıda sendikal örgütlenme konusunda gözdağı vermekten çekinmediği ve sendikal örgütlenmeyi "ahlaki olmayan bir girişim" olarak nitelediği ifade edildi.

Ertürk'ten cesaret alan medya grubu yönetiminin de yasalara aykırı olduğu halde, sendikal örgütlenmeyi engellemeye, çalışanları baskı ve tehditle sindirmeye çalıştığı öne sürüldü.

TMSF yönetiminin, medya çalışanlarının sendikalaşmalarını "hoş görmeyeceği", daha önce ATV-Sabah yönetimi sırasında da açığa çıkmıştı.

"İstemem, yan cebime koy"

TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, bir açıklamasında, Cavit Çağlar'ın Bursa'daki şirketlerine, fonun İnterbank dolayısıyla oluşan alacağını tahsil etmek için el konulduğunu, bunların içinde Olay Medya Grubu'nun da bulunduğunu söylemiş ve "TMSF olarak bu bizim medyadaki 4. varlığımız. Biz medyada bulunmaktan memnun olmadığımızı her zaman söyledik. Ama memnun olmasak da, medyada olmaya mahkumuz gibi görünüyor. Buradaki medya grubu da yine bizim zorunluluktan dolayı bulunduğumuz, yönetimini devraldığımız bir medya grubu" demişti. Ertürk'ün Cavit Çağlar'ın tekstil şirketleri yerine medya şirketlerine el konulmasına getirdiği açıklama inandırıcı bulunmamıştı.

Ertürk açıklamasının devamında, "TMSF'nin medyadaki varlığı hiçbir siyasi saikle ilişkili değildir, dolayısıyla medyanın gücünü kendi siyasi amaçları için kullanmak isteyenlerle hiçbir alışverişi olamaz ve bu girişimlere toleransla da yaklaşmıyoruz" ifadelerini kullanmıştı.

TMSF, AKP'nin medyadaki koçbaşı
Oysa, TMSF'nin elinde bulunan televizyon kanalları ve basın kuruluşlarının, AKP yanlısı yayın politikası izledikleri biliniyor. TMSF'ye devrolan bankalar, medya kuruluşları ve işletmeler eliyle, kendine bir şirketler topluluğu oluşturan AKP, medyaya özel önem veriyor. AKP, yandaş sermayedarları aracılığıyla, kendisine şu ya da bu oranda muhalefet yapan kuruluşları "susturabiliyor". İlginç bir örnek olarak, yayın hayatına bir pop müzik kanalı olarak başlayan Kral TV, TMSF'ye devriyle birlikte Ramazan özel programı yapan ve yayın akışında dini sohbet programlarına fazlaca yer veren bir kanal haline dönüşmüştü.