Şaka gibi! 'Ulusal egemenliğe saygı' istedi

Obama, Rusya'yı Ukrayna ve Gürcistan'ın bağımsızlığına saygı duymaya davet ederek, "Ulusal egemenlik, uluslararası asayişin köşetaşı olmalıdır. Ülkelerin bağımsızlığına saygı duyulmalıdır" diye konuştu. Ayrıca, geleceğin savaş meydanlarına ve ordulara değil, yaratıcı ve eğitimli gençlere ait olduğunu söyledi.
Perşembe, 09 Temmuz 2009 10:53

soL (HABER MERKEZİ) ABD Başkanı Barack Obama, Moskova ziyaretini tamamlayarak ülkesine döndü. Dünya basınında, Obama'nın bu gezi ile uzun zamandır olumsuz seyreden Rusya-ABD ilişkilerini düzeltmeyi amaçladığı yorumları ağırlık kazandı. Bazı gazetelerde, Rusya'nın Obama'nın ziyaretinden güç alarak "Ukrayna ve Gürcistan gibi eski uyduları olan devletler" üzerinde yeniden egemenlik iddialarında bulunabileceği öne sürüldü. Hatta, Rusya'nın Kafkaslar'da yürütmekte olduğu bir askeri tatbikattan yola çıkarak, Gürcistan'a yönelik bir askeri müdahale hazırlığında olduğunu öne sürenler bile var.

Bu yorumların, Ukrayna Devlet Başkanı Yuşçenko'nun yaptığı açıklamalarla büyük paralellik göstermesi de dikkat çekiyor. Dört yıldır iktidarda olan, NATO ve AB'ye girme yanlısı politikaları ile tanınan Yuşçenko, "Umarım, ABD ve Rusya gibi büyük güçler arasındaki ilişkiler kapsamında verilecek tavizlerin nesnesi olmayız" dedi.

Rusya'yı nazikçe uyardı: "Gürcistan ve Ukrayna'ya saygı duyulmalı"
Obama'nın gezisi sırasında yaptığı açıklamalar, gazetelerdeki yorumları çürütürcesine, Rusya'ya yönelik "nazik uyarılar"la doluydu. Obama, uluslararası asayiş sağlamak ve anarşiyi engellemek için "Gürcistan ve Ukrayna da dahil olmak üzere" diğer ulusların egemenlik haklarına saygı duyulması gerektiğini söyledi.

Moskova'daki Yeni İktisat Okulu'nda konuşan Obama, "Ulusal egemenlik, uluslararası asayişin köşetaşı olmalıdır. Her ülke kendi liderini seçme hakkına sahip olduğu gibi, sınırlarının güvenliğini sağlama ve dış politikalarını belirleme hakkına da sahip olmalı. Bu hakların hiçe sayılması anarşiye yol açar. Bu nedenle bu ilke, Gürcistan ve Ukrayna da dahil tüm uluslara uygulanmalı" dedi.

"Savaş meydanı out, hayalgücü in"
Obama, önceki gün de Soğuk Savaş günlerinin geride kaldığını belirterek, "İçinde bulunduğumuz 2009 yılında büyük bir güç artık kudretini başka ülkeler üzerinde baskı kurarak gösteremez. İmparatorlukların bağımsız ülkelere satranç tahtasındaki piyonlar gibi muamele edebildiği günler geride kaldı. Gelecek savaş meydanlarına ve ordulara değil, yaratıcı hayalgücüne sahip eğitimli gençlere ait" demişti.

Seçim kampanyasındaki vaatlerinin ve kendisine giydirilmeye çalışılan "savaş karşıtı" imajının aksine, Ocak 2009'da göreve geldiğinden beri ABD'nin bilindik politikalarını sürdüren Obama'nın bu söylediklerinden yola çıkılarak ABD'nin "ulusal egemenliklere saygı" karnesi çıkarılmaya çalışıldığında, ABD'nin 'modası geçmiş' uygulamalardan bir türlü vazgeçemediği ve ülkelerin egemenlik haklarına müdahale etmekten geri duramadığı görülüyor.

(En az) 63 ülkede üssü, 156 ülkede askeri var
Amerikan ordusu, kendi resmi rakamlarına göre en az 39 ülkede asker bulunduruyor. Mart 2008 tarihli bu verilere göre, Irak'ta 142.000, Almanya'da 56.200, Japonya'd 33.122, Güney Kore'de 26.339, Afganistan'da 31.100, İtalya ve İngiltere'nin her birinde de yaklaşık 9.700 ABD askeri bulunuyor. ABD'de sınırötesi üslerinin kapatılmasından yana odakların yayınladıkları raporlara göre ise, henüz 2002 yılındaki rakamlara göre dahi ABD'nin 156 ülkede askeri, 63 ülkede de üssü bulunuyor.

Almanya ve İngiltere'nin bile egemenliğini tanımıyor
ABD ordusunun resmen üs bulundurduğunu açıkladığı ülkeler ise şöyle: Afganistan, Almanya, Bahreyn, Bulgaristan, Cibuti, Ekvador, Grönland, Guam, Hollanda, Irak, İngiltere, İspanya, İsrail, İtalya, Japonya, Güney Kore, Kırgızistan, Kosova, Kuveyt, Küba (Guantanamo), Portekiz, Türkiye, Yunanistan.

Obama'nın söylediklerine bakılacak olursa ABD, Afganistan ve Irak gibi malum örnekler bir yana, başta Almanya, İngiltere ve İtalya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin egemenliğini hiçe sayıyor.

Geri kalanlar zaten şer odağı...
ABD'nin iyi geçindiği ve üs açtığı ülkeler dışında kalan ülkelere ise "saldırılması mübah" fetvası verdiği, "terörist" ve "şer ekseni" gibi terimlerle bu ülkelere yapılabilecek ABD ve NATO operasyonlarını meşrulaştırmaya çalıştığı bilinen bir gerçek. Bunun en yakın örneği 11 Eylül sonrasında Irak işgali öncesinde yaşanmıştı.

Halen ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Terörizmle Mücadele Raporlarında İran, Küba, Kuzey Kore, Sudan ve Suriye'den "terör destekçisi ülkeler" olarak söz ediliyor.

Bu tabloya göre, ABD iyi geçindiği ve üs bulundurduğu ülkelerde 'medeni' bir şekilde, hoşlanmadığı ülkelerde ise savaş gibi modası geçmiş yöntemler kullanmak suretiyle, tüm dünya ülkelerindeki egemenliği toptan hiçe sayıyor.