AKP’li başkanın su içerek şov yaptığı göl 'kanserli' çıktı!

AKP’li Eğirdir Belediye Başkanı Osman Nuri Özmeral’in “temiz diyerek” eliyle su içtiği göl kanserli çıktı.
Çarşamba, 07 Kasım 2012 12:55

AKP'li Belediyenin çöplük haline getirdiği Türkiye'nin en büyük içilebilir su kaynaklarından olan Eğirdir Gölü kanser tehlikesi ile karşı karşıya. Isparta İl Genel Meclisi'nin hazırladığı rapor, kentte artan kanser vakalarının nedeninin Eğirdir Gölü olduğunu belirledi.

Türkiye’nin en büyük içilebilir su kaynaklarından biri olan Eğirdir Gölü’nde kanser alarmı. Isparta İl Genel Meclisi’nce hazırlanan rapora göre kentte hızla arta kanser vakalarının en önemli nedeninin, içme suyu kaynağı olan Eğirdir Gölü çevresinde yapılan tarım nedeniyle gölde biriken ağır metaller olduğu kaydedildi. Vali Memduh Oğuz ise Isparta’nın sağlık hizmetlerinde Avrupa ülkelerine göre çok ileri durumda olduğunu söyledi.

Vali’ye göre kutsal, AKP’li başkana göre temiz olan göl kanserli çıktı
Her fırsatta Isparta’nın Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonra dördüncü kutsal kent olduğunu açıklayan Vali Memduh Oğuz, Eğirdir Gölü’nün suyunun akarsulardan değil dipten geldiğini vurgulayarak bunun cennetten gelen bir özellik olduğunu öne sürmüş, TÜBİTAK ve valilik tarafından yapılan protokolle koruma altına alınan ancak AKP’li Eğirdir Belediyesi’nin kamyonlarla çöp dökmesinden kurtulamayan göl, geçtiğimiz yıl yaşanan balık ölümlerinin ardından gündeme gelmişti. Ancak Eğirdir Belediye Başkanı Osman Nuri Özmeral, gölün suyunun kirli olmadığını öne sürmüş, basın mensuplarının önünde gölden avucuyla su içerek şov yapmıştı.

Ancak Isparta İl Genel Meclisi’nin talebiyle hazırlanan kanser raporu, hem Vali Oğuz’un hem de AKP’li Belediye Başkanı Özmeral’in şovunu boşa çıkardı.

6 ayda 265 kanser vakasi, il meclisini alarma geçirdi
Isparta İl Genel Meclisi, bu yılın ilk 6 ayında kentte 265 kanser vakası ortaya çıkınca son yıllarda hızla artış gösteren kanserin kaynağını araştırmak için ortak bir komisyon oluşturulmasını kararlaştırdı. Konuyla ilgili uzmanların yaptığı çalışmalar sonunda hazırlanan raporu meclisin Kasım ayı oturumunda açıklayan İl Genel Meclisi Üyesi Fevzi Özdemir, raporda Isparta'yı kanser açısından tehdit eden en önemli unsurun, kentin içme suyu kaynağı Eğirdir Gölü'nün etrafında yapılan tarım nedeniyle gölde biriken ağır metallerin gösterildiğini söyledi.

Zirai ilaç ve gübre kullanımı nedeniyle toksik madde biriktiği belirtilen Eğirdir Gölü’nün, insan sağlığını tehdit ettiği uyarısında bulunulan rapora göre hava kirliliği, sentetik çim sahaları ve asfalt gibi faktörlerin de kansere davetiye çıkardığının altı çizildi.

‘Göl tabanında yüksek ağır metaller var’
2011 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Şehnaz Şener'in yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre bazı ağır metallerin göl tabanında yüksek olduğunu ifade eden Özdemir, “Arseniğin havzada kullanılan suni gübre ve tarım ilaçlarından gelme ihtimalinin olduğu belirtilmiştir. Gölün suyu kalitesinin bozulmasında herkesin payı olmasına rağmen herkes sorunu sürekli konuşmakta ve sorun sürekli konuşularak sorunun bir parçası olunmaktadır. Çözüm üretmek lazım hatta o da yetmez, sorunu çözmek lazım. Çünkü bir şeyi bilmek değil yapabilmek önemlidir" diye konuştu.

‘Radikal kararlar alınmazsa iç e suyu olarak kullanılamaz’
Zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübrelerin tehdidi altındaki Eğirdir Gölü'nde kısa süre içinde radikal kararlar alınmaması durumunda göl suyunun içme suyu olarak kullanımının imkansız hale geleceğinin altını çizen Özdemir, zirai ilaçların kanserojen, mutojen, teratojen ve alerjen etkilerinin olduğunun bilindiğini kaydederek “Pestisitler ayrıca kadın ve erkek üreme sisteminde sorunlar yaratmakta, büyüme ve gelişmeye olumsuz etkiler yapmaktadır. Arseniğin ise kanser riskinin (deri, akciğer ve akyuvar) yanı sıra mide sorunları, kadınlarda kısırlık ve düşük ve sinir sistemine olumsuz etkileri bilinmektedir. Üretici kendi ürününe kimyasal ilacı atıyor ama kendisi yemiyor. Kimyasal ilacı görmediğimiz müddetçe kanser olaylarının çok daha vahim sonuçlar doğuracağını biliyoruz. Tarımsal üretimde kimyasal ilaç kullanımının azaltılmasının ivedilikle uygulanmasını talep ediyoruz” dedi.

Isparta’da ürkütücü kanser tablosu
Eğirdir Gölü çevresinde tarımsal faaliyetlerin kısıtlandığı alanlarda, iyi tarım uygulamaları ve organik tarım uygulamasına geçen çiftçilere destek sağlanmasını da ayrıca önemli bulduklarını dile getiren Özdemir’in verdiği bilgilere göre Isparta'da 2009'da 550, 2010'da 402, 2011'de 438, 2012 yılının ilk 6 ayında ise 265 kanser vakası görüldüğü ortaya çıktı. Özdemir, sentetik çim sahalar ve asfaltın da kansere nedeni olarak bilindiğinin de altını çizdi.

‘Maalesef bu emaneti koruyamadık’
İl Genel Meclisi olarak tüm bunlara seyirci kalarak vebal taşıdıklarını dile getiren Özdemir, "Hep sorunları anlatıyoruz da, neden üzerine gidip bitirmiyoruz. Bizden evvelki nesiller, atalarımız bize temiz bir dünya bağışladı, maalesef bizler bu emaneti koruyamadık, emanete ihanet ettik, derhal kendimizi düzeltmemiz gerekmektedir. Düzenli beslenmede önemli faktörler vardır, atalarımız sebze ve meyveyi zamanında yenmesini tavsiye ederdi, bizler de bu tavsiyeyi devam ettirip çocuklarımıza zamanında yenilen gıdaların önemini anlatırsak, turfanda gıdalara önem verilmeyip, ilaçlı yiyeceklerin taleplerini azaltıp, yok edebiliriz” şeklinde konuştu.

Vali Oğuz: ‘Isparta sağlık’ta Avrupa’dan ileri durumda!’
Kentte sok etkisi yaratan İl Genel Meclisi’nin kanser raporunun ardından gözler Isparta Valisi Memduh Oğuz’a çevrildi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Vali Oğuz, Isparta’nın sağlık hizmetlerinde Avrupa ülkelerine göre çok ileri durumda olduğunu öne sürerek, çevre şartları itibariyle de çok iyi konumda olduklarını ancak daha iyisini istediklerini söyledi.

‘Hiç kimsenin kanser olmasını istemeyiz’
Suda risk oranı milyonda bir olsa bile onun da olmasını istemediklerini kaydeden Vali Oğuz, “Eğirdir Gölü kirlenmesin, bunu hep birlikte söyleyeceğiz. Gölün kirlenmemesi konusunda tabii ki hassas olacağız. Hiç kimsenin kanser olmasını istemeyiz. Isparta’nın meclisi, iddialı olan bu kentte muhtemel riskleri bertaraf etmemiz gerektiğini söylüyor. Bu konuda mutabıkız” diye konuştu.

‘Bugün dünden daha hassasız’
Eğirdir Gölü kıyısında yapılan tarımda kullanılan zirai ilaç ve gübrelerin kanserojen madde biriktirmesine karşı alternatif tarım konusunda bir çalışma olup olmadığı yönündeki soruları da yanıtlayan Vali Oğuz, Eğridir Gölü’nün özel hüküm belirleme çalışmalarında iyi tarım uygulamaları ve ilaçlama konularının mevzuata bağlandığını belirterek, “bugün dünden daha fazla hassasız. Ama abartı meydana getirerek oradaki halka hayatı zindan etmemek gerekir. Biz yaşamı kullanma ve koruma dengesini gözetmekten yanayız. Gölü insanımız hem koruyacak hem kullanacak. Halkımız da bu konuda çok hassas. Dünden kötü hiçbir şeyimiz yok. İyi tarım konusunda her geçen gün daha iyi tedbirler alınıyor. Halk endişeye kapılmasın” yanıtını verdi.

Uzmanlar defalarca uyarmıştı
Uzun yıllardır kirlilik tartışmalarının odağında olan Eğirdir Gölü, Türkiye’nin en büyük 2. içilebilir su kaynağı olarak biliniyor. Eğirdir Gölü başta olmak üzere 30 yıldır göller hakkında bilimsel çalışmalar yapan SDÜ Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, bir süre önce yaptığı açıklamada, insan müdahalesi sunucu Anadolu’da doğal göl kalmadığını belirterek Eğirdir Gölü çevresinde ekolojik tarımın tercih edilmesi gerektiği uyarısında bulunmuştu.

‘Gölü kurtarma çalışmaları bilimsellikten uzak’
Eğirdir Gölü’nün Kovada Gölü ile doğal bağlantısının kanala dönüştürülmesi ve regülatörlerle su akışının insanların iradesine bırakılmasının gölün kirlenmesine neden olduğunu dile getiren Kesici, bugüne kadar gölü kurtarmak için yapılan çalışmaların bilimsellikten uzak olduğu görüşünü savunarak “Göl aşırı tarımsal-kimyasal atıkların yoğun etkisindedir” açıklamasında bulunmuştu.

Yusuf Yavuz