İTÜ’lü asistanların “İş Güvencesi” eylemi

Araştırma görevlilerinin büyük bir kısmının doktoralarını tamamladıktan sonra işsiz kalmalarına neden olacak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 50/d maddesine karşı İstanbul Teknik Üniversitesi araştırma görevlileri kitlesel bir eylem gerçekleştirdi.
Perşembe, 12 Şubat 2009 17:12

soL (HABER MERKEZİ) İstanbul Teknik Üniversitesi araştırma görevlileri tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 50/d maddesine karşı kitlesel bir eylem gerçekleştirdi. Yoğun yağmura karşın gerçekleştirilen eyleme İstanbul ve Marmara Üniversitesi'nden araştırma görevlileri ile İTÜ Öğretim Üyeleri de destek verdi. "50 d Asistan Kıyımına Son!" imzalı pankartın taşındığı basın açıklamasında "Doktoralı İşsiz Olmayacağız!" ," YÖK Başkanı 50d'ye geçirilsin" sloganları atıldı.

İTÜ Ayazağa Kampüsü'nde gerçekleştirilen eylemde söz alan İTÜ Araştırma Görevlisi temsilcisi, Y.Ö.K. Yürütme Kurulunun 31 Temmuz 2008 tarihli genelgesi sonucu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 50/d maddesine göre atanmış ve görev yapmakta olan araştırma görevlilerinin doktoralarını bitirmeleriyle birlikte üniversite ile ilişkilerinin kesileceğinini ve işsiz kalacaklarını belirtti.

Sözleşmeli olarak istihdam edilen, yıllar boyunca gerek çalıştıkları üniversitelerde idari ve akademik görevler üstlenip, gerekse lisansüstü tezleri ile ilgilenen ve geleceğin öğretim üyeleri olarak yetiştirilen araştırma görevlilerinin sayısının yapılan yanlış uygulamalar sonucu üniversitelere giren öğrencilerin sayısına oranla gittikçe azaldığı, yapılan değişikliğikle üniversitelerin varolan sorunlarını daha da büyüteceği vurgulandı. Söz konusu değişikliğin sadece araştırma görevlilerinin meselesi olarak görülmemesi gerektiği, üniversitelerin ve Türkiye'nin akademik geleceğine indirilen bir darbe olarak anlamlandırılması gerektiği belirtilerek akademik ve idari personelin araştırma görevlilerine destek vermeye davet edildi.

Türkiye'de araştırmacı olmanın değerini azaltan, beyin göçünü kaçınılmaz hale getirecek olan, üniversitelerin araştırma görevlileri ile ilgili karar alma yetkisini de ortadan kaldıran yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması talep edildi. Araştırma görevlileri için 50/d maddesinin uygulanmasına son verilmesi, kanunun iş güvencesinin somut olarak tanımlanmasıyla yeniden düzenlenecek 33/a maddesinde belirtilen hükümler geçerli olması, yardımcı doçentlik kadrosuna atanmalarının önünde engel oluşturan idari sorunların aşılması için çaba gösterilmesi gerektiği belirtildi.

İTÜ Temsilcisinden sonra söz alan İstanbul ve Marmara Üniversitelerinden araştırma görevlileri temsilcileri, bu eylemlerin yalnız İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi'yle sınırlı kalmamasını Türkiye'nin bütün üniversitelerine yayılması gerektiğini belirtti.

Yürütme Kurulu kararı öncesinde birçok üniversitede araştırma görevlilerine Anabilim Dalı ve/veya Bölüm Başkanlıkları'nın onayıyla aynı kanunun 33/a maddesine geçirilerek akademik çalışmalarına devam etme olanağı sağlanıyordu. Bu kararla birlikte çalıştıkları bölüme daimi kadro olan 33/a kadrosu gelene kadar işsiz bekleyecek ve kadro geldiğinde de yine 31 Temmuz Yönetmeliği'nce belirlenen, merkezi ALES sınavının kapsayan kriterleri karşılamak koşuluyla bu kadroya hak kazanabilecek. YÖK araştırma görevlilerinden atama koşullarında yapılan değişikliklerle, çalışanların iş güvencesini ortadan kaldırmayı, varolan köklü üniversitelerde kadroları Anadolu 'da yeni açılacak meslek yüksekokullarına veya İTÜ 'nün önerdiği gibi Kıbrıs'ta açılacak paralı kampüslere göndermeyi, gerici kadroları ise buralara yerleştirmeyi hedefliyor.