'Başkan Obama' ile durmak yok, yola devam!

ABD’de daha seçim sonuçları açıklanmadan memlekette Obama yanlıları zaferi kutlamaya başlamışlardı. Bazı köşe yazarlarının yorumları Obama’nın neden gerekli olduğu konusunda kraldan çok kralcı bir yaklaşım sergiliyor.
Perşembe, 08 Kasım 2012 10:45

Ana akım medyada yazan bazı köşe yazarları 6 Kasım’da gerçekleşen ABD başkanlık seçimleri öncesi mesajları ile adeta seçmenleri ikna eden bir görüntü sergilediler. Yazılarda Obama yönetimi "Ortadoğu’ya barış getirebilecek tek güç" olarak gösterilirken, ABD seçimleri ve demokrasisinin aşkınlığı övüldü, ABD’nin dünyadaki rolü kutsandı.

“ABD'de müthiş bir istikrar var”
Obama methiyesiyle dikkat çeken kalemlerden biri Star gazetesinden Mustafa Akyol'du. Akyol henüz seçim sonuçları kesinleşmeden kaleme aldığı “Umarım Obama kazanmıştır” başlıklı yazısında ABD sistemini öve öve bitiremiyor. Yazısında "yoksa o da mı oy veriyor?" sorusunu sorduracak cinsten, “Her ne kadar iç politika konularında Cumhuriyetçiler’e yakın düşsem de...” gibi cümleler kuran Akyol'a göre ABD dünyanın en istikrarlı gücü...

ABD sisteminin iki yüz yıldır “tıkır tıkır işliyor” oluşunu yücelten Akyol, bu iki asır boyunca ülkede işçi sınıfı, yoksul ve beyaz olmayan insanlar için de her şeyin yolunda gittiğini varsayıyor. ABD’de seçimlerde iki partinin tekelleşmesi ve ülkede başka hiç bir siyasi gücün sesini duyuramamasını "istikrar" olarak yorumlayan "statüko karşıtı" Akyol, "üç nesillik Cumhuriyetçi ailelerin" varlığı gibi özellikleri de istikrarın getirdiği güzelliklerden sayıyor.

“68 kuşağı” Cengiz Çandar?
Cengiz Çandar da dün Radikal’deki yazısında yine hem ABD’nin hem de özel olarak Obama yönetiminin ülkemiz için ne kadar da gerekli olduğunu savundu. Kendisini yazı boyunca 68 kuşağı olarak niteleyen Çandar, bununla gurur duyduğunu söylüyor. Fakat bu 68’liliğin ABD’nin en saldırgan yönetimleri arasında yer alan Clinton ve Obama’nın seçilmesine sevinilmesine nasıl yol açtığı büyük bir muamma.

İlk önce Demokrat Parti'yi neredeyse “solcu” olarak gösteren Çandar, dünyanın en büyük emperyalist gücünün başına azınlıktan birinin geçmesini önce bir gelişim olarak gösterip, sonra aslında bunun hiçbir şey demek olmadığını yine kendisi söylüyor: “Ne var ki, ABD denilen koca bir makine. Onu yönetmekten ziyade, o makine yöneteni yönetir. En azından, yöneteni sınırlayacak bir çok mekanizma söz konusudur. O yüzden de 'hayal kurmazsanız' hayal kırıklığı yaşamazsınız.”

“Başkan Obama’yla barış kuşağı”
Hasan Cemal ise Milliyet’te kaleme aldığı yazısını seçim vaadini andıran bir başlıkla ("Türkiye’nin içinde dışında barış kuşağı") süslerken, Obama yönetiminin dünyanın herhangi bir yerine barış getirebileceği fantezisini pazarlıyor. Hasan Cemal, yazısına “Amerikan’ın sorunlar coğrafyası neresi?” sorusu ile başlayıp dünyanın yarısını bu coğrafyanın içine aldıktan sonra, Türkiye’nin “jeopolitik önemi” klişesini tekrarlıyor. Ardından Libya’yı bombalayan, Ortadoğu’yu birbirine katan, İsrail, Katar, Suudi Arabistan gibi gerici rejimlerle birlikte hareket eden Obama’yı bölgeye barış getirebilecek unsur olarak göstermeye çalışıyor.

Cemal’in yazısında dile getirilen “ABD güçlü Türkiye ister”, “ABD bizi AB’ye sokar” tezleri ise basındaki Amerikancıların her başkan döneminde tekrarladıkları argümanlar olmaktan öteye geçemiyor. Suriye sürecinde ileriye sürülen piyon haline getirilen ve iç gerilimleri tırmandırılan Türkiye’nin “Başkan Obama’nın Amerika’sıyla daha rahat” edeceği ise son 4 yılın neredeyse inkarı niteliği taşıyor.

Sabah hızını alamadı: "O bir Müslüman!"
Sabah gazetesi Obama'nın yeniden başkan seçilmesini büyük bir coşkuyla karşılayarak, "İşte Obama'nın Müslümanlık belgesi" başlığıyla yayımladığı bir foto galeriyle kutladı. Okunması mümkün olmayan bir belgeye yer veren Sabah, Obama'nın Endonezya'nın başkenti Jakarta'da gittiği ilkokuldaki kaydını yayınladığını ileri sürdü. Obama'nın üvey babasının Müslüman bir Endonezyalı olduğunu söyleyen Sabah, oğlunu Müslüman olarak nüfusa kaydettirdiğini savundu.

ABD'de CUmhuriyetçi Parti içerisinde yer alan ırkçı Çay Partisi Hareketi temsilcilerinin sık sık gündeme getirdiği Obama'nın Müslüman olduğu iddiası, Sabah gazetesi tarafından Başkan'ın seçim zaferini kutlama şölenlerinin süslerinden bir tanesi haline getirilmiş oldu.

(soL-Haber merkezi)