Kıbrıs sorunu Orams’ın villasına havale

ATAD, Kıbrıslı bir Rum'un Kuzey Kıbrıs'ta bir İngiliz çifte satılan mülkünün iadesini isteyebileceğine hükmetti. Böylelikle adadaki mülkiyet sorunu yeni bir boyut kazanırken, karar adanın kuzeyindeki mülk alım satımını olumsuz etkileyecek.
Çarşamba, 29 Nisan 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Avrupa Birliği'nin en yetkili mahkemesi, Avrupa Adalet Divanı (ATAD), Kıbrıslı bir Rum'un, Kuzey Kıbrıs'ta bir İngiliz çifte satılan mülkünün iadesini isteyebileceğine hükmetti. Buna göre, Türk tarafıyla ilgili yargı kararları diğer AB ülkelerinde de tanınabilecek.

Söz konusu arazi adanın Türk tarafında bulunduğu için, Avrupa Adalet Divanı'nın kararı uygulanamasa da, mülkün sahibi Meletis Apostolides, İngiliz yargısı aracılığıyla da tazminat talep edebilecek. Dava, KKTC'deki arazi ve mülklerle ilgili Rum mahkemelerinde görülen diğer davalara da emsal oluşturabilecek. Bu gelişmenin Kuzey Kıbrıs'taki emlak alım satım işlemlerini olumsuz etkileyeceği belirtiliyor. ATAD hükmünden sonra Kıbrıs müzakerelerinde ele alınan mülkiyet başlığının Türk tarafı lehine işleyebileceği de iddia ediliyor.

ATAD kararı ile Orams davası Kıbrıs'taki mülkiyet ilişkilerine yeni bir boyut getiriyor ve de bu başlıktaki belirsizlikleri artırıyor. Kararla, Türk tarafına mülkiyet başlığında elinin güçlü olmadığı mesajı da verildiği düşünülüyor.

İngiliz Yüksek Komiserliğinden açıklama
Güney Kıbrıs'taki İngiliz Yüksek Komiserliği, kararın ardından, Kıbrıs'taki taşınmaz mal sorununun ancak kapsamlı çözümle halledilebileceğini açıkladı.

Komiserliğin yazılı açıklamasında, ''Orams davasının politik değil hukuki bir süreç olduğunu ve ATAD hükmünden sonra Orams davasıyla ilgili bir sonraki sürece İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin karar vereceği'' belirtilerek, ''görüldüğü üzere sadece siyasi süreçle gelecek kapsamlı bir çözümle halledilebilecek mülk konusu, Kıbrıs'ta pek çok insan için hassas ve duygusal bir konu olmaya devam ediyor'' denildi.

İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın yurtdışı seyahat tavsiyelerine de değinilen açıklamada, bakanlık tarafından yapılan seyahat tavsiyelerinde amacın, İngiliz vatandaşlarını seyahatlerinde veya kalmaya karar verdikleri ülkelerde karşılaşabilecekleri zorluklar hakkında uyarmak olduğu ifade edildi.

Uzun yıllar boyunca tavsiyelerinde'Kıbrıs'la ilgili olarak adada taşınmaz mal satın alma konusundaki risklerin gündeme getirildiği kaydedilen açıklamada, İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın tavsiyelerinde iki yıldır değişiklik olmadığı Orams davasının muhtemel sonuçlarıyla ilgili olarak da tavsiyelerde değişikliğe gidilmediği belirtildi.

İngiltere'nin Güney Kıbrıs Yüksek Komiseri Peter Millet, Kıbrıs Rum haber ajansına yaptığı açıklamada, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın Orams davasına ilişkin görüşüyle ilgili olarak, ''İngiltere'de nasıl hareket edileceğine İngiltere Temyiz Mahkemesi'nin karar vereceğini'' söyledi.

Uzmanlara göre, İngiliz Temyiz Mahkemesi, ATAD'ın yorumlarını kabul etmek durumunda. Bu bir zorunluluk değilse de, reddedildiğine pek rastlanmıyor.

Talat: Kişisel bir sorun değil

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, karar konusunda, ''ATAD'ın, Apostolides ile Orams çifti arasındaki davanın, Orams çiftinin hukuka aykırı bir davranışından değil, doğrudan doğruya Kıbrıs'taki mülkiyet sorunundan ve adanın iki tarafında iki ayrı mülkiyet düzeninin ve iki ayrı hukukun bulunmasından kaynaklandığını görmezden gelmiş olması kabul edilemez'' açıklamasında bulundu.

Talat, ''Kıbrıs sorunu çözülmeden Kıbrıs'taki mülkiyet sorununun kapsamlı bir biçimde çözülmesi mümkün değildir ve kapsamlı çözümde mülkiyet sorunu yalnızca 1974'ten önceki mal sahibinin hakları değil, şu anki mal sahiplerinin hakları da dikkate alınarak ve yalnızca iade yoluyla değil, tazminat, takas ve iadenin birlikte değerlendirildiği bir yöntemle çözülecektir'' ifadelerini kullandı.

Meselenin bundan sonra alacağı biçimle ilgili olarak Kuzey Kıbrıs halkını doğru şekilde bilgilendirmek gerektiğini vurgulayan Talat, ''Her şeyden önce, bu davanın ATAD'ın kararıyla birlikte sona ermiş olmadığı bilinmelidir. Konu, bu aşamada yeniden İngiliz İstinaf Mahkemesinin önüne gelecek ve Mahkeme, ATAD'ın sorulara verdiği yanıtları da dikkate alarak, Kıbrıs Rum mahkemelerinin Orams davasında verdiği kararların İngiltere'de uygulanabilir nitelikte olup olmadığına karar verecektir'' dedi.

Talat, İngiliz İstinaf Mahkemesinin, konuyla ilgili kararını verirken, bu kararın kamu politikası ile uyumunu da dikkate alacağını, o nedenle bu Mahkemenin kararı ortaya çıkmadan Orams davasının kesin akıbetinin öğrenilmiş olmayacağını vurguladı.

Talat, Orams çiftinin, Kıbrıs Rum mahkemesi önündeki davada adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) açmış olduğu davanın halen devam ettiğinin de unutulmaması gerektiğini belirtti.

"AB olumlu bir rol oynamıyor"
Bu gelişmelerin, Avrupa Birliğinin Kıbrıs sorununun çözümünde olumlu bir rol oynamadığını bir kez daha kanıtladığının altını çizen Talat, ''O nedenle, Orams davasında İngiliz İstinaf Mahkemesinden çıkacak sonuç ne olursa olsun, Kıbrıs Türk halkı bilmelidir ki, Kıbrıs sorunu çözümlenene kadar, KKTC Cumhurbaşkanlığı ve devletin tüm organları KKTC'de yürürlükte bulunan hukuka sahip çıkacak ve Kıbrıs Rum tarafının müzakere masasında Kıbrıs Türk tarafının elini zayıflatacak hamlelerine, hukuk çerçevesinde üreteceği çözümlerle gerekli karşılığı verecektir" dedi.

Bu süreçteki gelişmelerin, Kıbrıs Rum tarafının haksız şekilde elde ettiği Avrupa Birliği üyeliğinin Kıbrıs Türk halkı aleyhine kullanılmakta olduğunu yeniden gösterdiğini savunan Talat aynı zamanda, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununun çözümünde olumlu bir rol oynamadığını bir kez daha kanıtladığını belirtti.

Talat, gelinen aşamanın , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yetkili organları tarafından değerlendireceğini, Kıbrıs sorununa muhtemel etkilerinin saptanacağını ve gereken hukuki ve siyasi önlemlerin alınacağını ifade etti. Talat, Kıbrıs Türk halkının günlük hayatlarına bunun huzuru ile devam etmesi gerektiğini de vurgulamayı ihmal etmedi.

Güney Kıbrıs memnun ...
Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti sözcüsü Stefanos Stefanu, ATAD'ın Orams davasına ilişkin olarak bugün aldığı kararı memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Stefanu, ATAD kararının, Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin Kuzey Kıbrıs toprakları üzerinde etkin denetimi olmamasına rağmen, "AB üyesi devletlerin mahkemelerine, 'Kıbrıs cumhuriyeti' mahkemesinin Kuzey Kıbrıs'taki mülklere ilişkin kararlarını tanımayı ya da uygulamayı reddetme imkanı sağlamadığı" görüşünü dile getirdi. Stefanu, ATAD'ın, bu kararla konunun siyasileştirilmesi çabalarını reddettiğini de öne sürdü.

Rum avukat Constantis Condounas da "Şimdi Kuzey Kıbrıs'ta mülk alan yabancılar korkmaya başlasın. Karar lehimizedir" yorumunda bulundu.

Kuzey Kıbrıs topraklarının yüzde 76'sı, 1974 öncesinde Rumlara aitti. Adada 4 binden fazla İngiliz ailenin mülkü bulunuyor. İngilizlerin dışında 2 bine yakın yabancı da mülk almış durumda.

Süreç nasıl gelişti?
Kıbrıslı Rum Meletis Apostolides'in, Kuzey Kıbrıs'ın Lapta bölgesinde "1974 öncesinde kendisine ait arsa üzerine 1974 sonrasında villa inşa ettikleri" gerekçesiyle İngiliz David-Linda Orams çifti hakkında davada çiftin villayı yıkmasını ve tazminat ödemeleri için mahkemeye gitmesini istedi. Orams çiftinin avukatlığını ise aralarında Tony Blair'in eşi Cherie Blair'in bulunduğu bir avukatlar grubu üstlendi..

Avrupa Adalet Divanı Savcısı Juliane Kokott, "Kuzey Kıbrıs (KKTC) topraklarıyla ilgili olsa da Kıbrıs'taki (Rum kesimindeki) mahkeme kararı diğer üye ülkelerde tanınmalı ve uygulanmalıdır" şeklinde görüş bildirmişti. Avrupa Adalet Divanı'nın ilgili AB müktesebatının nasıl yorumlanması gerektiğini ortaya koyan yorumunun ardından Orams davasında nihai karar, İngiltere Yüksek İstinaf Mahkemesi'nce verilecek.

Orams davasının esası, KKTC'de mal sahibi olan İngiliz aile hakkında Rum mahkemeleri tarafından verilen kararın İngiltere'de uygulanabilip uygulanamayacağını ilgilendiriyor. İngiliz Yüksek Mahkemesi, verilecek kararın tüm Avrupa Birliği ülkelerini etkileyeceği gerekçesiyle Avrupa Adalet Divanı'nın görüşüne başvurmuştu.

Lefkoşa Rum Kaza Mahkemesi 9 Aralık 2004 ve 19 Nisan 2005'te Orams çifti aleyhinde kararlar almıştı. Mahkeme, "arazinin Apostolides'e ait olduğuna" hükmederek, "Orams ailesinin Apostolides'e maddi tazminat ödemesi, adaya izinsiz girişlerinin durdurulması, arazinin sahibine iade edilmesi, araziyi işgal ettikleri süre kadar kira ödemeleri, arazi üzerine inşa ettikleri villayı yıkmaları ve Apostolides'in mahkeme masraflarının karşılanması" kararına varmıştı. Orams çifti Rum Temyiz Mahkemesine başvurmuş, ancak dava temyizde de aleyhlerine sonuçlanmıştı. Apostolides, daha sonra, Orams çiftinin İngiltere'deki mülküne el konulup tazminat ödenmesi için İngiltere Yüksek Mahkemesine başvurmuş, mahkeme, 10. Protokole dayanarak, "anlaşma oluncaya kadar AB yasalarının Kuzey Kıbrıs'ta uygulanmayacağı" kararını vererek Apostolides'in talebini reddetmişti. Bunun üzerine Apostolides, kararın bozulması için temyize başvurmuştu.

İngiliz temyiz mahkemesi, davanın Avrupa Birliği'ni ilgilendirmesinden dolayı nihai kararını vermeden önce, ilgili AB müktesebatının nasıl yorumlanacağı konusunda Avrupa Adalet Divanı'nın görüşünü sormuştu.

AB müktesebatının bir parçası olan 44/2001 sayılı tüzük, herhangi bir AB üyesi ülke sınırları içerisinde alınacak olan ulusal mahkeme kararının tüm AB üyesi ülkelerde uygulanabilmesine, icra edilebilmesine olanak tanıyan hukuki bir düzenlemedir. Bu tüzüğün adanın kuzeyiyle ilişkin konularda uygulanıp uygulanamayacağına yönelik soru ATAD tarafından yanıtlandı. Sonuç olarak İngiliz çifte satılan mülkünün iadesini istenebileceğine karar verildi.