Çile büyüyerek devam ediyor Bu aralar Taksim'e gelmeyin!

Taksim projesinin uygulanmaya başlaması ile Taksim’de yaşanan kargaşa üst boyutlara ulaşmış durumda. Taksim Dayanışması'nın bugünkü bülteninde projenin tamamlanması halinde bu çilenin kalıcı hale geleceği vurgulandı.
Çarşamba, 07 Kasım 2012 22:26

Taksim projesinin uygulanmaya başlaması ile Taksim’de yaşanan kargaşa üst boyutlara ulaşmış durumda. Plansız, programsız ve hukuksuzluk içinde yürütülmeye devam eden çalışmalar meydanı tehlikeli bir şantiyeye dönüştürmüşken, Taksim Dayanışması'nın bugünkü bülteninde yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekildi ve Taksim’de yayaların şu an çektiği çilenin, proje tamamlanınca kalıcı hale geleceği vurgulandı.

Taksim dayanışması "Taksim için Taksim'de Nöbetteyiz!" eyleminin 3. gününü doldurduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Nöbetin 3. günü olan 6 Kasım Salı saat 18:00’de Taksim PTT’nin önünde buluşanlar, …Taksim talanının yeni bir boyutuyla karşılaştılar: Taksim Meydanının Cumhuriyet Caddesi bağlantısından itibaren, Gezi Parkı’nın altında yer alan dükkanların bulunduğu sıra çepeçevre şantiye paravanlarıyla kapatılmış, bölgeye ulaşmak için paravanların arasından, ancak bir kişinin geçebileceği kadar dar bir açıklık bırakılmıştı. Ekli fotoğraflarda da görüldüğü gibi insanlar daracık açıklıktan geçebilmek için yığılmalar yaşıyor, geçebilen de kendisini can güvenliğini tehdit edecek şekilde, trafiğin aktığı asfaltın ortasında buluyordu.

taksim_icin_haber_1.jpg

Esasen bu durum, Cumhuriyet Caddesi’nde yapmakta ısrar edilen tünelin battı-çıktıları tamamlandıktan sonra meydana gerçekten nasıl ulaşabileceğimizin bir simülasyonu gibiydi. Hukuk çiğnenerek, uzmanların ve halkın görüşleri göz ardı edilerek dayatılan Taksim planında, dalış tünellerinin yanında bırakılan yaya kaldırımları da ancak bu kadar genişlikte aslında: Sözde yayalaştırılacak Taksim’de yayalar için aslında öngörülen de, bir yanda tünel yarıklarının uçurumu, diğer yanda Cumhuriyet Caddesi sırasındaki binalar arasında sıkışacak işte böyle yaklaşık 1 m. genişliğinde koridorlardan meydana ulaşmaları. Dolayısıyla bu uygulama Taksim nöbetçilerine, paravan önünde yığılan, geçebilirse de kendisini asfaltın ortasında bulan insanlara, kendilerini nasıl bir “Yayalaştırılmış Taksim” beklediğini uygulamalı olarak anlatma imkânı verdi. Paravandan geçen, soluğu Taksim Nöbetçilerinin imza masasının önünde aldı, nöbetin 3. gününde destek imzaları çığ gibi büyüdü.”

Belediye hukuk dinlemiyor
Belediye ihbarname göndererek esnaftan dükkânlarını boşaltmasını talep etmiş, ancak esnafın konuyu yargıya taşıması üzerine tahliye işlemi dava sonlandırılana kadar durdurulmuştu. Belediye ise adeta bu durumun acısını çıkarırcasına işyerlerinin önünü perdeleyerek esnafı cezalandırmış durumda. Taksim Dayanışması’nın bugünkü bülteninde, belediye çalışanlarının bu durumu “burası şantiye alanı” diyerek savunduğu bu savunmansın ise açıkça hukukun ihlali anlamı geldiği vurgulanıyor:

“Belediye bir zaman önce kiracısı olan Gezi Parkı esnafına dükkânları hemen boşaltmaları için tahliye ihbarnameleri göndermişti. Bu apar topar kapıya konma girişimine karşı esnaf kiracılığın tespiti davaları açmış, mahkeme de dava sonuna kadar kiracılığın devam etmesine ilişkin tedbir kararı almış durumdaydı. Yani halen süren davalar sonuçlanana kadar bu dükkanlardaki esnaf faaliyetine devam etmek hakkını elde etmiş bulunuyordu. Ancak burada da mahkeme kararını beklemeye hiç niyeti olmayan belediye, bu kez dükkanları şantiye paravanlarının ablukasına alarak çalışmalarını fiilen imkansız kılma yolunu seçmişti. Bu perdeleme çalışmasına müdahale eden esnafa da “burası şantiye alanıdır, şantiyede ticaret olmaz” denmişti.

taksim_ic_2.jpg

Bu şok ifade, belediyenin hukuksuzlukta sınır tanımadığının, suç üstüne suç işlemekten çekinmediğinin ikrarıydı aslında: Öncelikle kendilerince icat ettikleri “şantiye alanıdır, şantiyede ticaret olmaz” formülüyle mahkeme kararının arakasından dolanarak kararın uygulanmasını fiilen imkânsız hale getiren belediye, idarenin tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olması gerektiği temel kuralını çiğneyerek açıkça hukuksuzluk yapmaktaydı.”

Koruma kurulu onay vermedi
Belediye görevlilerinin “burası şantiye alanı” demelerinin gerçeği yansıtmadığının belirtildiği Bülten’de Koruma Kurulu’nun gezi parkına bina dikilmesine onay vermediği belirtildi.

“… Koruma Kurulu Taksim talanı planlarının Gezi Parkı’nı yok ederek yerine bina dikmesine onay vermemiş, planın bu kısmını iptal etmişti. Bu durumda tüm planın revize edilerek yeniden belediye meclisinden geçirilmesi gerekirdi. Bunu bile yapmadan, olmayan bir planla, hiçbir hukuki dayanak olmadan, yangından mal kaçırır gibi Taksim’e dalınmıştı. Belediye yetkilileri açıkça gerçekleri çarpıtıyordu: Orası şantiye alanı değil, Gezi Parkı’ydı, Gezi Parkı açıkça ve hukuksuzca işgal ve talan edilmekteydi.

Bu arada Gezi Parkı’nın kaderini belirleyecek Koruma Kurulu üyelerinden Nur Urfalıoğlu yerine Mahmut Çıngı Salman isimli bir uzmanın atandığı, bu kişinin kültür bakanının danışmanlarından biri olduğu ve Koruma Kurulunun bugün, 7 Kasım Çarşamba günü Gezi Parkı konusunu görüşeceği duyumları da katılımcılarla paylaşıldı.”

Tarlabaşı çilesi
Taksim’de başlayan çalışmalar sadece yayalar için değil, meydana araçla ulaşmak isteyenler için de çileye dönmüş durumda. Tarlabaşı tarafındaki trafiğin sabah saatlerinde çekilen fotoğrafı durumu anlatmak için yeterli:

taksim.kilit2_.jpg

(soL -Haber Merkezi)

Taksim Talanına Karşı Taksim Nöbeti her akşam 18:00 – 21:00 arasında PTT’nin önünde, Taksim’de sürecek. 9 Kasım 2012 Cuma günü 18:00’de ise, kitlesel bir basın açıklaması yapılacak.

TAKSİM DAYANIŞMASI