Erdoğan'ın "radikal" sözcüsü

Başbakanlık Basın Sözcülüğü görevinde bulunan Akif Beki, Radikal'de yazmaya başladıktan sonra Erdoğan'ın sözcülüğüne soyundu. Beki dünkü yazısında CHP'li Okay'a cevap verdi.
Perşembe, 12 Şubat 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) Pazartesi günü Radikal'de yazmaya başlayan Akif Beki, Erdoğan'ın sözcüsü olacağını gösterdi. İlk günkü yazısında, Emine Erdoğan'ın Başbakan'ı yağmur altında ıslanarak dinlemesini "halk ile özdeşleşme" olarak değerlendiren Beki, "Beraber ıslandı yağan yağmurda! Romantizmin hâlâ ölmediğini hepimize gösterdi" demişti. Dün de Erdoğan'ı eleştiren CHP'li Hakkı Süha Okay'a yanıt vererek, nasıl bir köşe yazarı olacağını gösterdi.

Erdoğan'a laf ettirmedi
Muhalefetin Erdoğan'a yönelttiği eleştirilere cevap verme ihtiyacı duyan Beki, "Başbakan Erdoğan, Davos'ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e 'altıncı emri' hatırlattı ya, muhalefet hemen Musa'nın tabletlerinin peşine düştü. CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, kendi silahıyla Başbakan'ı vurmak için biraz değiştirerek de olsa sekiz, dokuz ve onuncu emirleri gündeme getirdi" dedi. Bu emirlerin "Çalmayacaksın, Yalan söylemeyeceksin ve Başkasının hakkını gasp etmeyeceksin" olduğunu belirten Beki, CHP'ye üçüncü emri hatırlatı. CHP'nin son dönemde yaptığı açılımları eleştirerek, üçüncü emrin "Rab Yehavo'nın adını boş yere ağzına almayacaksın!'' olduğunu belirtti. CHP'nin, Erdoğan'ı bu şekilde köşeye sıkıştırmaya çalışmasını "garabet" olarak niteyen Beki, "Peres'i kendi lisanıyla köşeye sıkıştıran Başbakan Erdoğan'ı, Peres'in lisanıyla köşeye sıkıştırmak. İşte garabet de burada başlıyor" dedi.

CHP'yi sıkıştırmaya çalıştı
Erdoğan'ı "İbrani tabletleri ile köşeye sıkıştırmaya çalışan" Hakkı Süha Okay'a yine İbranı tabletleri ile yanıt veren Beki, Kuran'ı kaynak göstermeyi de ihmal etmedi. "Siyaseten kullanışlı bulacaklarından emin değilim. Yine de, yeni söylemlerini dikkate alarak CHP sözcülerine bir teklifte bulunmak istiyorum" diyerek, İslam'da "evamir-i aşere" olarak bilinen "on emir"in Kuran'da da geçtiğini söyledi. "Hem halkımızın üzerinde daha etkili olmak, hem de siyasi rakibiniz muhafazakâr demokratlara daha çok hitap etmek istiyorsanız, taş tabletler yerine Bakara Suresi, 83. ayetteki 'on emre' bakınız" diyen Beki, bu önerisinin altına şöyle bir not düştü:
Yanıltmış olmak istemem. Cümle içinde doğru kullanılmadığı takdirde, kömür ve beyaz eşya gibi garip gurebaya yardım konularında aleyhinize dönebilir.

Ne eylerse güzel eyler
"AKP, seçim kampanyasına 'Davos cilası' çekiyor" diyen Beki, AKP'nin seçim sloganını değelendirmeyi de ihmal etmedi. AKP'nin, "Sen Türkiye'sin, Büyük Düşün" sloganı için "Bu bir 'imaj parlatma' sloganı. Seçmene, güven ve kararlılık mesajı veriyor Başbakan'la 'ortak bir duruş'a davet ediyor. Tabii parlatmak için önce seçmen nezdinde bir imaja sahip olmanız gerekir. AKP, açıkça 'bende bu var', diyor. Haksız da sayılmazlar" diyen Beki, bu slogan üzerinden de CHP'yi eleştirdi. CHP'nin açılımlarını halka kendini affettirme çabası olarak değerlendiren Beki, CHP'nin seçim sloganının halen bilinmediğini belirtti ve "Gerçi fazla zaman da kalmadı. Bu restorasyon, 29 Mart'a yetişir mi, kestiremiyorum. İletişimde özellikle zaman baskısı varsa, doğrudan konuşmanın en etkili yol olduğu söylenir. Beğenirler mi bilmiyorum ama buna uygun düşen bir sloganım var: Sen büyüksün, affet Türkiye!" dedi.

Beki'ye öğütler
Ahmet Hakan, bu hafta köşe yazarlığına başlayan, geçmişte bir süre kendisinin veliahtı olarak anılan Beki'ye öğütler verdi. Beki, Ahmet Hakan'ın Kanal 7'den ayrılmasının ardından onun yerini almıştı. Beki tarafından uyulması mümkün görünmeyen öğütlerden bazıları şunlar:

Unutma: Tayyip Erdoğan'ı sinirlendirme riskini göze alamazsan hakiki yazar olamazsın... Ya da şöyle söyleyeyim: Erdoğan'ın grup konuşmasında doğrudan seni hedef aldığı gün, senin "olduğun" gün olacaktır...

Sakın sır tutma... Elindeki bilgiyi okuruna aktarmayınca midesi bulanmayan yada başı dönmeyen bir adam, hakikatli bir yazar olamaz..

"Misyon", bir yazarın ayak bağıdır... "Cemaat", bir yazarı hep arkasından çeker..."Kibir", bir yazarı başlamadan bitirir... Misyonsuz ol, cemaatsiz kal, kibirsiz takıl... Ancak böylece acayip yalnız, acayip güzel olmanın doyumsuz keyfine varabilirsin...

Sadakatsiz ol... Her şeye ama her şeye karşı sadakatsiz ol... Sadece yazı hariç... Sadakatin yazına olsun... Kendini yazıya ada... Bundan böyle üzerine titizleneceğin en önemli namus, yazının namusudur...

Radikal'de ıslak bir romantik!
Açılın! Akif Beki geliyor