RTÜK üyesi Taşçı: Linç girişiminde medyanın da rolü var

RTÜK'ün CHP'li üyesi İlhan Taşçı, Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan linç girişiminde nefret söylemini yayan medyanın da rolü olduğunu açıkladı. Taşçı RTÜK'ün bu tür yayınları yaptırımsız bıraktığını belirtti.
Pazartesi, 22 Nisan 2019 14:22

Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) CHP kontenjanından üyesi İlhan Taşcı, yaptığı yazılı açıklamada, Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik "linç girişimi" olarak nitelediği saldırının, yerel seçim kampanyası sırasında bazı siyasi parti yöneticileriyle bakanların kullandığı ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı nefret dilinin sonucu olduğunu söyledi.

Bu nefret dili konusunda medyanın izlediği tutumun da bu söylemin yayılmasına neden olduğunu kaydeden Taşcı, RTÜK'ün de bu tür yayınları yaptırımsız bıraktığını belirtti.

Taşçı açıklamasında şunları kaydetti:

"Seçim dönemlerinde siyasi partilerin ve adaylarının propagandalarını ne şekilde yürütecekleri, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) bu alandaki görevleri 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun çerçevesinde belirlenmiştir.

Ancak KHK ile yapılan mevzuat değişikliği sonucunda; yapılan izleme ve değerlendirmeler sonucunda hazırlanan raporlara gerek RTÜK gerek ise YSK tarafından herhangi bir yaptırım uygulanamaması sonucunu doğurmuş ve 'yaptırımsız bir suç olamayacağı' konusundaki uyarılarımızın da gelinen noktada ne kadar haklı olduğunu ortaya koymuştur. 

Bu bağlamda, RTÜK’ün yapmakla yükümlü olduğu şeyler de bulunmaktadır. Bundan sonraki süreçte benzeri olayların önüne geçmek için yapılması gerekenlerin şunlardır: 

- Seçim dönemlerinde yayınlar ile ilgili mevzuat hızla gözden geçirilmeli ve sorumlu kurumun yaptırım yetkileri net bir şekilde tanımlanmalıdır, 

- Yayıncıların tarafsızlık ilkesine bağlı, hukukun üstünlüğünü gözeten bir anlayışla yayın yapmaları sağlanmalıdır, yapmayanlar hakkında yaptırım yoluna gidilmelidir. 

- Yayıncıların, kim tarafından kullanıldığına bakılmaksızın ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici nefret diline yer vermemesi sağlanmalıdır."